Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Hatay
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Hatay şehri tanıtım portalı

Hatay ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Hatay otelleri, Hatay turizm aktiviteleri, Hatay hakkında güncel haberler,Hatay fotoğrafları, Hatay yemekleri, Hatay şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Hatay şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Maraş dondurmasının keçi sütünden yapıldığını
Rehberlik | Hatay Rehberleri
 

Hatay Halk Ooyunları ve Halk Müziği

Hatay'ın halk oyunları “Halay Yöresine” girer. Halaylar davul,zurna eşliğinde oynanır. Konularını toplumsal, insansal üretim ilişkilerinden alır. İnsan-tabiat-hayvan ilişkileri, toplumsal ilişkiler (aşk, sevgi, yiğitlik, kavga, savaş, kıskançlık, kız kaçırma, kardeşlik, dini öğeler ...) ve ekonomik faaliyetler hep halk oyunlarının konusudur.


Halk oyunları halkın ortak duygu,düşünce ve yaşantılarını yansıtır. Sanat değeri üstün bir anlatım aracıdır. Destan (öykü), oyun, giysi, müzik, dans, iç içedir. Bu yüzden folklorun en geniş, en zengin, dalı halk oyunlarıdır. Yörede uzun yıllar sağlıklı bir araştırma yapılamamış ve Halkbilimin diğer öğeleri gibi Halk oyunlarımızın da bir çok özellikleri günümüze kadar ulaşamamıştır. Yapılan çalışmalar dar kapsamlı olmanın ötesine geçememiştir. Dönem dönem yapılan bu alışmalardan elde ettiğimiz bilgilere göre yörede 32 oyun tespit edilmiştir. Bu oyunların birçoğu halen oynanmaktadır. Ancak oyunlarla ilgili sağlıklı bilgiler derlenememektedir. Bunun nedeni yukarıda sözünü ettiğimiz gibi zamanında yeterli çalışmaların yapılamaması ve şu an yaşayan kaynakların yeterli bilgiye sahip olmamasıdır. Yaptığım çalışmalarda ortaya çıkan bir diğer konuda hemen hemen aynı ezgi ve adımlara sahip bazı oyunların ova ve dağ bölgesinde farklı isimlerle oynanmasıdır. Ritimde de bazı farklılıklar görülmektedir. Bunun da en büyük nedeninin iklim farklılığından ortaya çıkıyor olmasıdır. Ayrıca ilimiz Reyhanlı ilçesinde uzun yıllardır yaşayan çerkezlerin oynadığı oyunlar da bulunmaktadır. Ancak bu oyunlar Reyhanlı'nın dışında pek oynanmamaktadır. Bu oyunların isimleri;

 

1. Çeçen 2. Aspura 3. Kate 4. Viğ


Oyunların figürleri incelendiğinde üç ortak özellik belirlenmiştir. Bunlar yöre oyunlarının çoğunda görülmektedir.


1.Ayakların kuvvetlice yere vurulması

2.Omuzların titretilmesi.

3.Oyunlarda hayda ve zılgıtın fazla olması


Yörede tesbit edilen oyun isimleri ve kaynak kişilerin bazı oyunlar ile ilgili verdiği bilgiler aşağıdadır.

 

1-Arji (Çiftayak 2-Aşe 3-Bağdatın Hamamları 4-Cendermeli 5-Debil 6-Demirci 7-Garibin ayağı 8-Güzel han 9-Galata 10-Halebi 11-Hatay Şirvani 12-Hızemi 13-Hızmalı 14-Kaba 15-Kırıkhan 16-Kıramık dalları 17-Deli Arap18-Depki 19-Dokuz buçuk (Dokuz ayak) 20-Dönderin kızlar (Havuş) 21-Eli elime değdi 22-Garibin ayağı 23-Koyser 24-Küllük 25-Pamuk 26-Rişko 27-Serji 28-Suzani 29-Şamta 30-Valde 31-Yağlık kenarı 32-Zennube

