Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Konya
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Konya şehri tanıtım portalı

Konya ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Konya otelleri, Konya turizm aktiviteleri, Konya hakkında güncel haberler,Konya fotoğrafları, Konya yemekleri, Konya şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Konya şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Anadolu’nun en güzel yemeklerinden birisi olan testi kebabının Yozgat’a ait olduğunu ve patent dairesine tescil ettirildiğini
Rehberlik | Konya Rehberleri
 

Çatalhöyük

ÇATALHÖYÜK

Konya çevresinde yerleşik düzen, Prehistorik (tarih öncesi) çağdan başlar. Çatalhöyük'te Neolitik, Kalkolitik ve Erken Bronz Çağı kültürlerine rastlanır. Konya ovasında, Konya'nın Çumra Ilçesi'nin 10 km. doğusunda yer alan Çatalhöyük, tarih öncesi arkeolojik yerleşmelerin en eski ve en önemlilerinden biridir.

Çatalhöyük, 9000 yıllık geçmişi olan ve yaklaşık 8000 insanı barındırmış geniş bir Neolitik "kasaba'dır. Sokakları olmayan bu büyük kasabada insanlar damlarda dolaşıyor, evlerine damlarda bulunan deliklerden giriyorlardı. Öte yandan bu insanlar evlerinin içinde binlerce yüzyıl öncesinden günümüze kalan duvar resimleri, kabartma ve heykellerden anlaşıldığı üzere harika sanat ürünleri meydana getiriyorlardı.

Çatalhöyiik'te bulunan sanat eserleri, insanların şehirde yaşamaya başladığı ilk dönemlerdeki yaşayışa ışık tutmaktadır.

Çatalhöyük un uluslararası ünü, yüksek bir yeteneğin ürünü olan bu sanat eserleri, karmaşık mimarî yapısı ve son derece gelişmiş bir sosyal yapıya sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

Çatalhöyük, dünyada korunmaya ihtiyacı olan 100 ve parasal desteğe en çok ihtiyacı olan 30 alandan biridir.

 

 

KAZI TARİHÇESİ
Çatalhöyük, ilk olarak 1958 yılında James Mellaart, David French ve arkadaşları tarafından bulundu, ilk kazı, 1961-1965 yılları arasında, Ankara'daki ingiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından gerçekleştirildi. Mellaart'ın kazıları boyunca, doğu höyüğünün güneybatısındaki 16 tabakada yüzlerce bina incelendi. Araştırmaların yaymlanmasıyla höyüğün uluslararası önemi de gözler önüne serilmiş oldu.
 
İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nün desteği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle 1993'te lan Hodder başkanlığında yeniden başlayan kazı çalışmalarına 2017 yılına kadar devam edilecektir. Yeni kazı çalışmaları Çatalhöyük'teki toplum yaşamının rekontrüksiyonunda modern bilimsel yöntemler kullanmaktadır.
Cambridge ve Stanford Üniversiteleri höyükteki çalışmalarda yeni bir dönem başlattı. Bu çalışma, modern ve bilimsel teknikleri kullanarak neolitik çağda sanatın- rolü, Çatalhöyük insanının yeme alışkanlıkları, sağlık koşulları, ne şekilde yaşam sürdükleri gibi soruları yanıtlamayı amaçlamaktadır.Diğer kazılardan farklı olarak Çatalhöyük'te, çok gelişmiş bir bilimsel tanımlamaya ve konvervasyona çok önem verilmekte ve gelen ziyaretçilerin bilgilendirilmeleri sağlanmaktadır.
Proje, Türkiye, ingiltere, Amerika, Polonya, İsrail, Yunanistan, Almanya, Danimarka, isveç, Kanada ve Romanya gibi ülkelerden çok sayıda araştırmacı ve öğrencilerin katılımıyla oluşan uluslararası bir niteliğe sahiptir. Türkiye'den de istanbul Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Trakya Universitesi'ne bağlı üç ekip bulunmaktadır.
 
