Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Karaman
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Karaman şehri tanıtım portalı

Karaman ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Karaman otelleri, Karaman turizm aktiviteleri, Karaman hakkında güncel haberler,Karaman fotoğrafları, Karaman yemekleri, Karaman şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Karaman şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Dünyadaki ilk üniversitenin Harran’da kurulmuş olduğunu
Rehberlik | Karaman Rehberleri
 

Şehrin Kültürü

DÜĞÜNLER

 

Düğün Gelenek ve Görenekleri


Hayatın önemli geçiş dönemlerinden biri evlenmedir. Bunun için gelenek ve göreneklerin yörelere göre ananeleri bozamadan sürdürebilmesi için, düğünlerimizin önemi çok büyüktür. Çok geniş bir konu olan düğünleri, bölümler halinde inceleyebiliriz.


Kız İsteme


Oğlunun evlenmesine karar veren baba ve ana, oğlunun beğendiği kıza dünürcü göndermede çok gizli hareket ederler. Oğlanın anası veya kızkardeşi yoksa yakın bir akrabasıyla bir iş bahane ederek kızı görmeye giderler. Kızın terbiyesine ve güzelliğine alıcı gözüyle bakarlar. Kızı uygun bulmazlarsa, hiç bir şey demeden izin alıp giderler. Kız beğenilirse öncü bir kadın tarafından kız ve kızın ailesinin ağzını aratırlar. Eğer kız ve kızın ailesinden olumlu bir cevap alırlar ise aile büyükleri kızı, kız tarafına istemeye giderler. Hoş beş sohbet edildikten sonra dünürlük konusu açılır.”Allah’ın Emri Peygamber’in Kavliyle Sizin Kerimeyi Bizim Oğlana İstiyoruz” denir.


Eğer kız evinin rızası yoksa “Nasibinizi başka yerden arayın” denir. Kız evinin gönlü var ise “Nasipse Olur” diyerek kızın ailesi bir kaç gün süre ister. Kendi aralarında düşünüp olur yada olmaz diyerek karara varılır.


Oğlan tarafı bir kaç gün geçtikten sonra kız evine tekrar giderler. “Ne Yaptınız İnşallah hayırlı bir karar vermişsinizdir” derler. Eğer kız babası “düşündük, görüştük sizlerle akraba olmaya karar verdik” derse dünürlük olacak demektir.


Bu arada kızın babası, oğlan evi ile gelin kıza takı ve yapılacak ev eşyaları üzerinde konuşurlar, eğer takı ve eşyalar üzerinde anlaşılır ise; bir gün sonra oğlan evi ve kız evinin büyükleri davet edilir. İmam dua ederek ağız tadı (Lokum, Bisküvi) yenilir, çay içilir.


Nişan tarihi belirlenip, nişan hazırlıkları yapılır.


Nişan


Oğlan ve kız evinin belirlediği tarihe göre davetiyeler bastırılır. Oğlan ve kız evi dost ve akrabalarına davetiyeleri dağıtarak nişana davet ederler.


Nişan günü; Gelin kız nişan elbisesi giyerek kuaföre süslenmek için götürülür. Kız evi nişana davet edilen misafirler için yemek hazırlığı vb. hazırlıklar yaparlar.


Oğlan tarafı ve akrabaları; önde davul, zurna arakasında davetliler kız evine dürü getirip yemek yenir. Bu esnada genç kızlar nişan boyunca tef ve kaset çalarak eğlenirler.


Damat ve sağdıçlarda geldikten sonra yüksük takma işlemleri başlar. Damat ve gelin kız tokalaşarak “hoş geldin” denir.


Yüksükler, mum ve çiçek bir tepsinin içine konularak, ailenin büyüğü yüksük takmadan önce davetlilere kızımız... ile oğlumuz... nın “Nişan merasiminde sizleri aralarında görmekten mutluluk duyarlar” diyerek davetlileri selamlar. “Allah bir yastıkta kocatsın” diyerek kurdelayı keser, misafirler tarafından alkışlanır.


Oğlanevi ve kızevinin davet etmiş oldukları misafirler gelin kıza ve damat beye takı ve para takarlar. Takı ve para takma işlemi bittikten sonra, lokum, bisküvi ve nohutlu bulgur ikram edilip, eğlenilir ve nişan (yüksük takma) işi sona erer ve düğün hazırlıklarına başlanır.


