
E-DAVETİYE
Dünyanın her köşesine
e-davetiye göndererek ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
HEDEF 30 Milyon E-Davetiye!
Tanıtım için ben de varım deyin.. Bir davetiye de siz gönderin.
GÖNÜLLÜLER ARASINA KATILIN
1480 Gönüllü Bizimle!
Tüm ülke sevdalılarını destek için bekliyoruz

15 Ocak 1902'de Selanik'te doğdu. Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü'nde güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten ayrıldı, bu arada ilk şiirlerini yayımladı.
1921 başlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Anadolu'ya geçti, Bolu'da öğretmen olarak görevlendirildi.
Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) yazıldı. Burada siyasal bilimler ve İktisat okudu.
1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği'ne gitti.
1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı.
1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı.
1938'de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova'ya gitti.
1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı.
3 Haziran 1963'te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova'da Novodeviçye Mezarlığı'nda toprağa verildi.
OTOBİYOGRAFİ
1902'de doğdum,
Doğduğum şehre dönmedim bir daha, geriye dönmeyi sevmem…
Üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim,
On dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği,
Kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim…
Kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir,
Ben ayrılıkların…
Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını,
Ben hasretlerin…
Hapislerde de yattım büyük otellerde de,
Açlık çektim, açlık grevi de, içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir…
Otuzumda asılmamı istediler…
Kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini…
Verdiler de…
Otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu,
Elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya…
Lenin'i görmedim nöbetini tuttum,
Tabutunun başında 924'te, 961'de ziyaret ettim, anıt kabri kitaplarıdır…
Partimden koparmağa yeltendiler beni,
Sökmedi,
Yıkılan putların altında da ezilmedim…
951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün,
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü…
Sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
Şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile…
Aldattım kadınlarımı,
Konuşmadım arkasından dostlarımın…
İçtim ama akşamcı olmadım,
Hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana!
Başkasının hesabına utandım yalan söyledim,
Yalan söyledim başkasını üzmemek için,
Ama durup dururken de yalan söyledim…
Bindim trene uçağa otomobile,
Çoğunluk binemiyor,
Operaya gittim.
Çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın,
Çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri;
Camiye, kiliseye, tapınağa, havraya, büyücüye…
Ama kahve falına baktırdığım oldu…
Yazılarım otuz, kırk dilde basılır,
Türkiye'mde Türkçemle yasak…
Kansere yakalanmadım daha,
Yakalanmam de şart değil…
Başbakan falan olacağım da yok!
Meraklısı da değilim bu işin,
Bir de harbe girmedim,
Sığınaklara da inmedim gece yarıları
Yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında,
Ama sevdalandım altmışıma yakın…
Sözün kısası yoldaşlar
Bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da;
İnsanca yaşadım diyebilirim
Ve daha ne kadar yaşarım,
Başımdan neler geçer daha?
Kim bilir?
(11.9.'61 - Doğu Berlin)
NAZIM HİKMET RAN KRONOLOJİSİ
· 1902 : 15 Ocak'ta Selânik'te dünyaya gelir.
· 1913 : "Feryad-ı Vatan" başlığını taşıyan ilk şiirini yazar. Galatasaray Sultanisi'nde ortaokula başlar.
· 1914 : Ekonomik nedenlerle Nişantaşı Sultanisi'ne geçer.
· 1917 : Bahriye Mektebine girer.
· 1918 : İlk kez bir şiiri yayınlanır. Yeni Mecmua'da yayınlanan bu ilk şiiri "Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı" başlığını taşır.
· 1920 : Bahriye'yi bitirmesine birkaç ay kala sağlık nedeniyle ayrılmak zoruna kalır. İstanbul işgal altındadır.
Arkadaşı Vâ-lâ Nurettin ile birlikte gizlice Anadolu'ya geçer. Ankara Hükümeti tarafından Bolu'ya öğretmen olarak atanır.
· 1921 : Azerbaycan üzerinden Moskova'ya gider. Devrimin ilk yıllarına tanık olur. Ekonomi politik öğrenim görür. Sanat çalışmalarına katılır.
· 1924 : Moskova'da yayınlanan ilk şiir kitabı "28 Kânunisani" sahnelenir. 12 Mart günü Pravda'da bu gösteri övgüyle yer alır. Türkiye'ye döner ve Aydınlık Dergisi'nde çalışmaya başlar.
