Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Isparta
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Isparta şehri tanıtım portalı

Isparta ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Isparta otelleri, Isparta turizm aktiviteleri, Isparta hakkında güncel haberler,Isparta fotoğrafları, Isparta yemekleri, Isparta şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Isparta şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Kars Türkiye’nin en soğuk yerlerinden birisi iken,komşusu Iğdır’ın oldukça ılıman bir iklime sahip olduğunu
Rehberlik | Isparta Rehberleri
 

Isparta Ören Yerleri

ISPARTA MERKEZ

 

Baris-Fari

 

Modern Isparta yerinde olduğu kabul edilen kalıntılar hemen hemen yok gibidir. Cestrus (Aksu) ırmağını besleyen kaynakların başında olduğu bilinen Baris'in bugünkü Isparta adının da kaynağı olduğu düşünülmektedir. 1948 yılında L. Robert bu antik kentin Keçiborlu-Kılıç Kasabası yakınında Fari'de olduğunu göstermiştir. Helenistik çağdan itibaren sikke basan kent, Roma dönemisonuna kadar para basmaya devam etmiştir. Isparta adının geldiği köken için düşünülen diğer bir görüşte ise, Polybios’da (V.72) bir metinde geçen Sporda adı üzerinde durulmaktadır. XIV yüzyıl Arap kaynaklarında ilin bugün bulunduğu yöre Saparta olarak anılmakta ve Isparta adının da Saborta isminin değişmiş hali olduğu düşünülmektedir.Isparta merkezinde Karaağaç Mahallesinde de Bizans dönemi kalıntılarının olduğu bilinmektedir.

 

Kapıkaya Harabesi

 

Isparta ili, merkez ilçeye bağlı, Güneyce ve Çukurca köyleri arasında Güneyce Köyüne 5 km. uzaklıktadır. Kentin adı ve kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

 

Kentin adı bilinen fakat tespit edilemeyen Sandallion, Minassos, Tityassos gibi kentlerden birisi olduğu düşünülmektedir. Şehir Helenistik dönemde kurulmuştur. Eğimli arazide yeralan kentin güney tarafı surla çevrili, kuzey tarafında ise yüksek bir kayalık bulunmaktadır. Kente girişte iki yandaki kayalara Sagalassos'da olduğu gibi nişler oyularak ostotekler (külkabı) yapılmıştır. Kentin doğu ve batı yamacında teraslar oluşturularak yapılar yerleştirilmiştir. Güneydeki geniş düzlükte 5 sıra oturma basamaklı at nalı biçimli toplantı alanı, doğusunda işlevi belli olmayan kentin en büyük binası bulunur.

Tapınak olabilecek bir yapı ve haç planlı bir şapel yeralır. Kentte lahit mezar ve kapak üzerine mezar sahibinin işlendiği iki adet lahit kapağı ve heykeller yeralmaktadır. Heykeller Isparta müzesine nakledilmiştir. Kentin güneybatısında antik basamaklarla ulaşılan doğal bir mağara bulunur. Mağara muhtemelen bir kutsal alan olmalıdır.

 

İncirlikaya Oda Mezarları

 

Merkez İlçeye bağlı Gölbaşı köyü yakınında bulunan kaya mezarları zemin kodunun altında kayaya oyulmuşlardır. Mezarlara giriş kısmı kapılıdır. Mezarların tavanları tonozlu yada iki yana eğimlidir. Mezar içinde üzerine ölünün yatırılacağı klineler bulunmaktadır.

 

AKSU

 

Timbriada Ve Zindan Mağarası Kutsal Alanı

 

Aksu İlçesi Mirahor Mahallesinin kuzeyindeki Asar tepenin güney eteklerinde bulunan kentten ilk kez Strabon bahsetmiştir. W.M. Ramsey gördüğü bir yazıtta şehrin adını okumuş ve Timbriada'nın yerini kesinleştirmiştir. Ayrıca Apollonia (Uluborlu) ile Timbriada arasındaki sınır çatışmasını anlatan ikinci bir yazıt da bulunmuştur.

 

Küçük bir kent olan Timbriada Eurymedon (Köprüçay) kaynakları yakınındadır. Kentin Zindan Mağarası önünde bir açıkhava tapınağı bulunmaktadır. Açıkhava tapınağı mağaranın önünden alt kısımdaki dere yatağına kadar basamaklı inşaedilmiştir. Kutsal alanın önüne Roma dönemi tonozlu bir köprü yapılarak kutsal alan ile güneyindeki mezarlık birbirine bağlanmıştır. Mağara girişinde mozaikte ve köprünün kilit taşı üzerinde Eurymedon'un kabartması yeralır.

 

Antik çağda mağara ağzının sağında ana kayaya oyulmuş niş içinde duran Eurymedon Tanrısının insan ölçülerindeki heykeli bugün Isparta Müzesinde sergilenmektedir.

