Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Sinop
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Sinop şehri tanıtım portalı

Sinop ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Sinop otelleri, Sinop turizm aktiviteleri, Sinop hakkında güncel haberler,Sinop fotoğrafları, Sinop yemekleri, Sinop şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Sinop şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Samsun’un Karadeniz Bölgesi’nin en büyük kenti olduğunu
Sinop Şehri Turizm Aktiviteleri
Rehberlik | Sinop Rehberleri
Erfelek

Tarihçe

Eskiden halk arasında Cumayanı olarak bilinen İlçe Merkezinin kuruluşu 1750’li yıllara dayanmaktadır. 1876’da fahri bucaklık verilmesiyle ismi Karasu olarak değişmiştir. Karasu Bucağı 1911 yılında resmi bucak merkezi olarak teşkilatlanmış, 01.04.1960 tarihinde ise ilçe statüsüne kavuşmuştur. Yeni teşkilatlanan İlçenin ismi ise etrafındaki Erfelek ormanlarından esinlenerek Erfelek olmuştur. Erfelek il merkezine 28 km. uzaklıkta küçük ve şirin bir ilçe merkezidir.

Tarihi seramik eserler, yer altı tünelleri, mağaralar ve savaş aletleri ilçenin toprakları üzerinde çeşitli uygarlıkların yaşadığını gösterir. Ancak bilgisizlik nedeni ile bu tarihi eserler ya değerinin farkında olunmadan imha edilmiş ya da çok düşük ücretlerle satılmıştır. Himmetoğlu Köyünün bulunduğu yerde Rumlar zamanından kalma harabeler mevcut olup burada bir kasaba kurulmuş olduğu sanılmaktadır. Sarıboğa Köyünde çok eskiye ait mağaralar mevcuttur. Kaldırayak Köyünün Gerdankıran Tepesinde tarihi bir mağara ve devamında tünel mevcuttur. Bu tünel yaklaşık 2 km. uzunluğunda olup Erfelek ilçesi Okçul Mahallesine açılmaktadır, İlçe merkezinde 1931-1932 yıllarında Ali KARASU adlı şahıs bahçesindeki toprağı kazarken bir tarihi eser kalıntısına rastlamıştır. Bu eserin etrafı temizlendiğinde bir hamam kubbesi meydana çıkmıştır. Bütün bunlar gösteriyor ki ilçe merkezi ve köylerinde daha öncede çeşitli yerleşim birimlerinin kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Horzum Köyünde tesadüfen yapılan kazılarda çeşitli tarihi eserler çıkmış olup bu eserler Sinop Müzesinde sergilenmektedir. Hemen hemen tüm köylerimizde Rum mezarlıklarına rastlamak mümkündür.

İlçe sınırları dâhilindeki kırsal kesimde tarih öncesi ( prehistarik ) yerleşimlere rastlanmıştır. Bu yerleşim yerleri (höyükler) Koruma Kurulunca tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Bu höyüklerden anlaşılacağı üzere Erfelek kırsal kesimi ilk Tunç Çağında (M.Ö. 3000) yoğun iskan görmüştür. Bizans ve Roma yerleşimine rastlanmaktadır.

Bunlar;  
Yama Tepe Höyük ( Karacaköy hudutları içinde ) ilk Tunç Çağı
Harman Tepe Höyük ( Bıyıklı Mahallesi hudutları içinde ) Genç Kalkolitik Çağ
Çiltepesi ( Başaran Köyü Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ
Kum Tepesi ( Hamidiye Köyü Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ
Kahkültepe ( Hamidiye Köyü Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ
Halil Usta Tepesi ( Hasandere Köyü Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ
Üvez Yanı ( Kirenpara Mahallesi Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ
Ören Tepe ( Mescit Düzü Köyü Hudutları içinde ) İlk Tunç Çağ-Roma
Gavur Tepesi ( Kazmasökü Meydan Mahallesi) İlk Tunç Çağ- Genç Frig
Sarı Mustafa Tepesi ( Kazmasökü Meydan Mahallesi) İlk Tunç Çağ
Tepecik Üstü ( Sorkun Köyü ) İlk Tunç Çağ- Genç Dönem
Kıran Tepe ( Çakırköy ) İlk Tunç Çağ