· 1925 : Ankara İstiklâl Mahkemesi'nde gizli örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle yokluğunda yargılanarak "on beş yıl küreğe konulma cezası" verilir. Bu durum onun ülkeden ayrılmasına yol açar. Moskova'ya gider.
· 1926 : Viyana'ya geçerek ileride suçlanmasına konu olarak "parti" toplantısına katılır. Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, "küreğe konulma" cezası ortadan kalkar.
· 1927 : Katılmış olduğu "Viyana Konferansı" nedeniyle İstanbul Ceza Mahkemesi'nde yokluğunda yargılanır. Üç ay hapis cezası verilir.
· 1928 : Yurda dönmek üzere Moskova'daki Büyükelçiliğe başvurur. Pasaport almak istemektedir. Ancak kendisine yanıt verilmez bunun üzerine gizlice sınırı geçerse de Hopa'da yakalanır. İstanbul üzerinden Ankara'ya götürülür. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde, daha önce yokluğunda yapılan yargılamalar yinelenir. Üç ay hapis cezası verilir. Cezaevinde geçirdiği süre gözönüne alınarak serbest bırakılır.
· 1929 : Resimli Ay Dergisi'nde çalışır. İlk şiir kitabı "835 Satır" yayınlanır. Bunu diğerleri izler.
1930 : "Sesini Kaybeden Şehir" başlıklı şiir için dava açılır. Yargıtayca aklanır.
· 1931 : "1+1=1", "835 Satır", "Jokond ile Si-Ya-U" ile bir kez daha "Sesini Kaybeden Şehir" ve "Varan 2" adlı kitapları hakkında dava açılır. Hepsinden aklanır.
· 1932 : "Kafatası" oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahneye konur.
· 1933 : "Gece Gelen Telgraf" şiirinden dolayı yargılanır. Altı ay üç gün hapis cezası verilir. Babası bir kaza sonrası ölür. Onun ölümü üzerine "Hiciv Vadisinde Bir Tecrübei Kalemiye" başlıklı şiiri yazar. Şiirde babasının patronu Süreyya Paşa'ya hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılır. Bir yıl hapis, 200 lira para cezasına çarptırılır. Bu sıralarda "gizli örgüt" kurduğu savıyla Bursa Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan ayrı bir davada idamı
istenir. Dört yıl ağır hapisle cezalandırılır.
· 1934 : Cumhuriyetin 10. Yılı nedeniyle çıkarılan af yasasından yararlanır. Serbest bırakılır.
· 1936 : Gizli örgüt kurmak ve yönetmek savıyla yargılanır ve aklanır.
1937 : "Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı" yayınlanır.
· 1938 : Askeri öğrencileri isyana teşvik suçlamasıyla da "Donanma" davaları açılır. Toplam 28 yıl 4 ay ağır hapisle cezalandırılır.
· 1941 : Bursa'da "Memleketimde İnsan Manzaraları" nı yazmaya başlar.
· 1943 : Cezaevi arkadaşı Orhan Kemal tahliye olur. Balaban'ın resim çalışmalarına yardımcı olur, yetişmesini sağlar.
· 1944 : Karaciğer ve kalp rahatsızlıkları başlar.
· 1949 : Basında haksız mahkumiyetine ilişkin yazılar artmaya başlar. Ahmet Emin Yalman, Vatan Gazetesi'nde "Tevfik Fikret ve Nâzım Hikmet" başlığını taşıyan bir yazı yayımlayarak dikkatleri Nâzım'ın haksız mahkumiyeti çeker.
· 1950 : Yurt içinde ve dışında çeşitli kuruluşlarca "Nazım'a Özgürlük Kampanyaları" açılır. Meclis'in gündeminde bulunan Af Kanunu'nu çıkarmadan tatile girmesi üzerine, Nazım, 8 Nisan'da açlık grevine başlar. Aynı gün, Bursa'dan İstanbul'a Paşakapısı Cezaevi'ne götürülür. 23 Nisan'da grevini avukatlarının isteği üzerine geçici olarak durdurur. Ağır hastadır, doktorlar üç ay bir hastanede tedavi görmesi gerektiğini belirtirler. Ancak durumunda hiçbir değişiklik olmayınca 2 Mayıs'ta yeniden greve başlar. Açlık grevi kamuoyunda büyük yankı uyandırır. İmza kampanyaları başlatılır. "Nâzım Hikmet adlı bir dergi çıkarılır 9 Mayıs'ta annesi Celile Hanım 10 Mayıs'ta şair Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat açlık grevine başlarlar. 14 Mayıs seçimleri sonucunda ortaya çıkan yeni durum üzerine, 19 Mayıs'ta greve ara verir. Çıkarılan Genel Af Kanunu'yla serbest bırakılır. 22 Kasım'da Dünya Barış Konseyi tarafından Pablo Picasso, Paul Robeson, Wanda Jakubowska ve Pablo Neruda'yla birlikte "Uluslararası Barış Ödülü"nü almaya hak kazandığı açıklanır. Kendisinin katılamadığı törende ödülünü Neruda alacaktır.
