Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Kars
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Kars şehri tanıtım portalı

Kars ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Kars otelleri, Kars turizm aktiviteleri, Kars hakkında güncel haberler,Kars fotoğrafları, Kars yemekleri, Kars şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Kars şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Türkiye’de ilk kivinin Yalova’daki istasyonda üretildiğini
Rehberlik | Kars Rehberleri
 

Ani Harabeleri

 

Kars İline 42 km uzaklıktaki Ocaklı Köyü sınırları içerisinde yer alan Anı Ören Yeri Türkiye Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay Nehrinin batı yakasında Türkiye sınırları içerisinde volkanik bir tüf tabakası üzerine kurulmuş bir ortaçağ şehridir. Ören yeri Anadoluya İpek Yolu üzerinden girişte ilk konaklama merkezi olduğundan aynı zamanda bir ticaret merkezidir. Antik kentin zenginliği de buradan gelmektedir. Ören yerinin en eski tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Tarih öncesi dönemde ören yerindeki yerleşim bostanlar deresi olarak bilinen vadideki volkanik oluşumlu mağaralardan oluşmuştur. Bu günkü ören yerini oluşturan iç kale M.S. 4. yy’da Kars Şehrine ismini veren Karsaklılar tarafından yaptırılmıştır. Ören yerinin dış cephe surları Bagratlı Kralı Aşot tarafından M.S. 964 yılında yaptırılmaya başlanmış daha sonra Kral III. Sembat 978 yılında 2. takviye sur sistemini yaptırmış 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslanın Ani’yi feth etmesinden sonra anı beyi olan Ebul Menucehr tarafından 1064 - 1072 arasında 3. sur sistemini yaptırmıştır. Kale surları deve tüyü ve siyah renkli tüf taşından yer yer iki ve üç sıra halinde Horasan Harcı ile yapılmıştır. Kurulduğu arazi üzerine uyumu sağlamak amacıyla ücgenimsi bir şekilde inşa edilen surların yedi giriş kapısı mevcut olup bu kapıların en önemlileri Aslanlı Kapı, Kars Kapısı, Sarnıçlı Kapılardır. Şehrin surları uzun kuşatmalara dayanıklı hale getirmek için surlar arasına yapılan destekleme kuleleri aynı zamanda erzak ve tahıl deposu olarak kullanılmıştır. Arazinin eğimine göre yer yer beş mt. Yüksekliğe kadar oluşan surların dış cephelerinde Haç Motivleri, Aslan ve yılan kabartmalı rölyefler, çini süslemeler mevcuttur. Ören yerinin ana giriş kapısı olan aslanlı kapı iki büyük giriş kapısından oluşmaktadır. Aslanlı kapının bulunduğu surların Doğu yanındaki burç üzerinde Selçuklu Sultanı Alparslanın şehri 1064 yılında feth etmesini belgeleyen dört satırlık Kufi İslami Kitabe mevcuttur.