 

NEOLİTİK ÇAĞDA ÇATALHÖYÜK

Çatalhöyük, Neolitik çağda yerleşmek için en uygun yerlerden biriydi. Bu dönemde zengin bataklıkların kıyılarına uzanan dağ ormanlarının çevrelediği Çatalhöyük, bereketli bir arazi ile çevrelenmişti. Kamış sapı, kuş ve yumurtanın yanında diğer hayvanlar ve bitkilerin (vahşi sığır, geyik ve boğa) kullanımı da bu bölgede gelişmiştir. Ancak son araştırmalar, yaşayanların tarlalarını Çatalhöyiik'ten 45 dakika uzaklıkta bulunan bugünkü Çumra ilçesi

civarında oluşturmuş olduklarını ve hayvan sürülerini Çatalhöyük'ten uzakta güttüklerini ortaya koymaktadır.

Çatalhöyük, evcil hayvan ve bitkilerin yetiştirildiği ilk yer olmasa da, sığırın ilk olarak burada evcilleştirildiği bilinmektedir. Çatalhöyük, insanların avcı-toplayıcı bir toplumdan, tarım toplumuna geçtikleri kökten değişimden sonra kurulmuş en ileri yerleşimlerden biridir.

 

 

MİMARÎ

Tarihin en eski şehirlerinden biri olan Çatalhöyük'te, üç bin ile sekiz bin arasında insan yaşıyordu. Şehrin fazlasıyla düzenli bir yapısı olmasına rağmen, bu nüfusu bir arada tutan merkezî bir sistemin ya da yönetimin varlığı bilinmemektedir.

Aileler yoğun bir şehir dokusu içinde konumlanmış, küçük kerpiç evlerde yaşıyorlardı. Bir evdeki yaşam süresi bittikten sonra (yaklaşık 80 yıl), bu evi toprakla doldurup, tam üzerine bir yenisini yapıyorlardı. Yeni evler, eskilerinin üzerine yapıla yapıla, bugünkü, 16 bina katmanım içeren, 21 metre yüksekliğindeki höyük oluştu.

Her ev, birbirinden bir kaç santimetre uzak olmasına rağmen, kendi dört duvarına sahipti. Evlere giriş, çatının üzerindeki bir delikten merdivenle aşağıya inilerek yapılıyordu. Günlük hayat büyük olasılıkla hem çatıların üzerinde, hem de kötü ışık ve havalandırma koşullarına rağmen, evlerin içinde geçiyordu. Her evde yükseltilmiş toprak platformlar bulunuyordu. Bunlar masa, divan ya da yatak olarak kullanılmış olabileceği gibi ölüler de buralara gömülebiliyordu.

 
 

ÇATALHÖYÜK'TE KADININ ROLÜ

Bazı ziyaretçiler için Çatalhöyük'e yapılan gezi, tanrısal dişiliğe gösterilen saygının izlerini taşıyan yerleşim yerlerinin dünyadaki en eskilerinden birisine yapılmış kutsal bir lıac yolculuğu anlamına gelmektedir.

Araştırmacılar, yerleşkede bulunan çeşitli dişi figürlerin, duvar resimleri ve heykellerin, Neolitik çağda Çatalhöyük'te yaşamış olan topluma ait dinî inançların güçlü bir tanrıça etrafında şekillendirilmiş olduğunu gösterdiğine inanmaktadırlar.

Çatalhöyük ayrıca, kadının ve erkeğin eşit bir konuma sahip oldukları ve belki de farklı ama birbirini tamamlayan roller üstlendikleri, geçmişte varolan sosyal cinsiyet ilişkileri hakkında da ipuçları sunmaktadır.

Son araştırmalar, erkek ve kadınların benzer bir diyet ile yaşam tarzına sahip olduklarını göstermektedir. Aynı zamanda erkek ve kadınlar benzer şekillerde gömülmüşlerdir.

