Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Isparta
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Isparta şehri tanıtım portalı

Isparta ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Isparta otelleri, Isparta turizm aktiviteleri, Isparta hakkında güncel haberler,Isparta fotoğrafları, Isparta yemekleri, Isparta şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Isparta şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Diyarbakır’da ki ilk yerleşmelerin M.Ö 9000 yılına dek uzandığını
Rehberlik | Isparta Rehberleri
Merkez 3324

İlçenin Tarihi Eğirdir Gölü’nün güneybatısında kalan Isparta Merkez İlçe, tarih içinde çeşitli medeniyetlerin etkisinde kalmıştır. İlçe sınırları içinde tespit edilebilmiş en eski buluntular Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) döneme ait yerleşimin bulunduğu Aliköy Höyük (Aliköy), Kanlı Höyük (Aliköy), Kızıl Höyük (Kuleönü), Yuğ ve Karayuğ Höyük (Bozanönü), İncirli Höyük’de (Gölbaşı); Tunç Çağ (MÖ 3000-1200) malzemeleri ise adı sayılan yerleşimlerin de üzerinde olduğu Üniversite Höyük (Çünür mah), Ortayol Höyük (Aliköy), Findos Höyük’de (Büyükgökçeli) tespit edilmiştir. Hitit dönemi (MÖ l800-l200) metinlerinde bugünkü Isparta İli topraklarının da içinde bulunduğu bölgenin adı Pitaşşa olarak geçer. Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ 547-334) dönemlerinde bölge sadece siyasal olarak el değiştirmiş, hiçbir zaman tam olarak ele geçirilememiştir. Bölge MÖ 334 tarihinde Büyük İskender’in kontrolüne girmiş ve MÖ 323 yılında ölümüne kadar Makedonyalı sülaleye bağlı kalmış, daha sonra Büyük İskender’in haleflerinden Seleukos ve Lysimakhos arasında yapılan Kurupedion Savaşı (MÖ 281) ile Seleukosların eline geçmiştir. MÖ l88 yılında Roma ordusuna yenilerek Apameia barışını imzalayan Seleukoslar Toroslara kadar olan kısımdan çekilmişler ve bölge Romalılar tarafından Bergamalılara bırakılmıştır. MÖ l88-133 yılları arasında Bergama Krallığının elinde bulunan bölge, MÖ l30 yılında Romalılar tarafından ele geçirilmiştir. Bugünkü Isparta’nın yerinde ya da yakınlarında İlkçağda Baris adlı bir kentin olduğu ve Isparta adının da buradan geldiği ileri sürülmektedir. Isparta İli ve civarında bugüne kadar yapılan araştırmalarda herhangi bir kent kalıntısının olmadığı görülmüştür. 1948 yılında L. Robert bulduğu bir yazıtla Baris antik kentinin Keçiborlu-Kılıç kasabası yakınında Fari’de olduğunu belirtmiştir. Isparta adının kökeniyle ilgili diğer bir görüşte ise, Polybios’da (V.72) bir metinde geçen Saporda adı üzerinde durulmaktadır. XIV. yüzyıl Arap kaynaklarında ilin bugün bulunduğu yöre Saparta olarak anılmakta ve Isparta adının da Saborta isminin değişmiş hali olduğu kabul edilmekteir. Güneyce ve Çukurca köyleri arasında, Güneyce Köyüne 5 km uzaklıkta bulunan Kapıkaya Kalıntılarının adı ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kentin adı bilinen fakat tespit edilemeyen Sandallion, Minassos, Tityassos gibi kentlerden birisi olduğu düşünülmektedir. Şehir Hellenistik dönemde kurulmuş olmalıdır. Eğimli arazide yer alan kentin güney tarafı surla çevrili, kuzey tarafında ise yüksek bir kayalık bulunmaktadır. Kente girişte iki yandaki kayalara Sagalassos'da (Ağlasun) olduğu gibi nişler oyularak ostotekler (külkabı) yapılmıştır. Kentin doğu ve batı yamacında teraslar oluşturularak yapılar yerleştirilmiştir. Güneydeki geniş düzlükte beş sıra oturma basamaklı at nalı biçimli toplantı alanı, doğusunda işlevi belli olmayan kentin en büyük binası, Tapınak olabilecek bir yapı ve haç planlı bir şapel ve kentin güneybatısında antik basamaklarla ulaşılan doğal bir mağara bulunur. Mağara muhtemelen bir kutsal alan olmalıdır Bölge MÖ 102-49 yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış, daha sonra Asia Eyaletine bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntasın kontrolüne giren bölge MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış, daha sonra Galatia eyaleti içine alınmıştır. Bölge Roma imparatorluğunun MS 395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) sınırları içinde kalmıştır. Türkler, Malazgirt Savaşı’ndan sonra Batı Anadolu’nun birçok kısmını ele geçirmişler, ancak bu yörelerdeki Selçuklu egemenliği, gerek Bizans’ın güçlü savunması, gerek Haçlı seferleri sebebiyle uzun süreli olmamıştır. Ele geçirilen yerler Bizanslılar’la Selçuklular arasında el değiştirmiş, II. Kılıç Arslan zamanında (ll56-1192) yoğunlaşan savaşlar ll76 yılında yapılan Miryakefalon zaferiyle dönüm noktasına ulaşmıştır. Bu zaferden sonra, Uluborlu’nun 1182 yılında fethinden önce Eğirdir Gölü’nün güneyi hariç üç tarafındaki Yalvaç, Ş.Karaağaç, Gelendost, Senirkent ve Keçiborlu Türk hakimiyetine girmiştir. Isparta’da ise kesin Türk hakimiyeti 1204 yılından sonra III. Kılıç Arslanın saltanatı sırasında kurulmuştur. Isparta’nın fethedilmesi arkasından, Atabey, Eğirdir ve Sütçüler de Türk hakimiyetine girmiştir. II. Keyhüsrev döneminde (l237-1246) başlayan Moğol akınları giderek Anadolu Selçuklu devletini çökertmiş ve Isparta, 1301 yılında kurulan Hamitoğulları Beyliği hakimiyetine girmiştir. İlyas Beyin oğlu Kemaleddin Hüseyin Bey 1380 yılında Osmanlı Padişahı I. Murat ile yaptığı anlaşma sonucunda 80.000 altın karşılığında Isparta ve havalisini Osmanlı egemenliğine bırakmıştır. Isparta Osmanlı topraklarına merkezi Kütahya olan Anadolu eyaletinin bir sancağı olarak katılmıştır. Zaman zaman Osmanlılar ve Karamanoğulları arasında el değiştiren Hamideli Sancağı II. Murat (1421-1451) döneminde kesin olarak Osmanlı Devletinin eline geçmiştir.