· 1951 : Oğlu Memed dünyaya gelir. Askere çağrılır, 49 yaşındadır ve hastadır. Üstelik askeri okulda öğrenci olarak geçirdiği sürelerin yasa gereği askerliğe sayılması gerekmektedir. Yaşamına yönelik tehditler üzerine ülkeden ayrılır. 15 Ağustos günü resmi gazetede, Bakanlar Kurulu kararıyla "yurttaşlıktan çıkarıldığı" duyurulur. Dünya Barış Konseyi'nin bir yıl önce kendisine verdiği "Uluslararası Barış Ödülünü" Prag'da düzenlenen bir törenle alır.
· 1952 : Çine'e gider. Ancak hastalanınca gezisini yarım bırakmak zorunda kalır. Enfaktüs geçirmiştir. Dört ay yatar. Bundan sonraki yaşamı artık doktor gözetiminde geçecektir.
· 1953 : Uluslar arası toplantılara katılmayı sürdürür. "Bir Aşk Masalı" oyunu Moskova'da sahnelenir. Bunu diğer oyunlarının sahnelenmesi izler.
· 1958 : Paris'e gider. Aralarında Aragon ve Picasso'nun da bulunduğu çok sayıda yazar ve sanatçıyla görüşür.
· 1962 : Sovyet Yazarlar Birliği tarafından 60. yaş günü kutlanır. Yazarlar Evi'nde düzenlenen gecenin ertesinde Politeknik Müzesi'nde, okuyucuları için ikinci bir toplantı gerçekleştirilir. Gecenin yöneticiliğini İlya Ehrenburg yapar.
· 1963 : Afrika'ya, Tanganika'ya gider. "Cenaze Merasimim" başlıklı şiirini kaleme alır. (Nisan) 3 Haziran sabahı Moskova'da evinde ölür.
ESERLERİ:
ŞİİR
835 Satır
Jokond ile Si-Ya-U
Varan 3
1+1=1
Sesini Kaybeden Şehir
Benerci Kendini Niçin Öldürdü
Gece Gelen Telgraf
Portreler
Taranta Babu'ya Mektuplar
Kurtuluş Savaşı Destanı
Saat 21-22 Şiirleri
Şu 1941 Yılında
Memleketimden İnsan Manzaraları
Rubailer
Dört Hapishaneden
Yeni Şiirler
İlk Şiirleri
Son Şiirleri
Yatar Bursa Kalesinde
ROMAN
Kan Konuşmaz
Yeşil Elmalar
Yaşamak Güzel Şey be Kardeşim
HİKAYE
Hikayeler
Çeviri Hikayeler
OYUN
Kafatası
Bir Ölü Evi Yahut Merhumun Hanesi
Unutulan Adam
İnek
Ferhat ile Şirin
Enayi
Sabahat
Yusuf ile Menofis
İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu
MEKTUPLAR
Kemal Tahir'e Hapishaneden Mektuplar
Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar
Bursa Cezaevinden Vâ-Nû'lara Mektuplar
Nâzım'ın Bilinmeyen Mektupları
Pirâye'ye Mektuplar
YAZILAR
İt Ürür Kervan Yürür
Alman Faşizmi ve Irkçılığı
Millî Gurur
Sovyet Demokrasisi
MASAL
La Fontaine'den Masallar
Sevdalı Bulut
NÂZIM HİKMET'İ KONU ALAN BAŞLICA KİTAPLAR
Nâzım Hikmet'in Hasreti - Türkkaya ATAÖV
Bu Dünyadan Nâzım Geçti - Vâlâ NUREDDİN (Vâ-Nû)
NÂZIM HİKMET - Yaşamı, Ruhsal Yapısı, Davaları ….. - Memet FUAT
Nâzım Hikmet - İnceleme/Antoloji - Asım BEZİRCİ
Gölgede Kalan Yıllar - Memet FUAT

































Sponsor Bağlantı