MS. 110 yıllarında zamanın Sinop Valisi PLYNİ tarafından Sinop a 16 mil mesafeden muntazam su yolları yapılarak su getirildiği, bu su yolunun da ilçenin Hasandere Köyünden geçtiği kalıntılardan anlaşılmaktadır. İlçe merkezine 2 km. uzaklıkta Kaldırayak Kuz Mahallesinde Rumlara ait bir kilise kalıntısı bulunmakta olup yerli halk tarafından bilinçsizlik sonucu tahrip edilmiştir.

İlçenin Abdurrahmanpaşa Köyünde UZUNTÜRBE, Tekke Köyünde SARITEKKE, Balıfakı Köyünde FAKI TÜRBESÎ, Sarıkum Köyünde HALİL TÜRBESÎ, Akçaçam Köyünde ÂŞIK HASAN TÜRBESÎ, Kızılcaelma Köyünde ÇİLE TÜRBESİ, Yeniköyde ise AKPINAR ve KANLI TÜRBE ler mevcut olup bunlardan UZUN TÜRBE ve SARI TEKKE de yılın belli günlerinde pazarlar kurulur, dualar okunur. Akçaçarn da bulunan AŞIK HASAN TÜRBESÎ nde yatanın ise SEYYÎD BİLAL Hazretlerinin kardeşi olduğu rivayet edilmektedir.

Coğrafi Durum

İlçe, Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, Doğuda Sinop İl Merkezi, Güneyde Boyabat İlçesi, Batıda Ayancık İlçesi, Kuzeyde Karadeniz ile çevrilmiştir. Etrafı ormanlarla kaplı, denize de kıyısı bulunan, eşsiz tabiat güzellikleriyle eşine ender rastlanan bir ilçedir.

Arazi; güneyde dağlık, kuzey ve doğuda engebeli ve düz yapıdadır. Dağlık arazinin tamamı ormanlarla kaplıdır. İlçenin ortasından geçen Karasu Çayı düz ve verimli bir ova şeridi oluşturarak kuzey doğudan Karadeniz e dökülür. Karasu Çayı 45 Km. uzunluğunda olup, 1.175 m kod farkı vardır.
İlçenin yüzölçümü 410 KM2 dir. Bunun %68.5 i orman, %29.4 ü tarım arazisi ve %2.1 i meradır.
İlçenin sahil kısımlarında kışlar ılık, yazlar sıcak ve her mevsim yağışlı olup, yağış miktarı yıllık 600-100 mm dir. Güneydeki dağlık bölgelerde ise geçit iklimi hâkimdir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yağış ortalaması 400-500 mm dir.
İlçenin denizden uzaklığı ortalama 17 Km, denizden yüksekliği ise ortalama 200 metredir

Bitki Örtüsü

İlçe zengin orman varlığına sahiptir. İlçe merkezinin doğusunda Sogucalı ormanları ile güneybatısında kuz çamlığı vardır. Karasu çayı yatağı boyunca söğüt ve kavlan ağaçları ile kaplıdır. Ormanlarda gürgen, çam, köknar, ardıç, karaağaç, kestane, su boylarında kızılağaç, söğüt, kavak, kavlan, çınar ağaçları vardır. Baş ve bahçelerde elma, armut, kiraz, dut, şeftali, fındık, incir, üzüm ağaçları vardır.

İklimi

İlçe merkezi ve tüm köyler Batı Karadeniz iklim özelliklerine sahiptir. Rutubetli ve yaşışlı bir iklimi vardır. En soğuk ay şubat, en sıcak ay Temmuz ayıdır. İlçede rüzgârlar en çok doğu ve batı istikametinden eser. İlçenin güneyinde kalan köyler hariç dişerlerinde kış pek etkili olmaz. Himmetoğlu, Hürremşah, Ormantepe, Çayır köylerinde kış daha etkili olur. Dişer köylerde daha yumuşak kış koşulları görülür.