 

HATAY HALK DANSLARI'NDA (HALK OYUNLARI) GİYİLEN GİYSİLER

 

İnsanoğlu varolduğundan beri giyim önemli bir yer oluşturmuştur. 20.yüzyılın başlarında el işlemeciliği, ipek dokumacılığı giysiyi etkilemiştir. Daha sonraki dönemde teknolojinin gelişmesine paralel olarak makine işlemeciliği ve pamuklu dokumalar yer almıştır. İpek dokumalar günümüzde de Samandağ ve Harbiye'de dokunup kullanılmaktadır. Giysi insanın örtünme, doğa şartlarından korunma, beğenilme, dini inanç ve güzel güne göre değişiklik gösterir.

 

KADIN VE ERKEK GİYSİLERİ

 

KADIN GİYSİLERİ


Başa Giyilenler


Fes: Keçeden dikilir. Bordo renktedir. Üzerine tülbent bağlanır.


Tarbuş: Siyah zemin üzerinde renkli desenleri olan bir eşarp türüdür. Fesin etrafına bağlanır. Tarbuşun ön kısmına kişinin zenginlik derecesine göre altın veya gümüş liralar ve sağ ve sol yanlarına yine altın veya gümüş zincire bağlı altın yada gümüş liralar dikilir. Tarbuşa Kefiyede denilmektedir.


Tülbent: Siyah yada beyaz renkte olup, fesin üzerine, saçları gizlemek için örtülür. Kenarları işlemelidir. İşlemeler muskalı, iğne yada boncuk oyalıdır. Kullanılırken fesin sadece ön kısmına açıkta bırakarak örtülür. Halk arasında yazma, yağlık, dolak gibi isimlerle de bilinir.

 

İçe Giyilenler


Elbise: Uzun kollu, boyun kısmından başlayıp diz altına kadar uzanan bir elbisedir. Kadife kumaştan dikilir. Etek uçları fırfırlıdır. Boyun kısmı ise yakalı ve etrafı fırfırlıdır. Entarinin ön ve yan kısmına beyazrenkte sırma ipliğinden değişik motifler işlenir. Entari, fistan adıyla bilinir.


Şalvar: Saten veya basma kumaştan dikilir. Renk ve deseni çeşitlidir. Beli ve ayak bileği lastikli olur.

 

Dışa Giyilenler


Cepken: Genel siyah kadifeden dikilir. Kol kısımları uzun ve boldur. Etek boyu belin bir karış altındadır. Ancak ova kesiminde bel hizasında olduğu görülmektedir. Yöresel motifler cepkenin kol üstlerine, göğüs kısmına, arka kısmına ve yaka üzerine beyaz yada sarı sırma ipliğinden işlenir.

 

Ayağa Giyilenler


Çorap: Yünden elde örülerek yapılır. Ham yün renginde veya kök boyalarla boyanmış çeşitli renk ve desenlerde işlemeler yapılabilir. Boyu diz altındadır.


Yemeni: Kırmızı yada siyah renkli deriden, altına kösele konularak yapılan bir ayakkabı çeşididir. Altı düz, bazen hafif ökçeli olabilir. Ucu hafifçe yukarı doğru olanları da bulunmaktadır.

 

Bele Bağlananlar


Bel Kuşağı: Otuz santim eninde, 150 santim boyunda bir tür renkli kumaştır.


Kemer : Gümüşten yapılır, 5 santim enindedir. Önünde kaş adı verilen bir toka bulunur. Genel olarak cepkenin önüne takılır.

 

Takılar
Boyuna beşi birlik ve gümüş kolyeler, başa altın ve gümüş penez, kola gümüş bilezik takılır.