Antik kent Roma İmparatoru Hadrianus (M.S. 117-138) dan İmparator Severus Alexander'e (M.S. 222-235) kadar para basmıştır.

 

Tynada

 

Aksu İlçesi, Terziler Köyü yakınında Asar Tepe mevkiindedir. Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte Hellenistik dönem tapınak ve işlevi belirsiz bina kalıntıları mevcuttur.

 

Senitli Yaylası

 

Aksu İlçesinin 15 km. Kuzeybatısında yeralan kalıntıların adı ve kuruluş tarihi bilinmemektedir. Birbirine yakın büyük ve küçük 2 tepe üzerinde yeralan kalıntılar geniş yer kaplamaz. Tepelerin güneybatısında geniş bir nekrapol (mezarlık) alanı bulunmaktadır. Tepe üzerindeki yapılar fazlaca tahrip olmuştur. Tepe çevresinde dağınık halde mimari bloklar, heykel kaideleri, mezar stelleri bulunmaktadır. Sözkonusu saha Pisidia mezar taşlarının Timbriada ve Sofulardan sonra çıktığı en önemli yerdir.

 

ATABEY

 

Agrae

 

Atabey ilçe merkezinde yeralan Agrae kenti modern ilçe merkezi altında kalmıştır. Birkaç mimari parça dışında kentten herhangi bir kalıntı yoktur. İlçe merkezinin kuzeybatısında Kapıcak Köyü yakınında Parlais (Barla) ve Prostanna (Eğirdir) şehirlerinin sınırlarını belirleyen bir sınır yazıtı bulunmaktadır. Agrae Bizans döneminde Seleukeia ile birlikte bir piskoposluk merkezidir.

 

 

Kapıcak Köyü içinde Kelian isimli bir yerleşme tespit edilmiştir. Kalıntıların mevcut durumuna göre küçük bir yerleşme olan Kelian antik çağda Seleukeia (Bayat) veya Agrae (Atabey)'in bir köyü olmalıdır.

 

Göndürle 1 Höyük Mezarlığı

 

İlimiz sınırları içinde Atabey ilçesi, Harmanören (Göndürle) köyü yakınındaki Göndürle I Höyük Mezarlığında l989 yılından beri kurtarma kazısı yapılmaktadır. Bu kazı aynı zamanda ilimizde açığa çıkarılan İlk Tunç Çağ mezarlığıdır. Mezarlık alanındaki esas ölü gömme yöntemi küp mezarlar olup İlk Tunç Çağ II ile Orta Tunç Çağ başı arasında (MÖ 2700/2600 – 1900/1800) gömü yapılmıştır. Genellikle doğuya dönük yatırılan küplerin içine, ölen kişiler hoker tarzında bacaklar karına çekik ve bir yana doğru yatırılmışlardır. Küpün ağzı kapaktaşı ya da küçük derin bir çömlekle kapatılarak etrafı moloz taşlarla desteklenmiştir. Ölünün yanına mezar hediyesi olarak; kadın ise bronz yüzük, küpe,bilezik,ağırşak, gaga ağızlı testi vb. kap kacak, erkek ise taş balta, obsidyen (Doğal Cam) kesici, bronz spatula vb metal objelerle gaga ağızlı testiler konulmaktadır. Söz konusu bu mezarlık alanı Erken Tunç Çağ kültürüne ışık tutmaktadır.

 

EĞİRDİR

 

Malos

 

Antik kent, Eğirdir İlçesi, Sarıidris kasabası, Göynücek gediği mevkiinde bir tepe üzerinde yer alır. Kent akropolü Helenistik ve Roma dönemi surlarla çevrilidir. Tepenin doğu yamacında kayaya oyulmuş basamaklı bir toplantı alanı mevcuttur. Küçük bir dağ kenti olan yerde şehrin resmi yapıları tespit edilememiştir. Sur kulelerinden bir tanesi hâla sağlam ve ayaktadır. Şehirdeki Tapınaklardan birisi kentin 1 km kuzeybatısında Kaşerenler Tepesi yakınındadır. Tapınağın doğu duvarı ve kapısı halen ayaktadır. Tapınağın arkasında bir mağara vardır. Kareye yakın planlı tapınağın yan duvarlarının bir kısmı ayaktadır. Bu tapınak da aynı bölgede Aksu Zindan Mağarası önündeki Eurymedon kutsal alanı gibi bir mağara önüne yapılmıştır.

