Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

İstanbul
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

İstanbul şehri tanıtım portalı

İstanbul ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. İstanbul otelleri, İstanbul turizm aktiviteleri, İstanbul hakkında güncel haberler,İstanbul fotoğrafları, İstanbul yemekleri, İstanbul şehrindeki kültürel etkinlikleri ve İstanbul şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Bayburt yakınlarındaki bir köyde bulunan türbenin Dede Korkut’a ait olduğunun
Rehberlik | Istanbul Rehberleri
 

İstanbul Tarihi Çeşmeleri

III. Ahmet Çeşmesi

 

Üsküdar Meydanı’nda iskelenin karşısında bulunan Sultan III. Ahmet Çeşmesi, 1728 yılında boğazdan gelip geçen yolcuların ihtiyaçlarını görmesi amacıyla, deniz kenarına inşa edilmiş; bugünkü yerine meydan düzenleme çalışmaları sırasında taşınmıştır.

Som mermerden olan III. Ahmet Çeşmesi’nin, III. Ahmet ve Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın birlikte hazırladıkları kitabesi; III. Ahmet’in celi sülüsüyle yazılmış, çeşmenin üzerindeki beyitler dönemin ünlü şairlerinden Nedim, Şakir ve Rahmi tarafından kaleme alınmıştır. S ve C kıvrımların ve bezemelerin bir hayli güçlü olduğu çeşmede, çokgen gövde belli bir yükseklikten sonra kare prizmaya dönüşmekte; çeşmenin çokgen prizma gövdesindeki nişlerin üzerindeki rozetler, çeşmeye farklı bir hava katmaktadır. Çeşmenin Cephe tasarımında kullanılmış vazolardaki lale, gül ve krizantem işlemeler, çeşmedeki sanatsal işçiliğin güzel örnekleri arasında gösterilebilir. Ayrıca; mukarnas, sivri kemer ve palmet gibi çeşmenin diğer mimari güzellikleri çeşmeye göz alıcı bir estetik katmıştır.

Bugün Üsküdar’ın en işlek caddelerinden olan Hâkimiyeti Milliye ve Paşalimanı Caddesi’nin kesiştiği kavşakta kalan çeşme, İstanbul en güzel çeşmelerinden biridir. 

 

Alman Çeşmesi

Sultan Ahmet Meydanı’nda, I. Ahmet Türbesi’nin karşısında konumlandırılmış olan Alman Çeşmesi; Alman İmparatoru II. Wilhelm’in  ikinci İstanbul ziyareti anısına bina edilmiş;çeşmenin planı Mimar Spitta tarafından çizilmiş ve çeşme, Mimar Schoele başta olmak üzere Carlitzik ve Joseph Antony’nin de içinde bulunduğu mimari ekiple şekillendirilmiştir. 

27 Ocak 1901 yılında II. Wilhelm’in doğum gününde açılışı yapılan, neorönesans tarzda sekizgen plan üzerine kubbeli olarak inşa edilen çeşme; Almanya’da hazırlanmış ve parçalar halinde İstanbul’a taşınarak Sultan Ahmet Meydanı’ndaki yerini almıştır. Yeşil renkli somaki taşından sekiz kolon üzerine oturtulmuş kubbenin içi mozaiklerle kaplıdır ve kubbe eteğinde sekiz madalyon bulunur. Bu madalyonlara II. Amdülhamid tuğrası ve II. Wilhelm’in insiyalleri işlenmiştir. 

Köklü Türk ve Alman dostluğunun güzel bir eseri olan Sultan Ahmet Meydanı’ndaki çeşmenin kolonları arasındaki kemerler, çeşmenin sanatsal değerini artıran öğeler olmuştur.

 

Ayşe Sultan Çeşmesi

Üsküdar’da İmrahor Caddesi üzerinde ve İmrahor Camii karşısında yer alan Ayşe Sultan Çeşmesi; III. Murad’ın kızı Ayşe Sultan tarafından 1598 yılında inşa ettirilmiş, Çeşmenin celi sülüs hatla kaleme alınmış tek beyitlik tarihi kitabesini süsleyen; “Zülâl-i çeşme-i aynü’l-hayat 1007”  kelamı ise çeşmenin alınlığına yerleştirilmiştir. 

Klasik Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yapının en göz alıcı öğesi; kırmızı ve beyazın uyum içinde kullanıldığı aynalı kemerdir. Palmetli rozetlerle süslenen bu kemer; ince silmelerle kademelendirilerek, yapıdaki estetik görüntü güçlendirilmiştir. Dönemin bitkisel motiflerinin de kullanıldığı tek cepheli bu güzide Osmanlı çeşmesi; 1940 yılına kadar aktif olarak kullanılmış ve sonraki dönemlerde ise çeşmenin suyu şehir şebekesinden verilmeye başlanmıştır.

