Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

İçel
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

İçel şehri tanıtım portalı

İçel ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. İçel otelleri, İçel turizm aktiviteleri, İçel hakkında güncel haberler,İçel fotoğrafları, İçel yemekleri, İçel şehrindeki kültürel etkinlikleri ve İçel şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Çine İlçesi’ndeki Topçam Madran membaa suyunun dünyanın en güzel suyu seçildiğini
Rehberlik | Icel Rehberleri
Anamur 1822

Anamur, güneyinde Akdeniz'in mavi suları, yemyeşil bahçeleri, kuzeyinde palmiye ağaçları ve çam ormanlarıyla kaplı Toros dağlarının yer aldığı güzel bir coğrafyadadır. İkliminin elverişli olması nedeniyle özellikle muz üretimi ile ün kazanmıştır. Zengin folkloru, temiz denizi, ince kumlu plajlarıyla, deniz kaplumbağalarının barındığı uzun ıssız kıyı şeridi ve Anemurium antik ören yeri ile önemli bir turizm bölgesidir. Yaz gecelerinde yıldızların en güzel göründüğü yerdir.

 

 

Tarihi ve Kültürel Çevre

 

Tarihçe

Geçmişi Antik Çağlara uzanan Anamur ilçesinin antik adı Anemurium'dur. Günümüzde ilçe merkezinin 6 km güneybatısındaki kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Ancak çok daha önceki yüzyıllarda buranın, erken Akdeniz kolonizasyonuna ait bir ticaret iskelesi olduğu bilinmektedir. MÖ 1. yüzyılda Romalılar'ın Küçük Asya Eyaleti olan Kilikya bölgesi içinde kalan Anamur'da 4. yüzyıldan itibaren Bizans yönetimi başlamış ve bu dönemde kent yeniden inşa edilmiştir. Müslüman Araplar'ın yöreye gelmeleri 8. yüzyılda Abbasi Halifesi Mansur dönemine rastlamaktadır. Anamur, 11. ve 12. yüzyılda Selçuklular'ın daha sonra Karamanoğulları Beyliği'nin yönetimine girmiş, 1471 yılında da Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır

 

1867 de Konya Vilayetine bağlı İçel Sancağı'nın bir kazası olan Anamur, 1877'de İçel Sancağı Adana Vilayeti'ne bağlanınca, Adana Vilayeti İçel Sancağı'nın bir kazası durumuna gelmişti.

V Cuinet, 19. yüzyılda Anamur iskelesine gemilerin daha çok yaz aylarında uğradığını yazmaktadır. Limana ayda bir düzenli olarak yalnızca Compagnie Bells Şirketi'nin gemileri gelmekteydi. Osmanlı yelkenlileri, Anamur'un deniz trafiğinde ağırlıklı bir yere sahipti. V Cuinet, 1890'da Anamur'dan dış ülkelere gönderilen en önemli ürünlerin; kereste, buğday ve arpa olduğunu yaza. Buradan ihraç edilen kerestenin toplam değeri 350.000 frank idi. Ayrıca, Taşucu ve Kilindire'de olduğu gibi, İçel yöresinin ormanlarından elde edilen pelit ve meşe palamudu da, önemli ihraç ürünleriydi. 19. yüzyıl sonunda Anamur'un gümrük geliri, yılda 150.000-200.000 kuruş arasında değişmekteydi. Anamur, 1869 yılında ilçe olmuştur.

 

Eski Anamur (Anemurium)

Anamur ilçe merkezinin 6 km güneybatısındadır. Kentin ne zaman kurulduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı gibi, Roma İmparatorluk Çağı öncesine giden kalıntılara da bugüne kadar henüz rastlanmamıştır. Kentin adı sadece bir liman listesinde geçtiği için, MÖ 4. yüzyılda var olduğu bilinmektedir. Anemurium'un adının "rüzgarlı yer" anlamında kullanıldığı da antik kaynaklarca ifade edilir. 1. yüzyılda kentin çevresine ilk surların yapıldığı, bir süre Kommagene Kralı Antiochos'un (38-72) yönetimine bırakıldığı tarihi bilgiler arasındadır. Kıbrıs'a yakın olması nedeniyle, özellikle Romalılar zamanında bir ara istasyon konumunda olan Anemurium, aynı zamanda kara yoluyla Toroslar'daki en önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis ile bağlantılıydı. Böylece, bölgedeki doğal kaynakların ihraç edildiği önemli bir ticaret kenti olmuştu.