Anı Örenyeri Girişinde De Bulunan Antik Kentin Tarihi Gelişim

- Anı Harabelerinde ilk yerleşme M.Ö. 5000-3000 yıllarında Kalkolitik Çağda başlar.- M.Ö. 3000 - 2000 Eski Tunç Devri yerleşmesi- M.Ö. 2000'de Demir Çağında Hurri yerleşmesi- M.Ö. 900-700 yılları arasında Urartu Devleti yerleşmesi,- M.Ö. 650 yıllarında Kimmeri Hakimiyeti,- M.Ö. 626-149 Saka Türkleri (İskit) hakimiyeti- M.Ö. 350-300 yıllarında şehir eski Oğuz Boylarından Arsaklıların Kamsarakan soyundan Karampart tarafından yeniden kurulmuştur.- M.S. 430-646 yılları arasında Sassani Hakimiyeti,- M.S. 646 yılında Halife Hz. Ömer devrinde Anı ve çevresi arapların eline geçmiştir.- M.S. 732 yılında Bağratlı Beyliği egemenliğine geçmiştir.- M.S. 966 yılında Bağratlı III Aşot tarafından şehir surları yaptırılarak Anı Krallık Merkezi olmuştur.- M.S. 1045 yılında şehir Bizanslıların eline geçmiştir.- M.S. 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından şehir alınarak Şeddat Oğulları Beyliğine verilmiştir.- M.S. 1199 yılında Anı Gürcü Atabeylerin eline geçmiştir.- M.S. 1226 yılında Harzemşah Devletine tabi olmuştur.- M.S. 1235 yılında Moğol İstilasına uğrayarak şehir tahrip edilmiş ve sonra eyalet merkezi olmuştur.- M.S. 1339 - 1344 yılları arasında İlhanlılar egemenliğine geçmiştir.- M.S. 1406-1467 yılları arasında Karakoyunlu Devleti hakimiyeti altına girmiştir.- M.S. 1467 - 1516 Akkoyunlular Devleti Hakimiyeti,- M.S. 1516 - 1534 yılları arasında Afşar Türkleri hakimiyeti,- M.S. 1534 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.- M.S. 1878 yılında Ruslar tarafından istila ile 40 yıl Anavatandan ayrı kalmıştır.- MS. 1921 yılında İstiklal Harbi sırasında Ruslardan geri alınmıştır.

Ani Örenyeri Sur DuvarlarıAni Örenyeri bir çok tarihi ve kültürel değeri bünyesinde toplayan, Dünya çapında tarihi ve kültürel bir miras olup Kars’ın doğusunda İl Merkezine 42 Km. uzaklıktaki Anı Antik Kenti, Türkiye-Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay Nehrinin batısında tamamı Türkiye Topraklarında volkanik arazi üzerine kurulmuş Ortaçağ kentidir. Kentin önemi İpekyolu üzerinde kurulmuş olmasından gelmektedir. Bu günkü şehrin surları M.S. 964 yılında yapılmaya başlanan, şehrin diğer iki sur sistemi ise M.S. 982 yıllarında ve Selçuklu Sultanı Alparslan’ın 1064 yılında şehri fethetmesinden sonra da son sur sistemi yapılmıştır. Sasani, Bagratlı, Gürcü, Abbasi, Selçuklu, Osmanlı Dönemlerinde yerleşim gören Antik kent içerisinde İç Kale, Büyük Katedral, Ebul Menucehr Camii, Selçuklu Kervansarayı, Resimli Kilise ve Selçuklu Hamamları en önemli taşınmaz kültür varlıklarındandır.

Anı Ören Yeri'ndeki mimari kalıntılar Sassani, Ermeni, Selçuklu kültür ve sanatının etkilerini taşımaktadır. Kenti kuzey ve doğudan çevrine surlar Kral III. Sambat tarafından yaptırılmış, 11. yüzyılda ise Şeddadlı Beyliği tarafından 3.sur sistemi yapılmıştır. Antik Kente 7 giriş kapısı açılmaktadır. Bunlardan Arslanlı Kapı kentin ana kapısı durumundadır. Arslanlı Kapının sağındaki kufi Selçuklu kitabesi Şeddadlı Beyi Ebul Menucehr tarafından yaptırılmıştır. Tüf taşından yapılan surlar 4500 m. uzunluğunda olup, sık aralıklarla yerleştirilen kulelerle güçlendirilmiştir.

Kentin güneyindeki Orta Ani surları ise 10. yüzyılın başında Kral Aşot III tarafından yaptırılmıştır.

Aslanlı Kapı

Anı Örenyeri'nin dış cephe surlarını çevreleyen surların yavşan düzüne bakan kısmında bulunan ana giriş kapısının bircçi surlar sisteminin arkasındaki ikinci sur sistemi üzerinde Selçukluların 1064 yılında Anı'yı fethetmesinden sonra ana giriş kapısına Selçukluların simgesi olan Arslan kabartmasını yapmışlardır. 1.50 x 1 mt. ebadındaki Arslan kabartması ayakta yürür vaziyette resmedilmiştir. Mimari çağı 11. yüzyıldır.

Diger Kapıları ise; Divin Kapısı, Bey Sekisi Kapısı, Mığmığ Kapısı, Acemağılı Kapısı, Hıdırellez (Santrançlı)Kapısı, Çiftebeden (Kars) Kapısı, Eğribucak Kapısından oluşmaktadır.