 

Aksesuarlar


1- Tezzak : Tavuz kuşunun kanatlarını rengarenk boyayarak oluşturulur. Fesin her iki kısmına da takılır. Tezak da denir.
2- Saç bağı (Kaytan) : Siyah renkli yün ipliğinden örülen, saç örgüsü görünümündeki aksesuardır. Fesin arkasına dikilir.

 

Süsler


Sürme: Özellikle genç kızların gözleri için kullandıkları bir tür boyadır. Kalıcıdır. Göze bir çöp yardımıyla sürülür. Bu işleme göze sürme çekmek adı verilir.


Kına: Kına geceleri yada bayram gibi özel günlerde parmaklara ve avuç içine sürülen geleneksel bir boyadır. Sürüldüğü yerde uzun süre rengini korur. Kınanın avuca, parmaklara yada saça sürülmesine kına yakmak denir.

 

ERKEK GİYSİLERİ

 

Başa Giyilenler


Arakçın (Terlik) : Kelime anlamı teri emendir. Koni şeklinde bir şapkadır. Beyaz dokuma ipliğinden çok sıkı bir şekilde dokunur ve üzerinde yöresel motifler bulunur.


Arakçın Bağı (Poşi) : İpekten dokunmuş beyaz renkli bir poşidir. Kare görünümündedir ve kenar ipliğinden çok sıkı bir şekilde dokunur ve üzerinde yöresel motifler bulunur.

 

İçe Giyilenler


Gömlek: Beyaz patiskadan veya kül renginden pamuklu kumaştan dikilir. Yakasız veya hakim yakalıdır. Uzun kolludur. Kolları düğmeli olduğu gibi düğmesiz düzde olabilir.


Yelek: Gömleğin üstüne giyilir. Abanın kumaş ve motif özellikleri ile aynıdır. Kolsuz ve yakasızdır. Aba ile renkleri farklıdır.

 

Dışa Giyilenler


Aba

a) Kilim Aba: Geçmişi çok eski tarihlere dayanır. Sırma ipliğinin bulunmadığı dönemlerde kilim dokuma abalar giyilmiştir. Yaka kısmı hakim yaka olup yarım kolludur. Cepsiz bir nevi ceketi andırır.


b) Sırmalı Aba: Yün ipliği kullanılmaz. İpek ipliğinden dokunur. Rengi genellikle kırmızıdır. Sarı sim ipliği ile arka ve kol kısımları işlenir. Kol uzunluğu dirsek boyuna kadardır.

 

Şalvar: Siyah renkli kalın kumaştan dikilir. İki tarafta da cepleri vardır. Ceplerin üzerine ve ayakların yan taraflarına beyaz yada sarı ipliklerle çeşitli süslemeler yapılır. Bel ve kalça kısımları bol ve dökük olup, ayak bileğine doğru daralmaya başlar.

 

Ayağa Giyilenler


Çorap: Yünden elden örülerek yapılır. Ham yün renginde veya kök boyalarla boyanmış renk ve desenlerle işlemeler yapılabilir. Boyu diz altındadır.


Yemeni: Kırmızı yada siyah renkli deriden altına kösele konularak yapılan bir ayakkabıdır. Altı düz bazın hafif ökçeli olabilir ucu hafifçe yukarı doğru olanlarında bulunmaktadır.


Edik: Diz kapağının alt seviyesine kadar uzanan kırmızı renkte altı kösele yada lastikten yapılan çizme görünümündeki bir ayakkabı türüdür. Bağ, bahçe ve tarlada çalışma sırasında giyilir. Kış Mevsiminde daha çok kullanılmaktadır.

 

Bele Bağlananlar


Bel Kuşağı (Poşi) : Beyaz renkte olup, ipekten dokunur. Kare şeklinde kenarları püsküllüdür. Şalvarın üstünden bel kısmına bağlanıp, püskülleri aşağıya sarkıtılır.