 

Anemurium, 260'da Sasaniler tarafından ele geçirilmiş 4. ve 5. yüzyıllarda Toroslar'dan gelen korsanlar tarafında sık sık tahrip edilmişti. 650 yılında Arap akınlarına uğrayan kent, bu tarihten sonra terk edilir. 12. ve 13. yüzyıllarda Anadolu Selçukluları'nın Mamure Kalesini ele geçirmelerinden sonra, bölge Türk egemenliğine girer. Anemurium kenti yukarı ve aşağı kent olmak üzere iki bölüme ayrılır. En göz alıcı yapıları; surlar, 3 adet hamam, tiyatro, odeon (konser salonu) ve palestra aşağı kenttedir. Liman Caddesi'nin her iki yanındaki kaldırımların belirli bölümlerinde yer yer zemin mozaikleri bulunmuş olup, bunların bir kısmı müzede sergilenmektedir. Kentin surları dışında kalan mezarlığı, Anadolu'nun en iyi korunmuş örneklerinden biridir. Tonozlu mezarların tek ve iki katlı örneklerinin bir kısmının duvarlarında freskler ve mozaikler bulunmaktadır. Kentin içme suyunu sağlayan su kemerleri dışında, Erken Hıristiyanlık dönemine ait kilise kalıntıları bulunmaktadır.

 

Hamam

Anemurium hamamı, Romalılar zamanında yapılmıştır. Zemini mozaiklerle kaplı, 2 katlı olan hamamın giriş kapısı önündeki yazıtta şöyle yazılıdır:"Hamama hoş geldiniz, iyi temizleniniz".

 

Odeon

Odeon, Anemurium harabeleri içerisinde, denizden 500 m. uzaklıkta sol tarafta bulunmaktadır. Roma tarzındaki oturma yerleri, yarım daire şeklinde taştan kademeli olarak yapılmıştır. Odeon'un orkestra yerinin tamamı mozaiklerle kaplıdır. Platformun her iki yanında "paradoi" veya "paradoks" denilen iki giriş kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar konser salonuna girişi sağladığı gibi sanatçıların da salona girişini sağlamaktaydı.

 

Mamure (Anamur) Kalesi

Silifke-Anamur karayolu üzerinde, Anamur'un 6 km güneydoğusunda deniz kenarında yer alan Mamure Kalesi'nin oturumu 23.500 metrekaredir.

3. yüzyıl veya 4. yüzyılda Romalılar tarafından yaptırılmış olan kale, sonraları Bizanslılar ve Haçlılar zamanında genişletilmiştir. Selçuklu Sultanı Aleaddin Keykubat tarafından 1221 yılında ele geçirildiği sırada yıkılan kalenin yerine bugünkü kale yapılmıştır. Daha sonra burası, Karamanoğulları ve Osmanlılara geçmiştir.

 

Bir kervansaray görünümünde olan Mamure Kalesi, en iyi korunmuş Anadolu kalelerinden biridir. Kuleleri, surları ve mazgalları halen ayaktadır. Kalenin beden duvarının üzerinde bulunan tek kitabede 1450 (Karamanoğlu İbrahim zamanı) tarihi yazılıdır. Şikari tarihine göre; "Anamur ve Taşeli'nin kafirler tarafından zapt ve harap edilmesi üzerine Karamanoğlu Mahmut Bey (1300-1308) 36.000 kişilik ordusuyla düşmanı bozguna uğratıp kaleyi ele geçirmiş, mamur edip, adını Mamuriye koymuştur." kaydı geçer. Bir hendekle çevrili bulunan 36 kuleli kale, üç avludan oluşmuştur. Batı avlusunda halen ibadete açık, onarım görmüş tek minareli tarihi bir cami bulunmaktadır. İki bölümden oluşan kalede,iç içe iki sur ve surlar üzerinde kaleyi bütünüyle dolaşan ve bir taraftan bir tarafa geçişi sağlayan burçlar arasında bir yol vardır. Bu yol üzerinde 35 normal, 4 büyük olmak üzere 39 kule bulunmaktadır.