Dış Surlar

Anı Ören Yerinin ilk kurulduğu 8. yüzyıl başlarında Bağratlı Krallığı tarafından başkent ilan edildikten sonra Anı şehrinin etrafı Kral II. Sembat tarafından tek sıra surlarla çevrilmiştir. Tamamı Tüf taşından yapılan surların yüksekliği 7-8 mt.'dir. 1064 yılında Selçuklular'ın Anı'yı fethetmesinden sonra surlar ikinci bir sur sistemi ile yeniden desteklenmiştir. Mimari çağı 9. yüzyıldır. Dış cephe surları 1995 yılında restorasyon çalışmalarına başlanmış olup halen devam etmektedir.Büyük Katedral

Yazıtlara ve tarihçilere göre kilisenin temelleri Bagratlı Kralı II. Sembat tarafından M.S. 990 yılında atılmış ancak Kral Sembat öldükten sonra kiliseyi eşi kraliçe Katranide tarafından 1010 yılında bitirilmiştir. Kilisenin mimarı aynı yüzyılda İstanbul Ayasofya Kilisesinin tamiratını yapan Tiridat ustadır.

Kilisenin planı haç şeklinde olup ortadaki alan kemerleri taşıyan dayanıklı sütunlar ile sınırlandırılmıştır. Yarım daire şeklindeki apsis kilisenin diğer kısımlarından yüksek olup, heykel oyukları ile süslenmiştir. Apsisteki bu süsleme biçimi 11. yy. kilise mimarisinin tipik bir örneğidir. Bazilikal haç planlı binanın üç giriş kapısı mevcut olup bu kapılardan batıdaki halk kapısı, kuzeydeki patrik kapısı, güneydeki de kral kapısıdır. Kilise kemerli dar ve yüksek pencereler ile aydınlatılmıştır. Kilisenin cephe duvarları kemerlerle bölünmüş olup bu kemerler sütunlarla birleştirilmiştir. Kilisenin apsis bölümünde iç mekandaki fresklerin 13. yy. da yapıldığı tahmin edilmektedir. Kırmızı renkli tüf taşından inşa edilen katedral basamaklı bir zemin üzerine kurulmuş olup kubbesi ve çan kulesi kuzey cephesindeki duvarın bir kısmı ile birlikte yıkılmıştır. Katedral 1064 yılında Sultan Alparslanın Anı’yı feth etmesinden sonra camiye çevrilmiş ve ilk fetih namazı kılınmıştır. Bu sebeple büyük katedrale Fetihiye Camii’de denilmektedir.

Ebu Menucehr Camii Anadouludaki İlk Türk Camisi

Anadoludaki İlk Türk Camisi Caminin Minaresindeki Kufi Besmele Yazısı

1064 Yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Anı Kentini fethetmesinden sonra Anı Beyi olarak atadığı MENUCEHR tarafından 1072 yılında dikdörtgen planlı iki katlı olarak yapılan caminin tavanında Selçuklu dönemi yıldız motifleri mevcuttur. Sekizgen köşeli minareye 99 basamaklı merdivenle çıkılmaktadır. Minarenin üzerinde kufi yazı stili ile “Bismillah” yazısı bulunmaktadır. Sekizgen minare Orta Asya Türk Mimarisinin izlerini taşımaktadır. Camii Anadoluda yapılan ilk Türk Camisidir.

Resimli Kilise

Anı Ören Yerinin kuzey doğusundaki mığmığ deresinin Arpaçay Nehrine karıştığı yer üzerinde yükselen seki biçimindeki bir arazi üzerine kurulan kilise 1215 yılında Anılı bir tüccar olan Tigran Honents tarafından inşa ettirilmiştir. Haç planı ile yapılan kilisenin zemin katının iç mekanı dört büyük sütunla kubbeye bağlanmıştır. Yarım daire şeklindeki apsis sağ ve soldaki iki katlı günah çıkarma odaları ile çevrilmiştir. Kilisenin çevresi dikdörtgen planlı olup cephelerin çatı alınlıklarında rölyef hayvan figürleri ile süslenmiştir. Bu kilise özellikle iç mekanındaki fresklerle dikkat çekicidir. Kilisenin iç cephe duvarları ile kubbe kısmında Hz. İsa’nın doğumundan ölümüne kadar geçen olayları sembolize eden freskler mevcuttur.