Akarsuları

İlçenin3 önemli akarsuyu vardır.

Karasu Çayı: Boyabat ilçesinin Gündüzlü çamlık ormanlarından doğan, Erfelek İlçe merkezinin kuzeyinden geçerek Sinop il merkezi yakınlarında Akliman mevkiinde Karadenize dökülür. Yaklaşık olarak 80 Km. uzunluğunda olan bu çay zaman zaman taşarak ilçe merkezinde yaşayanlara korkulu anlar yaşatır.

Kınık Deresi: Erfelek`i bölerek Doğu-Batı istikametinde akar ve ilçeden çıkar çıkmaz Karasu Çayı ile birleşir. Bu dere çoğunlukla susuzdur. Kış ve ilkbaharda suyu bulunur. Şiddetli yağışlarda taşıp ilçede sel felaketine sebep olmaması için de yatağı beton rıhtımla kontrol altına alınmıştır. Yine de tehlike arz eder durumdadır.

Çatak Çayı: Sorkun Köyü tepelerindeki Kocadaş eteklerinden çıkarak ilçe merkezine 5km. Mesafeden Karasu Çayı ile birleşmektedir. Çatak Çayı ilçenin üçüncü önemli akarsuyudur. Uzunluğu 10 Km.dir.

 

Gölleri

İlçenin sınırları içinde göl mevcut değildir. Eskiden Kazmasökü Köyü`nün Gölaltı Mahallesi diye anılan semtinde Sülük Gölü mevcuttu. Bu göle yaz mevsiminde çok sayıda insan gelir içindeki sülüklere ağrıyan yerlerindeki kanı emdirirlerdi. Sivrisineklerin de en iyi barınakları olduğu için devletçe bu göl kurutulmuştur. Şimdi yeri tarla olarak kullanılmaktadır. Gölün kuruması ile çevredeki sıtma hastalığı da bitmiştir.

Ovaları

Karasu Çayı vadisinde bulunan Abanoz Mahallesi`nin altından başlayan ve ilçe sınırları içindeki düzlüğe Karasu Ovası denir. Sinop merkez ilçe sınırları içinde kalan Karasu Ovası`nın devamına da Gâvur Ovası denilmektedir. Selbeyi ve Balyfaki arasynda kalan düzler adı ile bilinen düzler ovası vardır.

 

Turistik Yerler

Erfelek ilçesi turizm potansiyeli bakımından son derece zengin olup adeta keşfedilmemiş bir cennettir. Son zamanlarda revaçta olan doğa ve dağ turizmi açısından ilçe tam bir cazibe merkezidir. Bir turistin aynı gün şelaleleri gezip görmesinin, trakking yapmasının, yaylaya çıkmasının ve denize girmesinin mümkün olduğu, yeşilin her tonunun görülebileceği ilçe, sıcak kanlı ve konuksever insanıyla bir turizm kenti olmaya adaydır. İlçe sınırları içinde bulunan gezilip görmeye değer yerleri şöyle sıralayabiliriz.

Tatlıca Takım Şelaleleri
İlçe merkezinin güney-batı istikametinde 15 km. uzaklıkta inşaatı devam eden Erfelek Barajı bitiminde eşsiz doğal güzelliklere sahip, bakir, adeta bir merdiven biçiminde zirveye doğru yaklaşık 2 km. uzunluğunda birbirini takip ederek uzanan, akarında trakking, kanyoning, doğa yürüyüşü gibi sportif faaliyetlerin yapılabilmesi mümkün olan irili ufaklı 28 adet doğa harikası şelalelerdir. Bu doğa harikası şelalelerin her birinin aktığı yerde de yüzmeye elverişli göl bulunmaktadır.