 

Ak Cami

Karamanoğulları döneminde 1326'da yapılan cami, daha sonra yapılan yivli minaresi ile ilgi çekicidir. Karşısında Karamanoğulları'ndan kalma bir han ve bir köprü bulunmaktadır.

 

Ala Köprü

Dragon çayı üzerinde 1230 yılında Selçuklular tarafından yapılmıştır. Yapımı süren Anamur-Sinop Atatürk karayolu bu köprüden geçmektedir.

 

Köşebüklü Mağarası

Anamur'un 9 km kuzeybatısında, Ovabaşı köyünde bulunan bu mağara 500 metrekarelik alana oturmuştur. lçinde dikit ve sarkıtların yer aldığı bu mağaradaki tedavinin, astımlılara ve kısır kadınlara iyi geldiği yöre halkınca söylenmektedir.

 

Çukurpınar Mağarası (Düdeni)

Anamur'un kuzeyinde 46 km uzaklıkta 1880 m yüksekliktedir. Taşeli platosundaki Su gözü yakınında Çukurpınar yaylasındadır. 1990 yılında bulunan ve Türkiye'nin en büyük mağarası olduğu söylenen bu mağaranın tahmin edilenden de büyük olabileceği düşünülmektedir. Son araştırmalara göre924 metreye kadar inilmiştir Mağaracılar tarafından yapılan araştırmalar halen sürdürülmekte olup,şimdiki araştırmalara göre dünyanın ikinci büyük mağarası durumundadır.

 

Kaledıran Kalesi

Kentin 52 km batısında, Kaledıran köyü yakınındaki bu gözetleme kalesi ve köy kalıntıları Bizans döneminden kalmadır

 

Kalınviran Örenleri

llçe merkezinin 2 km yakınındaki eski Yunanlılar'dan kalma tapınaklar; Romalılar'dan kalma bazı mezarlar ve anıtlar; Bizanslılar dönemine ait olduğu sanılan kilise kalıntıları bulunmaktadır.

 

Deniz Feneri

1911 yılında Fransızlar tarafından yapılmıştır. Halen faal durumdadır.

 

Anamur Müzesi

Müzede etnoğrafık ve arkeolojik eserler bölümü, kütüphane, fotoğrafhane, laboratuar, konservasyon ve sanat galerisi gibi üniteler bulunmaktadır

Arkeolojik bölümde Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler sergilenmektedir Bozyazı'daki kazıda motifli altın diadem; Anamur Nekropolü'nde bulunan 36 parça ajurlu Bizans yapısı altın objeler, bronz Athena, kantar ağırlığı, müzenin önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Anamur kazılarında çıkartılan ve çoğu mitolojik sahneleri içeren bitki ve geometrik desenli insan fıgürlü mozaik örnekleri ile MÖ 6. yüzyıla ait ve Aydıncık'da bulunan kırmızı ve siyah figür tekniğinin en güzel uygulamaları olan Lekitoslar; Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait taş kitabe, mil taşları, taş ve pişmiş topraktan heykeller ve kabartmalar, Anamur kazılarında bulunan insan yüzlü kandil örnekleri, taşın bir dantel gibi işlendiği bitkisel süs ve hayvan figürlü taş işleme örnekleri, müzede sergilenmektedir Etnoğrafik bölümde geleneksel sanatların örnekleri, Yörük eşyaları ve "Post Yanışlı" kilim türleri, zengin bir koleksiyon oluşturmaktadır.