Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Isparta
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Isparta şehri tanıtım portalı

Isparta ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Isparta otelleri, Isparta turizm aktiviteleri, Isparta hakkında güncel haberler,Isparta fotoğrafları, Isparta yemekleri, Isparta şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Isparta şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Kırşehir Seyfe Gölü’nde 167 su kuşu türünün bulunduğunu ve bu kuşların sayısının 500 000’i aştığını
Rehberlik | Isparta Rehberleri
Uluborlu 3334

İlçenin Tarihçesi Uluborlu İlçesi, tarih boyunca farklı uygarlıkların tesirinde kalmıştır. İlçe sınır komşusu olan Senirkent, Gönen, Atabey ve Keçiborlu ilçe sınırları içindeki l3 höyük üzerinde Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) ve Tunç Çağ (MÖ 3000-1200) dönemlerine ait yerleşimlerin bulunmasına rağmen Uluborlu ilçesi sınırları içinde de bu yerleşimlerden olmaması mümkün değildir. Halk arasında varlığı bilinen höyükler ve kalıntılar olmasına rağmen, buraların arkeolojik araştırmalarla bilimsel anlamda incelenmemiş olması nedeniyle Uluborlu İlçesinin tarih öncesi ve tarihi çağları tam olarak bilinmemektedir. Pisidia bölgesinin kuzey batısında Frigya sınırına yakın kısımda kalan Uluborlu topraklarının da içinde olduğu bölgenin adı Hitit metinlerinde Pitaşşa olarak geçer. Hitit (MÖ l800-1200), Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ 547-334) dönemlerinde bölge sadece siyasal olarak el değiştirmiş, hiçbir zaman tam olarak ele geçirilememiştir. Bölge MÖ 334-323 tarihleri arasında Büyük İskender’in kontrolüne girmiş ve MÖ 323 yılında ölümünden sonra Büyük İskender’in haleflerinden Seleukos ve Lysimakhos arasında yapılan Kurupedion Savaşı (MÖ 281) sonucunda Seleukosların eline geçmiştir. Bu dönemde Uluborlu ilçesi sınırları içinde Apollonia antik kenti kurulmuştur. Kent muhtemelen Seleukos Kralı Seleukos I (MÖ 312-280) tarafından kurulmuş olmalıdır. Şehir Strabon’da Frigya, Ptolomaios’da Pisidia şehri olarak geçer. Kentin eski ismi Stephanus Byzantinus tarafından Mordiaeum veya Margium olarak kaydedilmiştir. Apollonia, Roma İmparatorluk dönemi (MÖ 27-MS 395) sikkeleri üzerinde ve yazıtlarda kendini Likya ve Trakyalıların kolonisi olarak gösterir. Şehrin Roma İmparatorluğu için ne kadar önemli olduğu İmparator Augustus’un ölümünden önce yazdığı vasiyeti “Res geastae Divi Augusti”nin Yunanca metninin parçalarının bulunmasından anlaşılır. Vasiyetin Latince metni ise Pisidia Antiokheia’da (Yalvaç) Propylon’da (Anıtsal Giriş) bulunmuştur. MÖ l88 yılında Roma ordusuna yenilerek, Apameia Barışını imzalayan Seleukoslar Toroslara kadar olan kısımdan çekilmişler ve bölge Romalılar tarafından Bergamalılara bırakılmıştır. MÖ l88-133 yılları arasında Bergama Krallığının elinde bulunan bölge, MÖ l30’da Romalılar tarafından ele geçirilerek, MÖ 102-49 yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış, daha sonra Asia Eyaletine bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntasın kontrolüne giren bölge MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış, daha sonra Galatia eyaleti içine alınmıştır Apollonia Roma İmparatorluğunun MS 395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) sınırları içinde kalmıştır. Şehrin adı geç devirlerde “Sozopolis” olarak değiştirilmiştir. Türkler, Malazgirt Muharebesinden sonra Batı Anadolu’nun birçok kısmını ele geçirdiler. Uluborlu 1074 yılında Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından Anadolu’nun fethinde görevlendirilen Süleyman Şah ile Bizans İmparatoru VII. Mihail arasında yapılan anlaşma ile Selçuklu egemenliğine girmiştir. Ancak bu yörelerdeki Selçuklu egemenliği uzun süreli olmamıştır. Bizans’ın güçlü savunması ve Haçlı seferleri sebebiyle Türk egemenliği sağlanamamış, ele geçirilen yerler Bizanslılar’la Selçuklular arasında el değiştirmiştir. II. Kılıç Arslan zamanında ll76 yılında yapılan Miryakefalon Savaşı ardından Uluborlu ve civarı 1182 yılında kesin olarak Selçuklu egemenliğine girmiştir. Türk egemenliğinde Borgulu, Burgulu, Borulu, Uluborlu adını alan Uluborlu önemli bir merkez olmuştur. Çeşitli şehzadeler Uluborlu’da ikamet etmişlerdir. 130l yılında Hamitoğulları Beyliği hakimiyetine giren Uluborlu bu beyliğin başkentliğini yapmıştır. Uluborlu, 1361 yılında Osmanlı topraklarına katılmış, Anadolu Eyaletinin bir kazası olarak yapılanmıştır. I. Sultan Selim devrinde düzenlenen Taksimat-ı Memalik-i Osmaniye’de Hamit ilinin 21 kazasından beşincisi olarak gösterilmektedir. Tanzimat’tan sonraki idari yapılanma içerisinde de Isparta sancağına bağlı kaza statüsü kazanmıştır. 1903 Maarif Salnamesi’ne göre şehirde 26 medrese açıldığı ve 924 öğrencinin okuduğu bilinmektedir. Milli mücadelenin başladığı yıllarda Hafız İbrahim Demiralay’ın talimatıyla Uluborlu’da, Kaymakam Said Bey’in başkanlığında Fakızâde Faik Efendi, Müftü Tahir Efendi, Alemşahzade Vasıf Efendi, Sipahizade Nuri Efendi, Alemşahzade Nuri Efendi, Durakzade İbrahim Efendi, Çıkrıkçızade Hüsnü Efendi, Peştemalcızade Hacı Hakkı, Hacı Emirzade Yakup Efendi, Suhtezade Nazif Efendi, Kucurzade Hacı Tahir Efendi’den oluşan Uluborlu Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Cemiyet, Uluborlu’dan topladığı askerlerin her türlü ihtiyacını ve teçhizatını temin ederek, hatta cep harçlıklarını ve geride kalan ailelerinin bakımını da üslenerek, Batı Cephesine göndererek milli mücadeleye fiilen katılmıştır. Uluborlu Türkiye için rekor teşkil edecek şekilde 220 yedek subayla I. Dünya Savaşına ve Kurtuluş Savaşına katılmıştır. 242 İstiklal madalyası ile Uluborlu Türkiye’de en çok İstiklal Madalyasına sahip olan tek kasabadır. Coğrafi Konum