Kalın


Düğün günü haftasının ilk günlerinde kız evi ve oğlan evinin akrabaları ile birlikte gelinkıza ve damada; düğün günü giyecek; giysi ve eşya almak için şehire gelerek ihtiyaçlarını alır ve düğün hazırlıkları başlar.

Düğün


Oğlan evi ve kız evinin belirlediği tarihe göre misafirler düğüne davetiye ile davet edilirler. Kız evinin akrabaları gelinkızı eve çağırırlar. Kız ve oğlan evinin genç kızları davet eden akrabaya giderek yemek yer ve eğlenirler. Kız eve çağırma işlemi Cuma gününe kadar devam eder. Cuma günü kız evi ve akrabaları oğlan evine gelerek ev serme işlemine geçerler. Ev serme işlemi bittikten sonra kız evi yemek yer ve kız evine giderler.


Akşama doğru kız evinin akrabaları davul ve zurna ile oğlan evine gelerek “Mübarek Olsun” derler. Oğlan evi gelen misafirlere şeker, lokum ve çay ikram eder.


Aynı şekilde oğlan evi ve akrabaları kız evine “Mübarek Olsun” demeye kız evine giderler. Cumartesi günü akşamına doğru her iki tarafın akrabaları düğüne giderler. Oğlan evi önde olmak üzere davul zurna ile kız evine gelerek gelinkız ve akrabalarını alarak, gelinkızı damadın elini öptürmek için oğlan evine getirirler.


Gelin kız öncelikle, kaynanasının, teyzesinin, halasının, görümcesinin ve damadın elini öper. Damat da el öpmelik gelinkızın avucuna para verir ve alkışlanır. Kız evi, el öpüldükten sonra davul zurna ile kız evine bırakılır. Her iki düğün yerinde akşam yemeği yenilerek kına gecesine hazırlanılır.

Kına Gecesi


Kına gecesi Cumartesi akşamı gelinkıza ve damada yakılır. Gelin kıza kına yakmak için oğlan evi ve akrabaları toplanarak davul zurna ile kız evine giderler. Gelinkız gelen misafirlerin elini öperek “hoş geldiniz” der. Gelinkıza abdest aldırılır, ilahi söylenerek gelinkızın eline kına yakılır ve eğlenilir. Kına yakma işlemi bittikten sonra oğlan tarafı gider. Gelinkız kına gecesi, arkadaşlarını yanında bırakarak çerez yer ve eğlenirler.


Aynı gün damadın eline kına yakmak için toplanılır. Damadın evine her iki tarafın davetlileri (erkekler) ve damadın davet ettiği sağdıç arkadaşları (bir ila yedi kişi) toplanırlar.
Kız evinden gelen kına tepsisi ve çerezi toplandıkları odaya getirirler. Baş sağdıç tepsi ve çerezi odadaki hocaya teslim eder. Damat ve baş sağdıç büyüklerin ellerini öperek, damat ve sağdıç yan yana oturtulur. Hoca mevlüt ve dua ederek damat ve baş sağdıcın ellerine kına yakarak “Hayırlı Olsun” der. Kına yakılma bittikten sonra damat ve sağdıçlar bir eve toplanarak çerez yer ve eğlenirler.

Gelin Alma


Gelinkıza gelinlik giydirilerek kuaförde süsletilir ve damatla özel bir fotoğraf çektirirler. Damat ve gelin kız gelene kadar gelin arabaları süslenir ve hazırlanır.


Öğlen namazından sonra gelin arabaları kız evine giderek gelini alırlar. Bu arada arabalar hareket ettikten sonra damat ve sağdıçlar dama çıkar ve gelinin gelmesini beklerler.
Gelinkızı arabaya bindirmeden önce siniye bastırarak hoca dua eder ve amin denilir, büyükler bu arada siniye para atarlar. Gelinkızın babası, gelinin beline kırmızı ve yeşil kurdela bağlar, gelinkız büyüklerin ellerini öper, ve gelini kız evi odaya kapatarak, oğlan evinin gelini kurtarmasını isterler.

Oğlan evi de gelini para vererek kurtarır.