Abukhamrents (Polatoğlu) Kilisesi

Ören yerinin kuzeybatısında Bostanlar deresinin üzerindeki surlara yakın plato üzerinde kurulan kilise M.S. 980 yılında Prens Pahlavuni tarafından yaptırılmıştır. Silindirik bir yapıya sahip olan kilise sekizgen kubbeli olup kubbenin temeli derin yüzeyi ayıran birbirine geçmiş ince sütunların desteklediği6 kenar sütun üzerinde durmaktadır. Güneydoğuya açılan tek kapısı bulunan kilisenin sekizgen kubbesinin her köşesinde birer pencere mevcuttur. Kilisenin apsisinin bulunmayışı bu kilisenin bir aile mezarlığı anısına anıt mezar binası olarak kullanıldığı sonucu doğurmaktadır. Kilisenin güney cephe duvarında oyma tekniği ile yapılmış bir güneş saati dikkat çekicidir.

Aziz Prkich Kilisesi

Anı ören yerinin güney doğusunda büyük katedrale yakın bir noktada inşa edilmiş olan kilisenin yarısı sonradan yıkılmıştır. Kilise M.S. 1036 yılında yapılmış olup zemini daire planlıdır. Kilise mimarisi kubbeli ve iki kısımdan oluşmuştur. İç mekanda sekiz köşegen mevcut olup doğu istikametindeki yarım kubbe diğer kubbeden daha geniştir. İki düzlemden meydana gelen sütunlar bu bölümü de ayırır 1036 yılında kral III. Sembat tarafından yaptırılan kilise 1291 ve 1342 yıllarında Atabekler tarafından restore ettirilmiştir. 1930’lu yıllarda ise bir yıldırım düşmesi sonucu kilisenin yarısı yıkılmıştır.

Genç Kızlar Kilisesi

Türkiye Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay Nehri Vadisinin batı yanında bulunan kilise ören yerine ulaşan kervan yolunun başlangıç noktasında inşa edilmiştir. Mimari yapısı ve süslemeleri dikkate alındığında 13. yy.’ın karakteristik özelliğini taşıyan kilise silindirik bir plana sahip olup üzerindeki kubbe çadır görünümündedir. Giriş kapısı kervan yoluna bakan kuzeybatı istikametinde bulunan kilisenin dış cephe duvarları üzerinden kabartma geometrik süslemeler mevcuttur. Altı bölmeli dış cephe duvarının kemerleri arasında bulunan pencereler içeriyi aydınlatmaktadır. Kilisenin etrafı sur duvarları ile çevrili olup kuzey istikametteki sarp kayalıklara doğru uzayan kervan yoluna kilise bir galeri ile bağlanmıştır. Üzeri kemer tonozlu olan galerinin önemli bir kısmı yıkılmıştır.

Gagik Kilisesi

 

Anı Örenyeri'nin güney - batısında Bostanlar deresine inen yol üzerinde dairevi planlı olarak yapılan binanın cephe duvarları ve kubbesi tamamen çökmüştür. Kilisenin yanlızca temel duvarları ve iç mekanda üç sütun ayakta kalabilmiştir. Mimari çağı 10. yüzyıldır. Ortaçağda o dönem mimari yapılarının en önemlilerindendir.

Rahibeler Manastırı

Türkiye Ermenistan sınırının ne uç noktasında Arpaçay Nehri'nin aktığı derin vadi üzerindeki sarp kayalıklar üzerine kurulan bu kilisenin yapım tarihi belli olmamakla birlikte M.Ö. 10. yy. sonlarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bazilikal planlı manastır özel bir ibadet yeri olup manastırın kuzey ve güney cephe duvarları yarım daire şeklindeki kemerlerle batı yönündeki galeriye ulaşmaktadır. Manastırın diğer bir kapısı olan batı kapısı ise diğer kapıya göre daha küçük olup sarp kayalıklara doğru açılmaktadır. Manastır Ören Yerindeki ulaşılması en zor olan sarp kayalıklar üzerine kurulduğundan günümüze sağlam bir şekilde ulaşmıştır.