 

Parlais

 

Eğirdir İlçesi Barla Kasabasında bulunan antik kent MÖ I yüzyıldan itibaren para basmıştır. Şehrin kesin yeri konusunda uzun süre görüş birliğine varılamamıştır. L. Robert’in Bedire köyü yakınında bulduğu sınır yazıtıyla Prostanna (Eğirdir) ve Parlais’in (Barla) yeri net olarak tespit edilmiştir. MÖ I yüzyıldan beri sikke basan kentin ne zaman şehir hüviyetine kavuştuğu bilinmemektedir. MÖ 25 yılında İmparator Augustus tarafından Galatia eyaletine dahil edilen şehrin ismi “Colonia Julia Augusta Parlais” olarak değiştirilmiş ve kent bir Roma kolonisine dönüştürülmüştür.Ordu üssü olarak kullanılan kent Pisidia ve komşu İsauria (Konya-Bozkır) halklarını denetim altına almıştır. Şehir Roma İmparatorluk çağında İmparator Marcus Aurelius’dan (MS 161-180) İmparator Caracalla (MS 198-217) dönemine kadar sikke basmıştır. Yüzeyde fazla bir kalıntı yoktur.

 

ULUBORLU

 

Apollonia

 

Uluborlu merkezinde, modern ilçe altında kalmış olan antik kent Seleukos I (MÖ 312-280) tarafından kurulmuştur. Şehir Strabon’da Frigya şehri, Ptolomaios’da Pisidia şehri olarak geçer. Şehrin yeri F.V.J Arundell tarafından 1833 yılında tespit edilmiştir. Kentin eski ismi Stephanus Byzantinus tarafından (Mordiaeum veya Margium) olarak kaydedilmiştir. Apollonia, Roma İmparatorluk çağı sikkeleri üzerinde ve yazıtlarda kendini Likya ve Trakyalıların bir kolonisi olarak gösterir. Şehirde traklara ait iki yazıt ele geçirilmiştir. Muhtemelen bu kolonistler kente Romalılar tarafından yerleştirilmiş ve şehire diğer kolonilerde olduğu gibi farklı bir statü verilmiştir. Apollonia Geç Roma ve Bizans Döneminde de önemini korumuştur. Apollonia İmparatorluk Döneminde İmparator Titus’dan (MS 79-81), Gallienus (MS 260-268) dönemine kadar sikke basmıştır. Şehrin adı geç devirlerde “Sozopolis” olarak değiştirilmiştir.

 

Şehrin Roma İmparatorluğu için ne kadar önemli olduğu İmparator Augustus’un ölümünden önce yazdığı vasiyeti “Res geastae Divi Augusti”nin Yunanca metninin parçalarının bulunmasından anlaşılır. Vasiyetin Latince metni ise Pisidia Antiokheia‘da (Yalvaç) Propylon’da (Anıtsal Giriş) bulunmuştur. Bu da her iki şehrin önemini ortaya koymaktadır. Antik kentten fazla bir kalıntı yoktur.

 

SENİRKENT

 

Tymandos

 

Senirkent İlçesi Yassıören Kasabasında, kalıntıları günümüze kadar ulaşmayan antik kent hakkında yeterli bilgi yoktur. Kentin adı Ptolomaios’da Talbonda; ortaçağ kilise kayıtlarındaki Piskoposları gösteren listelerde Tymandos, Tymandros şeklinde geçmektedir. MS 451 yılında Khalkedon’da (Kadıköy) toplanan kilise kurultayındaki tutanakların Yunan dilinde olanı “Tymandosluların kentinden Longinos” adlı piskoposun sözünü ederken Latin dilinde olan tutanaklarda aynı kişiyi “Talbonda kentinden Longius” diye göstermektedir. Bundan da Talbonda ve Tymandos isimlerinin bir arada kullanıldıkları anlaşılmaktadır.

 

Yassıören’de bulunan postament, sütun, kapı biçimli ve alınlıklı mezar stelleri ile yine bu köy sınırları içinden çıkan ve Senirkent kütüphanesi bahçesinde duran iki adet palmetli, bir adet sphenksli Geç Arkaik Çağ (MÖ 540/530-480) mezar steli Isparta Müzesine nakledilmişlerdir. Son üç eser Pisidia bölgesinin ilimiz sınırlarında kalan kısmında çıkan Greko-Pers üslubundaki ilk örnekleri olup çok büyük öneme sahiptirler.

 

SÜTÇÜLER

 

Zorzila

 

Sütçüler-Kasımlar yolu üzerindedir. Dağ yamacında yeralan kalıntılar Roma dönemi olup, şehir hakkında fazla bilgi yoktur.

 

Kocaköy Asarı

 

Sütçüler İlçesi, Kesme Kasabası’nın 5 km güneyinde Asar Tepesi üzerine kurulmuş kentin kuzey ve batısı Köprüçay Vadisiyle sınırlanmıştır. Kent muhtemelen Hellenistik dönemde kurulmuş olmalıdır. Kentin çevresi kısmen ayakta duran bir surla çevrilidir. Kent içindeki en önemli mimari yapı tamamen yıkılmış durumda olan prostylos planlı tapınaktır. Örenyerinde ana kayaya oyulmuş dikdörtgen biçimli dört adet sarnıç ilginç birer mimarı gösterir.