Gelinkızı, babası ve abisi kollarından tutarak gelin arabasına bindirirler. Gelinin sandığını da oğlan evi kız evine para vererek kurtarır. Gelinkız arabaya bindikten sonra hoca tekrar dua ve amin ederek gelinkızı uğurlar. Gelin arabaları gelini oğlan evine getirir. Gelini arabadan indiren kaynana, geline inmelik hediye verir. O sırada gelin inerken ayağına kurban kesilir ve gelini kana bastırarak avluya girerler. Gelin bu arada arabadan inerken içi su, para dolu testi (güdül) sağdıçlar tarafından aşağıya atılır.


Gelinkız havluya girdikten sonra damat damdan inerek gelinin yanına gelir; “Hoş Geldin” diyerek gelinin yüzünü açar ve tokalar. Havludan eve kolkola gelen gelin ve damat, önceden hazırlanan post’a basarak damat içi su dolu kovaya vurur. Damat para, buğday ve şeker atarak gelinkızla eve girerler. Evde 10-15 dakika konuşurlar ve damat gelin kıza yüz görümlük hediyesini takarak aynı şekilde havluya çıkarlar.


Havluda akraba ve davetliler gelin ve damada para ve takı takarak fotoğraf çekinirler. Takı işlemi bittikten sonra damadı sağdıç arkadaşları yatsı namazına kadar gezdirir ve eğlenirler. Ezan okunduktan sonra damadın abisi veya büyüklerden birisi damadı sağdıçlardan kurtararak eve getirir. Eğer hoca nikahı kıyılmadı ise hoca büyüklerin yanında imam nikahını kıyarak, gerdeğe damadın sırtını yumruklayarak katarlar.


Gelin Başı


Düğünden bir gün sonra kız tarafının komşu ve akrabaları oğlan evine ikindin gelirler.
Gelin kız gelen misafirlerin ellerini öperek şeker, lokum, bisküvi pişmiş bulgur dağıtır.

El Öpme


Bir hafta sonra gelinkız, damat ve büyükler kız tarafına giderler. Damat ve gelinkız; annelerinin, babalarının ve büyüklerinin ellerini öperler. Kız evinde hazırlamış oldukları akşam yemeğini yiyerek sohbet ederler.


Sünnet Düğünü


Anne ve baba çocuklarını sünnet ettirmeye karar verirler, ve aile büyükleri ile sünnet günü kararlaştırılır. Davetiye bastırılarak, eş dost sünnete çağrılır. Davetiyede mutlaka sünnet ile ilgili dörtlükler yer alır. Çocuğa sünnet için elbise ve ihtiyaçları alınır.
Sünnet genellikle Cumartesi ve Pazar günleri öğleyin yapılır. Saat 9.00’dan itibaren davul ve zurna (klarnet) eşliğinde sünnet olacak çocuk ve arkadaşları oynarlar. Saat 11.00 civarında sünnet olacak çoçuk ve arkadaşları davul-zurna olduğu halde arabalarla konvoy oluşturarak şehirde tur atarlar, çocuk bazen ata ve faytona bindirilir. Saat 11.30 sularında 4-5 hocadan oluşan ekip Kur’an-ı Kerim okur, Mevlid-i Şerif okurlar, bu arada da sünnetçi eve kadar gelerek çocuğu sünnet eder. Sünnet merasiminden sonra çocuğun yakınları ve gelen misafirler çocuğa, altın ve para takarlar, çeşitli hediyeler verirler.
Son olarak da öğle yemeği (genellikle etli ekmek) yenir. Üzerine ayran, meşrubat ve çay içilir. Misafirler yavaş yavaş dağılmaya başlarlar ve ayrılırken de tekrar “Mübarek Olsun” demeyi ihmal etmezler.

 

OYUNLAR

 

ÇOCUK OYUNLARI


Mendil Kapmaca: İki gurup halinde oynanır. Ortaya bir mendil konur ve gruplar eşit uzaklıkta ikiye ayrılır.Ortada ,oyunu yöneten (ebe) kişinin işareti ile gruplar , mendili öncelikle , kapıp eşlerine getirmeye çalışırlar.Mendili kapan, eşlerine zamanında yetişemezse,diğer gurup tarafından döğülür ve karşı gurubun adamı olur. Yenen grup, yenilen gurubun sırtına binerek, önceden belirlenen yerde tur atar.