Selçuklu Kervansarayı

Anı Örenyerinin merkezinde 12.Yüzyılın başlarında Selçuklular tarafından yaptırılan kervansaray İpekyolu üzerindeki Antik Kentin en önemli yapılarındandır. Kare planlı olarak yapılan kervansarayın özellikle, orjinal Taç kapısındaki mimari dikkat çekicidir.

Ören yerinin kuzeybatı istikametinde sarp bir kayalık üzerine kurulan bu muhteşem saray yapım tarihi belli olmamakla beraber muhtemelen 1064 yılında Selçukluların Anı’yı fethinden sonra Ebul Menucehr Bey tarafından şehirde başlatılan imar çalışmaları sırasında yapılmış olmalıdır. Orjinali iki katlı olan binanın birinci katı ahşap olduğundan yıkılmış günümüze zemin katla bodrum katı ulaşmıştır. Özellikle sarayın girişini oluşturan portal kapı Selçuklu Mimarisinin en güzel taş işçiliğini sergileyen yıldız motiflerden oluşmuştur. Sarayın bodrum katını oluşturan tonoz kemerli bölümleri kışları ambar olarak kullanılmış L şeklindeki zemin kat ise asıl saray olarak kullanılmıştır. 12. yy.’ın karakteristik Selçuklu süsleme tarzı ile yapılan dikdörtgen planlı saray büyük bir salon ve bu salonun etrafına dağılmış odalardan oluşmuştur. Selçuklu Sarayı içerisinde bulunan şadırvan bu muhteşem yapının diğer bir dikkat çekici mimari özelliğini sergiler.

Hamam

Anı Örenyerinin merkezi sayılabilecek bir yerde Büyük Katedralin 30 metre batısında yapılan büyük hamam Selçuklu dönemine aittir. 1965-1966 yıllarında yapılan kazılarda ortaya çıkmış fakat önemli bir bölümü toprak altında olup fazla tahrip edilmiştir. Mimari çağı 12. yüzyıldır.

Selçuklu Hamamı(Küçük Hamam)

Ani Ören Yerinde Arpaçay’ın kuzeybatısında Arpaçayla Tatarcık deresinin birleştiği alanda bulunan Bey sekizi kapısının 100 mt güneyinde bulunmaktadır. Selçuklu mimari tarzında yapılan hamam dört eyvan ve dört halvet odasından oluşmuş odaların kapı girişleri sivri kemerli olarak yapılmıştır. Ayrıca eyvanlar beşik tonoz kemerlerle örtülmüştür. Hamamın girişi batı istikametinde olup buradan bir koridorla soyunma odalarına ulaşılır. Ayrıca bu koridorun kuzeyinde bir ılıklık ve ılıklığın yapının da külhan kısmı bulunmaktadır.

İpekyolu Köprüsü

Anı Öreyeri Türkiye - Ermenistan sınırını belirleyen Arpaçay nehrinin aktığı vadi üzerinde kurulduğu için karşı kıyı ile ulaşımı sağlamak amacıyla nehir üzerinde 10. yüzyılda Bagratlı Krallığı dönemide yapılmış olup, günümüze sadece köprü ayakları kalmıştır.

Köşevenk Örenyeri

Anı(Ocaklı) Köyünün 6 km doğusunda Arpaçay nehrinin aktığı vadinin üzerinde kurulmuştur. Bağratlı krallığına bağlı bir prenslik olarak kurulan Köşevenk içerisinde üç adet kilise ve bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Eserlerin tümü düzgün kesme tüf taşından merkezi haç planlı olarak inşa edilmiştir.Bu eserlerin bazıları sağlam olup bazıları tahribata uğramıştır. Mimari çağı 9. yüzyıldır.


ANİ HARABELERİ etiketleri
ANİ HARABELERİ ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000