Hasandere Şelalesi
İlçenin doğusunda 4 km. uzaklıkta Hasandere Köyü nün tam ortasından geçen dere üzerinde 20 m. uzunluğunda vahşi bir güzelliğe sahip ender rastlanabilir bir doğa harikasıdır. Döküldüğü yerde yüzmeye elverişli göl oluşturur.

Deli Kızın Şelalesi
İlçenin Soğucalı Köyü Kıran Mahallesi nden doğarak toplu mahallesini takiben Karasu Çayı na dökülen dere üzerinde, Erfelek-Sinop yolundan güneye doğru 1 km. uzaklıkta 15 m. civarında yüksekliği olan bir şelaledir.

Karaçayır Yaylası
İlçe merkezinin güneyinde yaklaşık 8 km. uzaklıkta Domuz Dağı ormanlarının zirvesinde 1.100 m. rakımda etrafı köknar, çam ve kayın ağaçlarıyla adeta bir duvar gibi örülmüş olup yaklaşık 15,000 m2 alana sahiptir.

Hacıbey Yaylası
İlçe merkezinin güney doğusunda yaklaşık 20 km. mesafede 1250 m. rakımda Osmanlı Döneminde Kastamonu iline sancaklık yapmış o zamanki adı Konak, şimdiki adı Ormantepe olan Köyün sırtlarında Hacıbey ormanlarının zirvesinde Sinop ilini kuş bakışı görebilme rakımına sahip 50.000 m2 civarında bir alanı olan tamamen köknar ve çam ağaçlarıyla çevrili, müstesna bir yerdir.

Gebegüneyi Yaylası
ilçenin güney batı istikametinde 10 km. uzaklıkta 1050m. rakımda Sorkun Köyü sınırları içinde Karaçayır Yaylasıyla adeta sırt sırta vermiş aynı özellikleri eksiksiz taşıyan 50.000 m2 lik bir alana sahip eşsiz bir yayladır. 1960 lı yıllara kadar ilçe halkı ve tüm civar köylülerin sivrisinekten korunmak ve hayvanlarını beslemek amacıyla her yaz turizm amaçlı olmasa da kullanılan bu yaylalar o yıllardan sonra sadece çevre köylüler tarafından mera olarak kullanılmaktadır. Bugüne kadar yöre halkı tarafından tanıtımı yapılamadığından turizme açılamamış olup, yayla turizmine her üç yaylada son derece elverişlidir.

Kuz Tepesi
İlçe merkezinin güney yakasında kentin oturduğu alana dikey 500m. uzaklıkta 300m. rakımda içinde çocuk oyun alanları ve bir dağ evi bulunan çam, köknar, kayın ve kestane ağaçları ile kaplı elit bir mesire alanıdır.

Çukur Yazı
İlçe merkezinin güneyinde 2 km. uzaklıkta, 40.000 m2 alana sahiptir, İlçe Kaymakamlığı tarafından alanın tamamı vişne, elma, armut, ceviz vb. meyve ağaçlarıyla donatılmış olup aydınlatması yapılmış güzide bir mesire yeridir.

İlçenin Şerefiye - Karacaköy - Yeniçam - incirpınarı Köyleri Karadeniz e sınır olup Eşsiz güzellikte sahilleri, temiz ve bol kumuyla deniz turizmine son derece uygundur. Denizi, Şelaleleri, yaylaları, Ormanları, Gölleri ile doğa, kış, deniz turizmine son derece uygun olan ilçenin esasen en büyük potansiyeli av turizmidir.

Denizinde ve göletlerinde balık avı yılın her ayında yapılabilmekte olup, çulluk, kaz, ördek, bıldırcın, keklik gibi uçan av hayvanlarının yanında tavşan, domuz vb. yaban av hayvanları yörede bol miktarda bulunmaktadır. Yörede belki de hiçbir yerde rastlanılamayacak kadar Karaca (elik) yaşamasına karşın bu güzide hayvan yöre halkının da bu konuda duyarlı davranması ile kesinlikle avlanılmamaktadır.