 

Zambır Ve Büve Avı:Çocuklar bir bez parçasını çamurlayıp, daha çok su kenarlarında dolaşan zambır ve eşek arısı üzerine atarak yakalarlar. Yakaladıklarının beline ince bir ip bağlayıp iğnesini çekerler .Bazen de,ipin ucunda bağlı arıyı, büve yuvalarını içine salarlar.Kimin arısı büveyi önce çıkarırsa iddiayı o kazanmış olur.

 

Aşşık:Koyunlardan çıkarılan aşşık kemikleri ile oynanır.Büyük aşşıklar enek olarak seçilir.Ortası oyulur,ağır olması ve hedefi iyi vurması için oyulan yerlere kurşun akıtılır.Pütürlü bir taşa sürtülerek inceltilir,bazen de boyanır.

 

Oynanışı:Oyuncular aşşıkları yan yana dizerler.Ebe eneğini karşıya atar, diğer oyuncular da atarlar.Eneği en uzakta olan, karşıda dizili aşşıklara ilk atma hakkına sahiptir. “Döğdük eneğimin aşşığına”diyerek eneğini atar.Aşşıklar vurulursa, daha önce tesbit edilen uzaklığa kadar gitmesi gereklidir.Karşıya atılan enek dik durursa buna “Mir durdu” denilir. Mir durmayı başaran oyuncu, eneği ne kadar uzaklıkta olursa olsun, dizili aşşıklara ilk atış yapma hakkına sahiptir. Oyun böyle sürüp giderken , daha büyük çocuklar, oyunda dizili aşşıkları alıp kaçarlar.Buna “çörleme” denilir.

 

Billi:Billi 10-15 cm. uzunluğunda bir ağaç parçasıdır.60-70 cm. uzunluğundaki düzgün bir dal parçasının yardımıyla oynanır.

 

Billi oyunu üç çeşittir:

I) Düz billi 2)Yan billi 3)Gömmeli billi

 

Düz Billi:Karşılıklı iki kişi tarafından oynanır.Küçük bir çukur kazılır, billi, bu çukurun üzerine konur.Billinin her iki ucu kalem gibi açılır.Oyuncu, sopanın ucuna sokup, billiyi mümkün olduğu kadar uzağa fırlatmaya çalışır.Karşıdaki oyuncu billiyi düştüğü yerden alır.Billiyi ya çukura, ya da çukurun etrafına kazılmış dairenin içine atması gereklidir.Billi çukurun uzağına düşerse,billiyi atan oyuncu,billinin kenarına vurur.Bu vurma esnasında şu tekerlemeyi söyler:Gınifi,gındalifi, hazıra hök, çamura çök.Bu işlemi, ve tekerlemeyi üç defa söyler.Billiyi ne kadar uzaklaştırdı ise, çukurla billi arasını, elindeki sopanın uzunluğu ile ölçer. En fazla sayı alan oyunu kazanır.Eğer karşı oyuncu, billi atanın billisini havada kaparsa , onun bütün sayıların alır.

 

Yan Billi:İki gurup halinde oynanır. Çukurun üzerindeki billiye, oyuncu sopa ile vurur.Üç kere ıskalarsa onun yerine kendi grubundaki diğer bir oyuncu geçer.Karşı oyuncunun, billiyi düştüğü yerden alıp, atarak ,billi çukuruna ya da çukurun kenarına çizilmiş daireye sokması gerekir.Billiyi atan oyuncunun da, atılan billiyi elindeki değnekle havada karşılayıp mümkün olduğu kadar uzağa fırlatması gereklidir.Billi ile çukur arasındaki uzaklık , sopanını uzunluğu ile ölçülür.10,1000,150 gibi rakamlar belirgin rakamlardır.Mesela :Yüzellim sandıkta denildiği zaman bu sayı 162 demektir.Bir tarafın oyuncuları yanıp bitince, diğer grup ebe olur.Düz billide olduğu gibi,billi havada kapılırsa hem yer değiştirir, hem de grubun aldığı bütün sayılar sıfıra inmiş olur. Bazen de , ebe grubunun uzaklaştırdığı billiyi rakip oyuncu çukurla billi arasını üç adım atmak suretiyle alırsa oyunu kazanmış olur.