 

HATAY HALK MÜZİĞİ ve HALK DANSLARI

 

Folklorun bir çok dalında olduğu gibi dans-ların müziği de oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Araştırmanın bu bölümün-de yöredeki müziklerin tamamını incelemek mümkün değildir.Yörenin geleneksel çalgıları davul, zurna ve argındur. Ama bugün halk çalgılarımızın bir çoğu Halk oyunları ekiplerine eşlik etmektedir. Aşağıda yörenin Halk oyunları ezgilerinden bazılarının notaları ve davul vuruşları notaları ile Argın hakkında bilgi yer almaktadır.

 

Zanbır'ın (Argın) Son Nefesçisi

 

Teknolojinin gelişmesiyle beraber müzik çalgılarında da değişiklikler, gelişmeler yaşandı. Enstrümanlarda yaşanan bu gelişmeler, tarihle özdeşleşen kültürümüzün üretmiş olduğu Argın (Arapça'da zanbır)ın da yok olmasını beraberinde getirmiştir. Bir türlü sahiplenemediğimiz kültürümüzün bu önemli parçası tarihe karışıyor.


Geçmişte mutluluğu sembolize eden, düğünlerde ve sıcak sohbetlerinde, vazgeçilmez bir yer edinen zanbır'ın son çalgıcısı Selim Aslanyürek. Evet, dünyada enstrümanı çalan tek insan olarak bilinen Selim Aslanyürek, tanınmış adıyla Selim Leri, takım elbisesi üzerinde yerleştirdiği Kore gazisi rozetiyle beraber dükkanında bizi karşıladı. Selim Leri saklı tuttuğu enstrümanlarını dolabından çıkararak bir sehpanın üzerine dizdi. Kemik ve kamıştan yapılmış enstrümanları dizerken, kemikten yaptığı zanbır'a verdiği önemi anlattı. Enstrüman yapabilmek için artık kemik bulamadığını ısrarla söylüyor. Sehpanın üzerine yerleştirdiği çalgılar içerisinde zamır, kaval ve zanbır'ı görüyoruz. Üç enstrümanı çok iyi çalabiliyor. Burun deliklerine yerleştirerek çaldığı kavalların uzun kavallara şekillendirdiği seslerini,zanbır'ın farklı ve mest eden havasıyla bütünleştirdiğinizde tarihin derinliklerinde buluverirsiniz kendinizi.


Kimi zamanlar davulcularla beraber geziyor. Ekonomik kaygı taşımadan ve çocukların karşı çıkmalarına rağmen Zanbır'ı yaşatmak için düğünlerde ve nişanlarda boy gösteriyor. Ve hiç durmaksızın saatlerce çalabiliyor. Zanbır'ını. Sabahlara kadar süren halayları ise hiç unutmuyor.

 

Rahmetli babasından öğrenmiş soluk almayı. “Babamda bu çalgıları kullanıyordu” dedi. Babasından kendisine kalmış bu tarihsel mirasın çocuklarıyla ilişkisini sordum. “Üzülerek söyleyeyim, çocuklarıma öğretmedim. Zira çok zor bir iştir bu. Çalmak, başlı başına bir sorun. Çok güçlü bir nefes gerekiyor ve bu nefes çocuklarımda yok” dedi. Öğrenci kabul edip edemeyeceğini sorduğumda ise, “Çok zor. Bugünün gençliği yeterli nefese sahip değil” derken, zanbır'ın son çalgıcısı olmanın üzüntüsünü saklamıyordu.


Evet, Selim Leri'nin ilerlemiş yaşıyla beraber zanbır da yaşlanmış. Son çalgıcısıyla beraber yok olmaya doğru gidiyor. Bir kuşakla beraber, bir kültür de yok olacak.


Pekala hiçbir şey yapılamaz mı? Elbette yapılacak şeyler vardır. Hem de hemen. Unutmayalım ki yarın çok geç olabilir.


Hatay Halk Oyunları Ve Halk Müziği etiketleri
Hatay Halk Oyunları Ve Halk Müziği ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000