Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.
Site Üye Girişi
Görme Engelliler İçin
Görme Engelliler İçin Seslendirmeli Metinleri

E-DAVETİYE

Dünyanın her köşesine
e-davetiye göndererek ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.

HEDEF 30 Milyon E-Davetiye!
Tanıtım için ben de varım deyin.. Bir davetiye de siz gönderin.

GÖNÜLLÜLER ARASINA KATILIN

 

 

 

1480 Gönüllü Bizimle!
Tüm ülke sevdalılarını destek için bekliyoruz

Sitemizi Paylaşın, tavsiye edin    |   
HABERLER
 
Turizm Haberleri | Dicle Vadisi Köylerinde Mağara Turizmi Potansiyeli
Toplam 571 defa görüntülendi
08.12.2014 | Dicle Vadisi Köylerinde Mağara Turizmi Potansiyeli

Dicle Vadisi köylerinde 10 bin yıllık Mağaralarda süren yaşamları yerinde gören Batmanlı yazarımız Şehmus Kartal; dikkatleri Mağara turizmi potansiyeline çekiyor. Girişimci ve yetkililerin dikkatine sunuyoruz..


DİCLE VADİSİ VE ÇAYÜSTÜ KÖYÜ 
Dicle Vadisi ve bağrında sakladığı onlarca tarihi eser noktasının baraj tehdidi altında olduğunu yıllardan beri dile getiren bir vatandaş olarak bu işten bıkmadan ve yorulmadan görsel ve yazılı medyaya imkanlarım ölçeğinde konuyu taşıyarak anlatmaya devam edeceğimi bir kez daha ilan etmek istiyorum. 

Birileri konuya ilgi gösterir mi veya sahiplenir mi bilemem ancak ben bu konuyu hep gündemde tutacağıma yemin ettim bir kere. Çünkü yörede ve özellikle Dicle Vadisinin başlangıç noktası olan Batman Çayı ile Dicle Nehrinin birleştiği yerden itibaren vadide 80 Km. su yüzeyinde geziye çıkıldığı andan itibaren her seferinde yeni bir tarihi mekanla karşılaşıyor insan. Vadinin başlangıç noktasında bulunan Oymataş Köyü ile devamında bulunan Çayüstü Köyü ve Sincanlı ile Zerraki mezralarında insanlık yaşamının devam ettiği mağaralarda insanlarla mağara ortamında oturup sohbet etmek, karşılıklı olarak birer bardak çay veya ayran içmek insanı adeta farklı dünyalarda bir yerde olduğu hissini vermektedir. 

Geçen gün yerel bir gazete olan Batman Gazetesinde yayınlanan “Dicle Vadisi yok oluyor '' başlıklı haberi okuyunca konunun evrensel bir boyuta ulaştığına ve benden başka birilerinin de buna ilgi duyduğuna oldukça sevindim. 

Evet, Bird Life International'ın hazırladığı bilimsel bir rapora göre, dünyanın en önemli doğal alanlarının 350'den fazlası tamamen yok olmak üzere olduğunu duyurmuş. Bu bilimsel raporda Batman Çayı, Dicle Vadisi gibi doğal alanların yok olmasıyla doğal dengenin bozulacağı belirtiliyor. Raporda yer alan Türkiye'deki dört alandan Dicle Vadisi başta olmak üzere Batman'dan bazı alanlar bulunuyor. 

Hasankeyf'in de içerisinde yer aldığı Dicle Vadisi, çok tartışmalı Ilısu Barajı nedeni ile tamamen yok olmak üzere. Dicle Vadisi, doğal zenginliklerinin yanı sıra, bünyesinde barındırdığı değişik kuş türleri, dünyada nesli tükenmek üzere olan ve sadece Dicle Vadisinde bulunan benekli su kaplumbağası cinsinin de doğal ortamdan kopacağı ve nereye gidecekleri konusunda bir bilgimizin olmayacağı muhakkaktır. Bu nedenle, bütün dünyada UNESCO Dünya Mirası Listesi kriterlerinin 10'da 9'unu karşılayan tek yer olan ve Hasankeyf'i barındırdığı için kültürel açıdan da vazgeçilmez bir zenginliğe sahip olduğu bilinen Dicle Vadisi söz konusu bilimsel raporda yer aldığı belirtildi. 