 

Gömmeli Billi:Oyuncular birer daire çizerek ortalarında dururlar.Bir kişi ebe olur.Ebe içinde ayrı bir daire çizilir.Seçilen oyuncu ebenin attığı billiyi mümkün olduğu kadar uzağa çeker. Diğer oyuncular, ebenin billiyi düştüğü yerden alıp gelme müddeti içerisinde, ebenin çukurunu ellerindeki billi sopalarıyla kazarlar. Ebe, kendi dairesinde geç kalan birinin dairesine billiyi bırakırsa, o kişi ebe olur.çukuru en fazla kazılan kişi oyunu kaybetmiştir.Dolayısıyla kazılan çukur genişletilerek,oyunu kaybeden kişi kendi çukuruna gömülür.

 

Çanak –Çömlek:İki grup halinde oynanır.Sokaktan toplanan,ortalama avuç içi kadar büyüklükteki çanak çömlek parçaları ebe seçilen gurup tarafından üst üste konur. Diğer gurup da belirlenen aralıktan ellerindeki bir top vasıtasıyla üst üste yığılmış bu çanak çömlek parçalarını vurmaya çalışır.Vuramazsa, ebe değişikliği olur.Çanakları topla yıkan grup,hemen koşup, yıkılmaması şartıyla etrafa dağılan çanak çömlek parçalarını üst üste koymaya çalışır. Ebe gurup çanakları yıkan topu en kısa mesafede yakalayıp, çanakları üst üste koymaya çalışanları vurması gereklidir.Birinci gurup vurulmadan çanakları üst üste koymayı başarırsa, bir oyun kazınmış olur.

 

Manevera:Bilhassa yaz mevsimi gecelerinde oynanan bir oyundur.Oyun,çeviklik ve gözü açıklık gerektirir.Ebe grubunun seçimi için, iki tarafı düz bir taşın bir yüzüne tükürür.Taş atlır kuru tarafı bulan kazanır,diğer taraf ebe olmuş sayılır.Ebe olan grup, saklanan gurup, zaman zaman ıslık çalarak yerini ebe guruba belli etmeye çalışır.daha sonra ise, yerlerini değiştirerek başka yere saklanırlar.Saklanan guruptan bir kişi bulunca diğer gurup üyeleri bulunmuş sayılır.Böylece diğer gurup saklanma hakkına sahip olur.

Bu oyun, bazı tatsız ve yorucu şakaları da bünyesinde taşır.

Öyle ki saklanan gurup,ebe gurubunun sahtekarlığı neticesinde aranmıyarak bir gece byu boşuna ebelerin kendilerini bulmalarını beklerler.

Geçmiş devirlerde böyle bir oyun sırasırda, iki saatlik köylerinden saklanmak için Karaman’a kadar gelen bir gurup, sabaha kadar bu yerde kalarak , ertesi gün köye haber gönderip, ebe gurubunun kendilerini mutlaka bulmasını, yoksa oyunu bozup köye geri döneceklerini bildirmelerine sebep olmuştur.

 

Pancarım Sökme:Oyun oynayacak çocuklar arka arkaya sıraların ve birbirlerinin bellerinden sıkıca tutarlar.Ebe olan çocuk, en arka sıradaki çocuğun elini, diğerinin belinden çekmeye uğraşır ve bu oyun , en son çocuğa kadar sürüp gider.

 

GENÇLER ARASINDA OYNANAN OYUNLAR


Uzun kış gecelerinde, gençler arasında, haftanın belirle günlerinde eğlenceler tertip edilirdi.Bu eğlenceler gurupta bulunan kişilerin evlerinde yapılırdı.Buna SIRA ismi verilirdi.Bu eğlencelerde oynayan oyunların hepsi dayak atma ve aldatmaca üzerine kurulurdu.

 

Hoca:Oyuna katılanlar, hoca ve üç talebeden ibarettir.Hocaya bir kavuk giydirilir,kavuğun ortasına bir tas konur.İlk konuşmayı hoca alır:

-------Şam’dan geliyorum.Gayem üç öğrenciye ders vermektir.