 

III. Ahmet Sebili ve Çeşmesi

III. Ahmet tarafından, 1728 yılında Bizans zamanından kalma Perayton adlı Bizans çeşmesi yerine bina edilen bu tarihi İstanbul çeşmesi; kentin en ihtişamlı çeşmelerinden biri olma vasfına sahiptir. Çeşme, Topkapı Sarayı’nın Bab-ı Hümayun kapısının baktığı Ayasofya Meydanı’nın merkezine konumlandırıldığından, meydana hâkim bir görünüm kazanmıştır. 

Merkezinde sekizgen prizma gövdeli su haznesi bulunan yapı; su haznesinin köşelerine yerleştirilen sebiller ve cephelerdeki çeşmelerden müteşekkildir. İki basamakla çıkılan bir zemin üzerine oturtulmuş olan ana kütle; bitkisel motifler, bezemeler, mukarnas ve palmet gibi mimari işlemelerle estetik bir görünüm kazanmış; bu estetik görünüm, niş ve bordürlerle desteklenmiştir. Ayrıca, madalyon içine alınmış “Maşallah” yazısı ve uzun vazolar içerisine yerleştirilmiş çiçek motifleri de görülmeye değer sanatsal çizgiler taşımaktadır. Çeşmenin tavan örtüsünü meydana getiren kurşun kaplamalı ahşap çatı, dışa doğru genişletilerek çeşmenin ana kütlesi güneş ışığı ve diğer çevresel zararlara karşı korunmuş; çeşmenin üzerindeki küçük kubbeciklerle ve ahşap saçaklardaki süslemelerle çatı sıradanlıktan sıyrılıp sanatsal bir değer kazanmıştır.

Çeşmenin ta’lik hatla yazılan kasidesi, Kayseri ve Halep kadısı olan şair Seyyid Hüseyin Vehbi bin Ahmed ait olup; “Aç besmeleyle iç suyu Han Ahmet’e eyle dua” diye biten kasidenin son beytini III. Ahmet’in söylediği rivayet edilmektedir ve kasidenin sonunda sultanın imzası yerleştirilmiştir.

Osmanlı mimarisinin batı tesiri altında gelişen son dönemlerinde inşa edilen ve klasik mimariden baroğa yönelişi gösteren bu anıtsal çeşme, İstanbul’u ziyarete gelip çeşmeyi görme fırsatı yakalayan turistleri 18.yy.a doğru bir zaman yolculuğuna davet ediyor.

 

Tophane Meydan Çeşmesi

1732 yılında I. Mahmut tarafından yaptırılmış olan Tophane Meydan Çeşmesi; Beyoğlu İlçesi, Tophane semtinde, Necati Bey ve Tophane İskelesi caddelerinin kesiştiği üçgensi meydanın ortasında yükselmektedir. Mimar Mehmet Ağa’nın eseri olan çeşmenin tarihi kitabesi şair Nahifi’ye ait olup; çeşme, Kılıç Ali Paşa Camii ile mimari bir bütünlük arz etmektedir. 

Bezemelerinde klasik tarzdan baroğa yönelişin izlerine rastlanan yapının anıtsal duruşu, bulunduğu mekânın mimari elemanları arasında ön plana çıkan öğelerden biri olmasına yardımcı olmuştur. Istanbul’un kare planlı çeşmeleri arasında, barok izlerini taşıyan geniş saçağı ile Osmanlı klasik dönem mimarisinde kullanılan sivri kemerli nişlerin estetik harmonisi, görülmeye değer mimari şekiller barındırmaktadır.

Tophane Çeşmesi’nin vazo içine işlenmiş çiçek demetlerinden oluşan natüralist motifleri, farklı çizgilere sahip natürmort kurgular taşır. Bir geçiş dönemi eseri olan ve dönemin mimari duruşunun en güzel örnekleri arasında gösterilen çeşme; 2006 yılında Sabancı Grubu markası olan Saka Su tarafından restore edilerek Istanbul halkının sunulmuştur. Bu yenileme çalışmalarında çeşmenin zengin süslemeleri, 40 metrekarelik 23 ayar altın varakla zenginleştirilmiş ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş ile Güler Sabancı’nın katılımlarıyla gerçekleştirilen ihtişamlı bir açılış töreniyle çeşmeye yeniden su verilmiştir.


Tophane Meydan Çeşmesi etiketleri
Tophane Meydan Çeşmesi ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000