Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Hatay
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Hatay şehri tanıtım portalı

Hatay ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Hatay otelleri, Hatay turizm aktiviteleri, Hatay hakkında güncel haberler,Hatay fotoğrafları, Hatay yemekleri, Hatay şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Hatay şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Karadeniz Ereğlisi’nin isminin,Heracleia (Herkül) dan geldiğini
Rehberlik | Hatay Rehberleri
 

Hatay Ören Yerleri

TEL ATÇANA


Antakya-Reyhanlı karayolunun 22. km'sinde yeralır. Atçana höyüğü üzerinde M.Ö. 19 ve 15. yüzyıllara ait Hititlere ait iki saray harabesi mevcuttur. Dünyada tek olması ve işlek bir karayolu üzerinde bulunması nedeniyle turistik önemi büyüktür. Atçana höyüğü antik “Alalah” şehrinin kalıntısıdır. İlk yerleşim M.Ö. 3400
yılında başlamıştır. Alalah, Mısırlılar,Asurlular, Babilliler ve Etilerin birbirleriyle yaptıkları savaşlarda geçit yolu üzerinde bulunmasından dolayı devamlı olarak istilalara maruz kalarak defalarça yıkılmış, el değiştirerek yeniden kurulmuştur. Yapılan kazılarda 17 yerleşim tabakası tespit edilmiş, 4. ve 7.tabakalarda büyük saraylara rastlanmıştır. En eski saray, 7.tabakada, Babil kralı Hammurabi ile Halep kralı Yarim-Lam tarafından M.Ö. 18. yüzyılda inşa edilmiş olanıdır. Burada bulunan çoğu eserlerHatay Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

 

İMMA (Yenişehir Gölü)

 

Antakya-Cilvegözü yolu üzerinde, Reyhanlı yakınlarında Roma ve Bizans dönemlerinde “İmma” adıyla anılan, Antakya'ya 40 km mesafede, Reyhanlı yakınında şimdi piknik yeri olarak kullanılan antik dönem yerleşim yeridir. Yeralı su seviyesinin yüksekliği sebebiyle oluşmuş bir göl bulunmaktadır. Göl kenarındaki gazinolarda dinlenebilir ve yemek yiyebilirsiniz. Özellikle öğleden sonraları, güneş çabucak dağların ardında kaybolduğundan, tatlı bir serinlik çöker. Bu dönem zarfında göl kenarında “haytalı” yiyerek serinleyebilir, “tuzda pişmiş tavuğun” tadına varabilirsiniz.

 

CHARONION BÜSTÜ (CEHENNEM KAYIKÇISI HERON)

 

Sen Piyer Kilisesi'nin 200 metre kuzeyinde, Antiochus IV Epiphanes (İ.Ö. 175 - 164) zamanından günümüze gelmiş yegane eser, bir kayaya oyulmuş Charonion'a (Yunan mitolojisinde Cehennem Kayıkçısı) ait dev büsttür. Hükümdarlığı sırasında kente yayılan veba salgınını durdurması için ilahlara yaranmak amacıyla yontulmaya başlanmış olan büst, salgının sönmesi sonucu tamamlanmadan yarım bırakılmıştır.

 

AÇANA (ALALAH) HİTİT SARA HARABESİ

 

Antakya Reyhanlı Karayolunun 22. km.sinde yolun sağında yer almaktadır. M.Ö.19 ve 15.yüzyıllara ait iki saray kalıntısı mevcuttur. Aççana Höyüğü antik “Alalah şehrinin kalıntısıdır. İlk iskân M.Ö. 3400 yılında başlamıştır. Mısırlılar, Mitaniler, Mezopatomya devletleri ve Etiler gibi kavimlerinin de yerleşim alanı olarak kullandığı 17 yerleşme tabakası mevcuttur. 4. 7. tabakalarında büyük saraylar vardır. En eski saray 7.tabakalarda Babil Kralı Hammurabi ile çağdaş Yamhat ve Hitit Prensi Yarım-Lim tarafından inşa ettirilmiş olanıdır. Bu saray M.Ö. 18.yüzyıla aittir.

M.Ö.15.yüzyıla ait 4.tabaka sarayı bu sarayın hemen bitişiğindedir. Kral Nigme-Pa’ya aittir.

Saraylar taş temeller üzerine kerpiçle inşa edilmiş olup daireler bir iç avlunun etrafında sıralanan mekânlar dizini halindedir. Geleneksel 2.bin Hitit mimarı örneklerindendir.

 

TELL TAİNAT

Yapılan kazılarda bir Hitit sarayı ile tapınağın ortaya çıkarıldığı Tainat’ta bulunan eserler bugün Hatay Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

KİLİSELER VE KABARTMALAR

 

HARON (CHARONION) CEHENNEM KAYIKÇISI KABARTMASI

 

St.Pierre Kilisesinin 200 m. kuzeyinde bulunan kabartmalar, kayalara oyulmuş dev bir büstle dikkat çeker. Büst başında örtü bulunan tamamlanmayan bir kadın portesini andırmaktadır. Kabartmalar I. yüzyılda Antiochus zamanında bir veba salgını sırasında yapılmıştır. Mitolojide Haron, ölülerin ruhunu para karşılığı, Styx Nehri’nden geçirerek yeraltı dünyasının kapılarına taşıyan kayıkçının adıdır.