Hemen hocaya üç öğrenci bulunur.Hoca ders vermeye başlar:

-------Ayak bütün,baş bütün hocanındır.Bütün öğrenciler bunu tekrarlar.Hoca öğrencilerden izin ister:

-------Benim hanım hastalanmış, onun için fazla kalamıyacağım.Beni unutmamanız için sizlere birer hatıra vermek istiyorum.

Birinci öğrenciye tesbihini verir, ikinci öğrenciye bastonunu verir, üçüncü öğrenciye dönerek,

-------Evladım sana verecek bir şeyim kalmadı,Onun için şu kavuğumu sana hatıra olarak veriyorum der ve kavuğunu çıkarır, su dolu tası oyunu bilmeyen üçüncü öğrencinin üzerine döker.

 

Külah Oyunu:Oyunu oynayacak her kişi kağıttan birer külah yaparak başlarına geçirirler.Bir tepsinin üzerine gaz ve karışımı yapılır.Oyuncular,kağıttan külah başlıklarıyla tepsinin üzerine eğilirler.Bu sırada bir kişi tepsinin üzerindeki karışımı kibritle tutuşturur.Külahı yanan kişinin hemen kaçması gerekir.Kaçmayanlar oyunu seyredenler tarafından döğülürler.

 

Yağcı:Oyunu bilen biri kişi yağ satıcısı olarak seçilir.Oyunu hiç bilmeyen biri de yağ tuluğu olarak seçilir.Yağ satıcısı elinde bastonu, beli bükük olarak odaya girer.Muhtar kuruluna gelerek yağ satışı için izin ister.İzin verilir.Satıcı yağını getirmek için odadan çıkar.Bir müddet sonra odaya yağ tulumu rolündeki genci sırtına sıkıca iplerle bağlamış olarak girer.Yağ tulumunun ağzı bir bezle sıkıca bağlanmıştır.Muhtar kurulu yağı kontrol eder.Satış başlar.Önce muhtara,yağı alması için teklif gelir.Muhtar elindeki iğneyi yağ tulumuna batırır,sonra sıra ile herkes ellerindeki iğneyi tuluma batırırlar.Yağ tuluğu sıkı sıkı bağlı olduğu için kımıldayamaz ve bağıramaz.

 

Berber:Oyunu bilen bir kişi, ben berberim der ve köy muhtarından iş ister.Muhtar , iş isteyen kişiye çalışma müsadesi verir.Sonra,masa yapabilmek için tahta ister.Muhtar da oyunu bilmeyen iki kişiyi tahta diye verir.Oyuncu berber, iki gencin ayaklarını ve kollarını gergin şekilde bağlar, boş kalan yerlerine çeşitli eşyalar doldurur.İkisini de bir masa teşkil edecek bir biçime getirir.Berber bir çanta içinden aletlerini çıkarır.Bunlar sopa,kaşık,kova,kömür tozu, çamur, fırça gibi eşyalardır.Berber masaya oturur,kaşık ile birinin yüzüne çamur sürer, diğerinin yüzüne de fırça ile kömür tozu sürer, sonra satır ile traş eder.Yüzlerine tükürür.Böylece yüzlerine kolonya sürmüş olur.Traş da bitmiş olur.

 

Yıldız Seyretme:Yıldızlı havalarda oynanır.Bu oyunu bilmeyen bir kişi seçilir.Bütün oyuncular dışarıya çıkarlar.Acemi oyuncuya, bir çeketin kolundan yıldızlara baktırılır.Sonucu bilmeyen oyuncu yıldızlara baka dursun,ceketin kolundan dökülen bir kova su, her tarafını ıslatır.

 

Karı Koca:Yine acemi bir oyuncu seçilir.Bu oyuncuyla birlikte oyunu iyi bilen bir kişi yorganın altına girerler.Yüzleri tamamen örtülüdür.Bu iki kişiye dışarda seçilen iki kişi turayla vuracaktır.Vuranın bilinmesiyle ebeler değişecektir Gerçekte tura hep acemi oyuncuya vurulur Usta oyuncu ise vurulmuş gibi sesler çıkarır. Aslında acemi oyuncuya turayı vuran yanındaki eşidir. Bunu öylesine ustalıkla yapar ki, acemi oyuncu zıllıyıncaya kadar dayak yemiş olur.