 

 

SANATSAL ÜRÜNLER

Çatalhöyük, benzersiz sanatıyla tanınmaktadır. Evlerin duvarlarını kaplayan, karmaşık törenleri, manzara ve hayvanları, çeşitli geometrik şekilleri gösteren duvar resimleri ve kabartmalar, 9000 yıl öncesi insanının inanç ve düşünceleri hakkında bilgi vermekte, insanın yerleşik düzene geçip tarımla uğraşmaya başladığı ilk zamanlarda neler yaşamış olabileceğini göstermektedir.

   

bulunan küçük bir binada  büyüleyici güzellikte duvar resimleri  ortaya çıkarılmıştır. Örneğin, bu evin  kuzey tarafında insan gömütlerinin bulunduğu platformların etrafında belli başlı geometrik ve dairesel şekilli resim tabakalarına rastlanmıştır. Bu resimler insan gömütlerinin bulunduğu yerleri ön plana çıkarmaktadır.

Duvar resimlerinin üzerindeki bazı desenler yerleşimden çıkarılan Neolitik baskı mühürlerin üzerindeki desenleri çağrıştırmaktadır. Güzellik baskı mühürleri de bulunmuş olup büyük olasılıkla bu mühürlerle insan ya da hayvan derilerinin üzerine desenler basılıyordu.

Duvar resimlerinin yanı sıra Çatalhöyük'teki en ilgi çekici buluntular küçük figürlerdir. Bir çok kadın, erkek ve hayvan figürü bulunmuştur. Bunların çoğu aslında cinsiyetsiz olup, insandan çok insansıdırlar.

Çatalhöyük'teki duvar resimlerinden biri, kafası kopmuş insan cesetlerinin etlerini didikleyen akbabaları resmetmiştir. Bunun bir çeşit cenaze töreni olduğu düşüncesiyle açılan, sayıları ev başına 60'a kadar çıkabilen mezarlarda bulunan iskeletlerde böyle bir olayın izine rastlanmamıştır. Ancak belki de belirli bir önemi olan birkaç ölünün kafası mezarlarından alınmıştır. Bu kafalar saklanıp, daha sonra törenlerde kullanılmış olmalıdır. Şu ana kadar höyükten çıkarılan çoğu heykelcik de kafası kopmuş olarak bulunmuştur.

 

BULUNTULARIN SERGlLENMESl

Çatalhöyük projesinin başka bir amacı da höyükteki binaları ve bulunan eserleri koruyup, daha geniş bir ziyaretçi kitlesine sunmaktır. Bu nedenle, höyük ve höyükte ortaya çıkarılan arkeolojik malzemelerin konservasyon işlemleri, alanında uzman kişiler tarafından uygulanmaktadır.

Ayrıca, James Mellaart'ın ortaya çıkardığı alanın daha soma burada yapılan çalışmaların korunabilmesi ve ziyarete açılabilmesi amacıyla üzeri çelik konstrüksiyonla kapatılmıştır. Höyüğün kuzey tepesinde bulunan binalar ise yine koruma ve ziyaret amaçlı çadırla kaplanmış, içine gezi amaçlı bir platform inşa edilmiştir.Yeni komganm altında Bina 77 olarak adlandırılan heyecan verici, çok etkileyici yanmış bir binaya rastlanılmıştır. Bu binanın yanmış olması, içinde bulunan birçok kalıntıyı korumuştur. Özellikle, binanın içinde kuzeydoğu yönünde kalan platformun etrafındaki dikmelere  yerleştirilmiş olan yabani boğa boynuzları önemli buluntular arasındadır. Bu boynuzların platformun altındaki insan gömiitlerini koruduğu düşünülmektedir. Boğa boynuzlarının hemen yanındaki duvarda ise boynuzları olmayan alçıyla sıvanmış bir koyun başı yer almaktadır. Koyun başının hemen altında da bir niş bulunmaktadır. Bu buluntu bizlere, 1960'larda James Mellaart tarafından ortaya çıkarılan görkemli binaların benzerlerinin, kendisinin kazdığı alandan epeyce uzakta, yani yerleşimin başka alanlarında da varolduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, Bina 77'nin bir tapınaktan çok bir ev olduğu da açıktır.

 
 

 

 


Çatalhöyük etiketleri
Çatalhöyük ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000