Bu haberi gazetede okuduktan sonra Batman merkeze bağlı Dicle Vadisinde yer alan Çayüstü (Bıda) Köyü'ne gitmeye karar verdim. Çayüstü Köyü 25 haneli olup bu 25 ailenin bir kısmı mağaralarını boşaltarak Batman merkezine yerleşmiş, geri kalanlar ise halen mağaralarda yaşamaya devam ediyor. Çayüstü Köylüleri mağara yaşamını bir kültür anlayışı ve yaşam biçimi olarak huzur veren bir mekan niteliğinde değerlendiriyorlar ve bu mağara yaşamı hayatlarından son derece memnundurlar. Çünkü yüzyıllardan beri mağaralarda devam eden yaşam tarzını babalarından, dedelerinde ve atalarından öğrenmiş olduklarını ifade ediyorlar. 

 


Köyde okul ve sağlık ocağı yok. Ancak kent merkezine Yakın (15 Km.) olmaları nedeniyle bu anlamdaki bütün ihtiyaçlarını Batman kent merkezinden karşılıyorlar. Çayüstü (Béda) köyüne varır varmaz mağarada bir ömür geçiren Hüseyin ve Fatma Ekinci çiftine misafir oldum. 

12 çocuk, 37 torun sahibi olan Hüseyin Ekinci (81) Fatma Ekinci ise (80) yaşında olduklarını öğrenince maşallah demeden duramadım. Evet, Hüseyin ve Fatma çifti, konut olarak kullandıkları mağarada 67 yıldır yaşamlarını sürdürüyor. Çayüstü Köyünde ikamet eden Ekinci çifti, 67 yıldır mağarada yaşamayı tercih etmelerinin nedeni başka alternatiflerinin olmamasından kaynaklı olduğunu belirtiyorlar. Ancak bundan da şikayetçi değildirler ve çok mutlu bir yaşama sahip olduklarını ifade ediyorlar. 

Doğduğundan beri köyde yaşadığını ifade eden Hüseyin Ekinci, "Hayvancılığın yanı sıra çiftçilik yaparak geçimimizi sağlıyoruz. 25 yıl çobanlık yaptım. Hayvanlarımla birlikte mağarada yaşamak başkadır diyor. 12 çocuğumuzu burada büyüttük. Eğitim imkanı olmadığı ve yaşadığımız yerin küçük oluşu nedeniyle çocuklarımız şehre giderek orada okudular ve oraya yerleştiler. Ben ve eşim burada bu mağarada yalnız yaşıyoruz" diyor. 

Hüseyin Ekinci ile evlenerek mağaraya gelin geldiğini dile getiren Fatma Ekinci de burada yaşamın zor olduğunu dile getirdi. Mağara yaşantısının güzel olduğunu ancak birtakım sorunlarının bulunduğunu anlatan Ekinci, şöyle devam etti: "Bazı sıkıntıları olsa da mutluyuz, huzurluyuz. Yoksulluk ve okulsuzluktan köyde kimse kalmadı. Sadece mağaralarda yaşayan birkaç ev bulunuyor. Köyümüzün bir geliri yok. Daha önce hayvan besleyerek geçimimizi sağlıyorduk ama yaşlandık, artık hayvan bile besleyemiyor, sağlık sorunlarımızla boğuşuyoruz" 

Köy muhtarı Mesut Ekinci de kendisi gibi bu ailenin de yıllardır mağarada yaşadığını ifade ederek, "Mağaralarda yaşayanların hepsi akrabadır. Bizim ve akrabalarımızın çocukları zamanla büyüdü ve evlendiler. İhtiyaçlar farklılaşınca Batman'a göç ettiler. Akrabam olan bu ailemiz buradaki yaşam onlar için şehir yaşantısından daha güzel gelince burada yaşamayı tercih ettiler" diyor. 