 

Yumurta Oyunu:Oyunu bilmeyen bir kişi seçilir,başka bir kişi de ebe olur. Acemi oyuncunun şapkasının içine bir yumurta saklanır.Ebe bu sırada dışarıda beklemektedir.Önceden nereye saklandığını bildiği yumurtayı bulacaktır.Ebe içeri girer,şüpheyi çekmemek için,yumurtayı sahiden arar gibi yapar.Birden acemi oyuncunun şapkasının üstüne şiddetle vurur.Oyunu bilmeyen acemi oyuncu böylelikle yumurta ile yıkanmış olur.

 

Höllük Oyunu:İkiden fazla kişi ile oynanır.Oyuncularda el büyüklüğünde yassı taş vardır. Ön tarafa da yumurta höllük adı verilen bir taş dikilir Gaye belirli bir izden höllüğü uzaklara götürmektir. Bu iş de eldeki taşların ustaca höllüğe fırlatılması ile olur. Höllüğü vuran kişi höllüğün gittiği mesafeyi ayakla sayar. Her ayak atışta şu tekerleme sıra ile söylenir:

 

Nanaç, bibiç, kırküç, kırkdört, kırkbeş, kırksekiz, kırkdokuz, elli, belli, süllü sülüman, ardavut, kelanavut, savt, savt bir, sav iki, savt on, dala dedimi oyunu kazanmış olur.

 

Bu tekerleme Kazım Kara Bekir Nahiyesinde şöyledir:

 

Naldırnaç,gıldırgaç,kırüç............... diğer şekiller aynıdır

 

Yüksüklü:İki gurup tarafından oynanır.Ebe olan gurup 10 tane ceviz kabuğunu yere sıralar.Birinin içine de gizlice bir üzüm tanesini saklar.Karşı gurup bu üzümü bulacaktır.Bulduktan sonra saklama işi diğer guruba geçer.

 

Eğer üzüm birinci kaldırışta bulunursa geri kalan cevizlerin sayısı cevizi bulan gurubun aleyhine yazılır.İkinci kaldırışta bulunursa,part ifade eder ve geri kalan cevizler çift sayılarak gurubun aleyhine yazılır. Oyunda mühim olan, üzümü son kaldırışta bulmaktır.

 

Benim Gibi Ol:Ebe olan oyuncu dışarıdan çorabının teki çıkmış,ceketini ters çevirip tek kolunu giymiş, pantolonunun tek bacağını giymiş bir şekilde elinde tura içeri girer ve”Benim gibi ol” diyerek içerdekileri dövmeye başlar.Ebe gibi olununcaya kadar bu dövme işlemi sürer.

 

Sanatkar Oyunu:Oyuna odada bulunan herkes katılır.İçlerinden bir ebe,bir de ebe yardımcısı seçilir.ebe ile yardımcısı dışarıya çıkarlar.ebe dışarda,marangoz,demirci,terzi,vs.gibi bir sanat ve seçtigi bu sanat dalının bır alatini seçer.yardımcısı ile birlikte içeri girerler.yardımcı:

----benim oglum filan sanatı seçti,ona ne lazım ?diyerek bütün kişilere sorar.maksat dışarda ebeninseçtigi aletin bulunmasıdır.alet söleninceye kadar,bazı taraflarda da oyuna katılanlar dövülür.aleti söyleyen ebe olur.

 

Bağlanma:oyuna katılan iki kişidir.diğerleri seyircidir.oyuna,bir bilenle,bir acemi katılır.birer metreden iki adet ip,oyun aletidir.bu ipler oyuna katılan iki kişinin ellerine çapraz olarak bağlanır.istenen şey,çapraz olarak bağlanan bu ipten çıkarılmasıdır.çok basit olan bu iş, oyunu bilmeyenin acemiliğjyle karmaşık bir hale döner.çaprazı sökmek için çeşitli hareketlere başvuran oyuncular seyrenleri kahkahalara boğarlar.

 

Sakar Hasan:3-5 kişi arka arkaya,birbirinin ayak tabanına her hecede vurarak şu tekerlemeyi söylerler:

 

Sakaryalı sakar hasan

Şapka yapar satar hasan

Şapkayapar satamazsa
şehriye çorbası içer hasan

Oyunda mühim olan tekerlemeyi düz olarak söylemektir.


Şehrin Kültürü etiketleri
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000