Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Konya
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Konya şehri tanıtım portalı

Konya ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Konya otelleri, Konya turizm aktiviteleri, Konya hakkında güncel haberler,Konya fotoğrafları, Konya yemekleri, Konya şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Konya şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Diyarbakır’da ki ilk yerleşmelerin M.Ö 9000 yılına dek uzandığını
Rehberlik | Konya Rehberleri
 

Mevlâna Müzesi

 

MEVLÂNA MÜZESİ

Bugün müze olarak kullanılmakta olan Mevlâna Dergâhının yeri, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi iken bahçe, Sultan Alâaddin Keykubad tarafından Mevlâna'nın babası Sultânü'l-Ulemâ Bahâeddin Velede hediye edilmiştir. Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında vefat edince türbedeki bugünkü yerine defnedilmiştir. Bu, gül bahçesine yapılan ilk defindir.

Sultânül Ulemâ'nın ölümündensonra kendisini sevenler Mevlâna'ya müracaat ederek babasının mezarının üzerine bir türbe yaptırmak istediklerini söylemişlerse de Mevlâna, "Gök Kubbe'den daha iyi türbe mi olur?" diyerek bu isteği reddetmiştir. Ancak kendisi 1 7 Aralık 1273 yılında vefat edince oğlu Sultan Veled, Mevlâna'nınmezarının üzerine türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. "Kubbe-ı Hadra" (Yeşil Kubbe), dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine 130.000 Selçukî Dirhemine, Mimar Tebrizli Bedreddin'e yaptırılmıştır. Bu tarihten sonra inşâî faaliyetler hiç bitmemiş, 19.yüzyılın sonuna kadar parçalar halinde devam etmiş, 1854 yılında Derviş Hücrelerinin yapımı ile tamamlanmıştır. Bu haliyle bu bina dünyanın en müzelik binasıdır.

Mevlevî Dergâhı ve Türbe 1926 yılında "Konya Asâr-ı Atîka Müzesi" (Konya Eski Eserler Müzesi) adı altında hizmete başlamıştır. 1954 yılında ise Müzenin teşhir tanzimi yeniden elden geçirilmiş ve M üzenin adı "Mevlâna Müzesi olarak değiştirilmiştir.

Müzenin avlusuna "Dervîşân Kapısı"ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca dervîş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü Matbah ve Hürrem Paşa Türbesı'nden sonra, Üçler Mezarlığı'na açılan "Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı" ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa Türbeleri ile Semahane, Mescid ve Mevlâna'nın Türbesinin ve aile efradının mezarlarının bulunduğu ana bina yer alır.

Avluya Yavuz Sultan Selım'ın 151 7 yılında yaptırdığı üzeri kapalı Şadırvan ile Şeb-i Arûs (Düğün Gecesi) havuzu ile avlunun kuzey yönünde yer alan Selsebîl adı verilen çeşme, ayrı bir renk katar.

 

TİLÂVET ODASİ

Tilâvet, Arapça bir kelime olup, Kur'ân-ı Kerîm'in güzel sesle ve usûlüne uygun olarak okunması anlamına gelir. Geçmişte bu odada Kur'ân-ı Kerîm okunduğu için buraya "Tilâvet Odası" denilmiştir. Halen Hat Dairesi olarak kullanılmaktadır.

Hat Dairesi'nde Mahmud Celâleddin, Mustafa Râkım, Hulûsî, Yesarîzâde gibi devirlerinin meşhur hattatlarının levhaları yanında, Sultan II.Mahmud'un yazdığı altın kabartma bir levha da yer almaktadır.

"Kâbetü'l-uşşâk bâşed in makâm

Her kı nâkıs âmed incâ şud tamâm" (Bu makam âşıkların kâbesi oldu. Buraya noksan gelen tamamlanır.)

 

Hızırı Pir Türbesi

Türbe salonuna Sokullu Mehmed Paşa'nın oğlu Hasan Paşa nın 1599 yılında yaptırdığı gümüş kapıdan girilir. Burada bulunan ıkı vitrin içerisinde Mevlâna'nın meşhur eserlerinden Mesnevî'nin ve Dîvân-ı Kebîr'ın en eski nüshalan sergilenmektedir. Türbe salonunu 3 küçük kubbe örter. Üçüncü kubbeye post kubbesi de denilir ve yeşil kubbeye kuzey yönünden bitişiktir.

Türbe salonu doğuda, güneyde ve kuzeyde yüksekçe bir set ile çevrilir. Kuzeyde iki parça halinde yer alan yüksek setlerde 6 Horasan Erı'nın sandukası yer almaktadır. Horasan Erlerı'nın hemen ayak ucunda ise ilhanlı Hükümdarı Ebu Saîd Bahadır Han için yapılmış "Nisan Tası" sergilenmektedir.

Yine burada yer alan iki levha, Mevlâna'nın felsefesini ve düşünce sistemini açıklaması açısından mühimdir.

1 .Levha Türkçe'dir ve şöyle yazar:

"Ya olduğun gibi görün Ya göründüğün gibi ol."

Hz.Mevlâna

 

2.Levha ise Mevlâna'nın Farsça bir rubâîsidır. Rubâînin Türkçe çevirisi şöyledir: "Gel, Gel, ne olursan ol gel, ister kâfir, ister puta tapan ol gel, Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da, yine gel."