 

Uluborlu İlçesinin kuzeyinde Dinar, doğusunda Senirkent, güneyinde Atabey, Gönen ve batısında Keçiborlu bulunmaktadır. İlçeye yerleşim önceleri Toros kollarının uzantısı olan Kapı Dağı'nın eteklerinde kurulmuş, 1950 yılından sonra da şimdiki bulunduğu Uluborlu Ovasına taşınılmıştır. Uluborlu'nun güneydoğusunda 2.463 m rakımlı Kapı Dağı ve bunun uzantısı olan Yuvacça Yaylası, güneyde 2.097 m rakımlı Şalgamlık Tepesi, kuzeyinde ise 1.800 m rakımlı Kılıçlayan Dağları bulunmaktadır. Doğusu açık olup, Senirkent Ovasına uzanmaktadır. Güneybatıda bulunan Pupa Çayı, güneydoğudan çıkan Şehir Çayı, güney kısmında bulunan Şalgamlık Deresi, Halkalı Deresi ile doğusunda Su Uçan Şelalesi, Akçay Şelalesi, Değirmen Deresi, batısında İleydağı Çayı Deresi, kuzeyinde Kızıldere ve Dereköy Çayı belli başlı akarsularıdır. Pupa Çayı üzerinde 1977 yılında kurulan Uluborlu Barajı ve 1995 yılında kurulan İleydağı Barajı sulama amaçlı kullanılmaktadırlar. Uluborlu İlçesi, coğrafya olarak Akdeniz Bölgesi'nde bulunmasına rağmen, tam bir Akdeniz iklimi özelliklerini taşımamaktadır. Göller Bölgesi ikliminin karakteristik özelliklerinden olan ilkbaharı kısa, sonbahar ve kışı diğer mevsimlere göre biraz daha uzun olan bir iklim özelliği taşır. Yazları sıcak ve kurak, kış ayları ise soğuk ve yağışlıdır. Kışın en soğuk günlerin ortalaması (-15 0C) ve yazın en sıcak günlerin ortalaması (+31 0C) derece olduğu tespit edilmiştir. Yağışlar en çok ilkbahar ayları başında ve sonbahar aylarında yağmakta olup, yağışlar ekseriyetle batı ve güney kesiminden gelmektedir.