 

Örenyerinin güneybatısında sur duvarının dışında düzlükte biri sağlama yakın, biri yıkık iki mezar anıtı vardır. Mezar anıtları Podiumlu (kaideli) olup üzerine ionik tapınak tarzında Lahit mezarlar oturtulmuştur.Kapak kısa yüzlerinde Meduza kabartması vardır. Şehrin ismi bilinmemektedir. Kalıntılardan anlaşıldığı kadarıyla küçük bir dağ kentidir.

 

Sülüklügöl Harabeleri

 

Yeşilyurt köyü, Sülüklü tepe mevkiinde iki tarafı surla kapatılmış küçük bir vadi içine oturtulmuş olan sahada birtakım bina kalıntıları ile kayaya oyulmuş triskelesli iki adet mezar kitabesi bulunur. Büyük bir kalıntı mevcut değildir.

 

Taşkapı Harabeleri

 

Sütçüler ilçe merkezindedir. Kuruluş tarihi hakkında bir bilgi yoktur.

 

GÖNEN

 

KONANA

 

Gönen İlçesinin doğusunda yeralan antik kentten, ilk olarak Ptolemaios’da söz edilir. Şehrin yeri 1879 yılında G. Hirschfeld tarafından tespit edilmiş, L. Robert’in İğdecik Köyü’nde bulduğu mil taşı ile kesinleşmiştir. Şehir MÖ I yüzyıldan itibaren sikke basmıştır. İmparatorluk sikkelerinin basımı İmparator Hadrianus (MS 117-138) ‘dan Gallienus (MS 260-268) dönemine kadar sürer. Arazide fazla bir kalıntı görülmez fakat bu ilçe sınırları içinden çıkan mimari parçalar ve bol miktardaki mezar stelleri Müze Müdürlüğüne nakledilmiştir.

 

ŞARK-İ KARAAĞAÇ

 

Anabura

 

Şarkikaraağaç İlçesi Salur Köyünün güneyinde, Belceğiz Köyünün batısında yeralan antik kentin adı Strabonda geçer. MÖ I. yüzyılın ilk çeyreği içinde Strabon’un Geographika isimli eserinde kent halkından Anabouralılar diye bahsedilir. Oysa Naturalis Historia (Doğa Tarihi) isimli yapıtını MS 75 yılları civarında yazan Plinius aynı yöreyi anlatırken sadece Neapolis (Şarkikaraağaç) kentinden söz eder. Buradan da anlaşılıyor ki, MS I. yüzyılda yeni kurulan Neapolis bölgedeki Anabura’nın adının sönükleşmesine, önemsiz bir kent durumuna düşmesine sebep olmuştur. Kent Roma İmparatorluk döneminde bölgede kurulan tetrapolisin bir üyesidir. J. R. Sterrett, Beyşehir Gölü’nün kuzeybatısında Enevre denilen yerde ortaya çıkan yazıtlarda “Anabura” ismini bularak kentin yerini kesinleştirmiştir. Şehir kuzeye alçalan bir yamaç üzerinde kurulmuştur. Kent üzerinde pek fazla kalıntı yoktur. Tiyatro ve tapınak kalıntısı ile konut temellerinin izleri görülür.


Neapolis

 

Şarkikaraağaç ilçe merkezi civarında olduğu bilinen antik kentten ilk olarak Plinius, “Naturalis Historia” adlı yapıtında bahseder. Plinius, antik kentin Galatia’da olduğundan söz eder. Ptolomaios ise, kenti Pisidia’nın Galatia’ya yakın kısmında olarak gösterir. Neapolis Beyşehir Gölü’nün kuzeyinde Antiokheia’dan (Yalvaç) Likaonya ve Pamphilya’ya giden Roma yolu üzerindedir. Neapolis’in Apollonia (Uluborlu) ile aynı tarihlerde Trakyalı kolonistler tarafından kolonize edildiği anlaşılmaktadır. MS III. yüzyıla ait bir yazıttan bölgede bir tetrapolisin olduğu bilinmektedir. Tetrapolisin üyelerinden Altada (yeri bilinmiyor), Anabura (Enevre) ve Neapolis (Şarkikaraağaç) bilinmekte; fakat, dördüncü kentin ismi bilinmemektedir. A. H. M. Jones, bu dörtlünün “Cillanian Ovası” tetrapolisi olabileceğine işaret etmektedir. Sözkonusu kentten yakın çevrede bir kalıntı gözükmemekle birlikte İlçe Halk Kütüphanesi’nin bahçesinden arsitrav blokları, sütunlar ve mezar stelleri Isparta Müzesi’ne nakledilmiştir.


Isparta Ören Yerleri etiketleri
Isparta Ören Yerleri ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000