Hz. Mevlâna

Türbe salonunu doğuda ve güneyde çevreleyen yüksekçe set üzerinde ise Mevlâna ve Mevlâna'nın babası Bahâeddin Veled'in soyundan gelme on ikisi hanımlara ait olmak üzere 46 adet mezar ile, Hüsâmeddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerîmüddın gibi Mevlevîlikte makam sahibi olan kişilere ait toplam 66 mezar bulunmaktadır. Hanımlara ait mezarların üzerinde yer alan sandukalara sikke konulmamıştır.

Yeşil Kubbe'nin tam altında Mevlâna'nın ve oğlu Sultan Veled'in mezarları yer almaktadır. Mezarların üzerindeki iki bombeli mermer sandukayı 1 565 yılında Kanunî Sultan Süleyman yaptırmıştır. Sandukaların üzerinde yer alan altın sırma tellerle işlenilmiş Pûşîde ise II.Sultan Abdülhamid tarafından 1894 yılında hediye edilmiştir.

Mevlâna'nın babası Bahâeddin Veled'in üzerinde bulunan ve bazı kişilerin "Oğlu gelince babası ayağı kalkmış" dedikleri ahşap sanduka ise, bir Selçuklu şaheseri olup, 1274 yılında Mevlâna için yaptırılmıştır. Kanunî Sultan Süleyman, Mevlâna ve oğlu Sultan Veled'in mezarları üzerine 1565 yılında yeni bir mermer sanduka yaptırınca, ahşap sanduka buradan kaldırılmış ve sandukası olmayan Mevlâna'nın babasının mezarının üzerine konulmuştur.

 

SEMAHANE

Semâhâne Bölümü, Mescıd Bölümü ile birlikte XVI.yüzyılda Kanunî Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Semâhâne'de Semâ, 1926 yılında Dergâh Müze oluncaya kadar devam etmiştir. Semâhâne'de yer alan Naat Kürsüsü ve müzisyenlerin oturdukları Mutrıb Hücresi ile erkekler ve hanımlara ait Mahfiller orijinal halleri ile korunurken, Semâhâne'nin uygun duvarlannda tarihî halılar ve yine vitrinler içerisinde madenî ve ahşap eserlerle Mevlevî mûsikî âletleri sergilenmektedir.

 

MESCİD

Mescıde Çerağ Kapısı'ndan girildiği gibi, mezarların bulunduğu Huzûr-ı Pîr bölümünden de girilir. Bu bölümde müezzin mahfili ve Mesnevîhân Kürsüsü orijinal halleriyle muhafaza edilmektedir.

Mescıd'ın güney duvarı üzerinde çok değerli halı ve ahşap kapı nümûnelerı ile Mescıd içerisine serpiştirilen 1 0 vitrinde de nadîde cilt, hat ve tezhîb nümûnelerı sergilenmektedir.

 

KUMAŞ BOLUMU - DERVİŞ HÜCRELERİ

Mevlâna Dergâhının ön avlusunun batı ve kuzey yönünü çevreleyen, her birinde bir küçük kubbe ve baca bulunan 1 7 hücre mevcuttur. Bu hücreler, Padişah III.Murad tarafından 1584 yılında, Dervişlerin ikâmeti için yaptırılmıştır.

Bu hücrelerden giriş kapısının sağında kalan dört hücre, hâlen gişe ve idare binası olarak kullanılmaktadır. Girişin solunda kalan 13 hücrenin baştan ıkısı Postnışîn ve Mesnevîhân hücresi olarak, Orijinal eşyaları ile teşhir edilmektedir.

En sondaki iki hücre ise değerli kitap koleksiyonlarını müzeye hediye eden merhum Abdülbakı Gölpınarlı ile Dr.Mehmet Onder'in kitaplarına tahsis edilmiş hücrelerdir. Halen kütüphane olarak hizmet vermektedir.

Diğer dokuz hücrenin ana duvarları kaldırılarak birbirine bağlı ıkı büyük koridor elde edilmiştir. Bu kondor, halen sınevızyon salonu olarak kullanılmaktadır. Bu hücrelerin koridora açılan pencere ve kapı boşluklarına yapılan vitrinlerde ise Mevlevî kültürüne ait Pazarcı Maşası, Mütteka, Nefir gibi Dergâh'tan müzeye nakledilen tarihî nitelikteki • eşyalarla, müze koleksiyonunda yer alan son derece değerli Bursa kumaşları sergilenmektedir.

 

MATBAH BÖLÜMÜ

Matbah, müzenin güney-batı köşesinde yer alır. 1584 yılında Sultan II.Murad tarafından yaptırılmıştır. Dergâhın müzeye dönüştürüldüğü 1926 yılına kadar yemek ihtiyacı buradan karşılanıyordu. Bu bölüm, 1990 yılında yapılan onarımlardan sonra teşhir tanzimi yeniden yapılmıştır. Matbah'ın asıl işlevi olan yemek yapma ve somat denilen sofrada yemek yeme adabı mankenler vasıtasıyla anlatılmaya çalışılmıştır. Matbah, Mevlevîlik terbiyesinin talim ettirildiği yer olduğu için, Nev- nıyâz makamı —saka postunda oturan nev-niyazla; Semâ Talim Çivisi yanında ise Semâ Dedesinin Can tabir edilen Mevlevî Derviş adayına semâ talim ettirişi ile anlatılmaya çalışılmıştır.

 


Mevlâna Müzesi etiketleri
Mevlâna Müzesi ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000