10 bin yılı aşkın bir süreden beri iskan edilmiş olan ve yerleşik düzende konut olarak kullanılmaya başlanan mağaraların Dicle Vadisindeki yoğunluğu, bu tarihi süreç içinde insanlar tarafından hep barınak olarak kullanıla gelmiştir. Kışın sıcak, yazın serin olma özelliğine sahip olan mağaralar, gerçekten insan sağlığına çok uygun bir atmosferi içinde barındırmaktadır. Geçmişten günümüze olan yaşam alışkanlığının devam ettiği mağaralarda insanlarımız bu yaşam tarzını çekici buluyorlar. 
Mağara yaşamını aynı zamanda nostaljiye duyulan özlemi de giderdiğine inanıyorlar. Geçmişte gaz lambası ile aydınlatılan mağaralar, şimdilerde elektrikle aydınlatılmaktadır. Gelişen medeniyetin bir işareti olan elektriğin mağarayla buluşması sonrasında mağaranın iç düzeni de buna ayak uydurmuş durumda köye gelen misafirleri karşılıyor. Günümüzde Dicle Vadisindeki mağara yaşantısında şark odası şeklinde döşenmiş mağaralar modern bir otel odasını andırırken, CD çalar, televizyon ve buzdolabı gibi her türlü elektronik eşya mağaralarda boy gösteriyor. Mağaraların iç düzeni böyle klasik bir anlayışla düzenlenerek tarih ve medeniyetin böylece buluşturulmuş olması aslında turizme bir davetiye olarak değerlendirmek gerekiyor. 

Batman'da yontma taş devrinden gelen yaşam tarzının çağdaş yaşamla harmanlanarak ortaya çıkan yeni bir yaşam alışkanlığının günümüze intikal etmiş olması ve bu ilginç yaşamla ilgili ilimizde birçok örnek yaşantının var olması aslında bizim için bir şans olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü günümüzdeki turizm anlayışı artık güneş, deniz ve kumdan bıkmış durumdadır. Gezginler artık geçmiş yaşam tarzına özlem duymakta ve özellikle de mağara yaşamı günümüzde seyahate çıkan insanlara çok daha cazip gelmektedir. Bu da insanın aslına dönük isteği olan nostaljiye duyulan özlemi gidermek anlamında karşımıza çıkan yeni bir turizm anlayışıdır diye değerlendiriyorum. 

Dicle Vadisinin mevcut doğal görünümü ve el değmemiş bakir bir alandan meydana gelmiş olması ile mağara yaşantısının halen bu bölgede devam etmekte olduğu anlamında olaya baktığımızda gelecekte bu bölgede bir turizm patlaması yaşayacağı konusunda hiçbir tereddüt yoktur. 10 bin yılı aşkın bir medeniyetin kalıntısı olan mağara yaşamının halen devam ettiği Dicle Vadisindeki köy ve mezralardan biri olan Çayüstü Köyü'ne gezmeye gelmek isteyenler, hiç zorluk çekmeden rahat bir şekilde ulaşabilirler. Günümüz insanı çok fazla rahatlığa alışmış olsa bile 10 bin yılı aşkın bir süreden beri mağaralarda devam eden yaşam tarzını görerek buna şahitlik etmek bence günümüz insanı için bu konuda bilgi edinmek adına çok önemlidir. Çünkü bu mağaralarda geçmiş dönemlerden bu yana devam eden medeniyetlerin izleri vardır. Hoşça kalınız. 

Kaynak: turizmhaberleri.com 

Sponsor Bağlantı

Destekleyen Kuruluşlar
...
...
Sitemizi Paylaşın, tavsiye edin |