 

TRAIANUS SU KEMERLERİ (KANDRA)

 

Harbiye Çağlayanlarından Antakya’ya su getirmek amacıyla Roma imparatoru Traianus tarafından yaptırılmıştır. 9 km uzunluğundaki kemerler bugün çok tahrip olmuş bir haldedir. Halk arasında Memekli Köprü olarak anılan su kemerlerinin az sayıdaki kalıntısı bile projenin mükemmeliyeti hakkında fikirler vermektedir.

 

DEMİR KAPI

 

Şehrin 5 giriş kapısından günümüze kadar bazı kayıplarıyla korunabilen tek yapıdır. Şehir suru, aquaduk, şehir kapısı ve bent özelliğini bir arada bulundurur. Roma dönemi imparatorlarından Justinianus döneminde inşa edilmiştir. Derin bir vadi içine yapılan bu kapı surları birbirine bağlayıcı özelliğiyle sel sularını kontrol amaçlı olarak tasarlanmıştır. 18m yüksekliğindedir.

 

SÜTUNLU LİMAN ve RAHİBE KAYA MEZARLARI

 

Arsuz’dan yaklaşık 10 km güneyde, Konacık köyü sahilinde Hellenistik döneminden kalma bir liman kentinin kalıntıları bulunmaktadır. Kaya mezarları Işıklı köyüne giden karayolu üzerindedir. Kazılarda çıkan lahitlerden bunların 5.yüzyıl Doğu Roma döneminden kaldığı tespit edilmiştir. Lahit üzerinde bulunan rahibe figürlerinden mezarların onlar için yapıldığı, lahitlerin yanındaki mozaik tabanının kiliseye ait olduğu ortaya çıkmıştır.

 

BELEN

 

Antakya İskenderun karayolu arasında Amanos Dağlarının tek geçit veren yeri Belen’dedir. Kanuni Sultan Süleyman 1548 yılında İran seferi dönüşünde buraya Han, hamam ve cami yaptırılması emrini vermiştir. Böylece bu bölge Doğu’ya giden ordular için bir derbent konumuna gelmiştir. Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1553 yılında Mimar Sinan ‘a yaptırılmıştır. Cami, han, hamam, medrese ve kalesi ile birlikte külliye özelliği taşımaktadır. Günümüzde kültür merkezi olarak kullanılmaktadır.

 

ERZİN DÖRTYOL ISSOS EPIPHANEA ŞEHRİ

 

Antik tiyatro, akuaduct, nymphaeum, kuzey-batı şehir surları ile çevrelenmiş kesim içinde olup, ören yerinin yaklaşık olarak merkezi kesimine inşa edilmiştir. Makedonya Kralı İskender M.Ö.333 yılında Toroslara kadar bütün Anadolu’ya sahip olmuştu. Torosları geçtikten sonra Kilikya’ya girdi. İssos Ovasında Pers imparatoru Darıus III ‘le karşılaştı. İki ordunun mücadelesi Pers ordusunun yenilmesiyle son buldu. Pers ordusunun büyük bir ordu, Makedonya ordusunun küçük bir ordu olması sebebiyle bu zafer büyük yankı uyandırmıştır. Bu nedenle tarihsel açıdan büyük önem taşımaktadır.

 

EL-MİNA ANTİK KENTİ

 

Samandağı’nda Asi nehri üzerine kurulmuş bir liman şehriydi. Tanrı Posideion’un kutsal kenti sayılırdı. Kazılar Bronz dönemden kalma bir yerleşim yerini ve Miken çömleklerini açığa çıkarmıştır. İ.Ö. VII. Yüzyılda kurulduğu sanılan antik kent Asi nehrinin getirdiği alüvyonlar altında kalmıştır. Bu nedenle günümüze ulaşabilen herhangi bir mimari kalıntı bulunamamıştır.

 

HIDIRBEY KÖY MEYDANI


Köy Meydanında, Özgür Deniz Emir tarafından gerçekleştirilen proje ve uygulamayla Samandağ Kaymakamlığı, Arkitera 2007 İşveren ödülünü almıştır. İşveren Ödülü 2007 Kamu Kategorisi’nde, dönemin birlik başkanı eski Samandağ Kaymakamı Sn. Selim ÇAPAR’IN önderliğindeki Hatay - Samandağ Köylere Hizmet Götürme Birliği, toplumsal kalkınmada inisiyatif aldığı, bir uzman olarak mimarı projeye dahil ettiği ve bir kalkınma projesi olan Hıdırbey Köy Meydanı Çevre Düzenlemesi’nin ortaya çıkmasını sağladığı için ödüle hak kazandı

 

İSKENDERUN’DA ZİYARET EDİLECEK YERLER

 

Akdeniz’in doğu ucunda ve aynı adla anılan körfezin doğusunda bulunan İskenderun; M.Ö 333 yılında Büyük İskender tarafından kurulmuştur. İlk adı “Alexandratta”olan şehir M.S. 638 yılında Arapların fethiyle beraber “İskenderun olarak anılmaya başlanmıştır.

 

M.S. 194 ‘te Roma imparatoru Septimus Severus’un Pescennius Niger’i mağlup etmesinden sonra İskenderun’un 8 km kuzeyinde Amanos Dağlarının deniz kıyısına ulaştığı yerde zafer anıtı olarak yaptırdığı takın temelleri bulunmaktadır. Bu tak halk arasında Yunus Sütunu olarak bilinmektedir. Buraya Yunus Sütunu denilmesinin sebebi de halk inanışına göre burası Yunus Peygamberin Yunus balığının karnından çıktığı yerdir. Antik kaynaklarda ise burası Kilikya kapısı olarak tanımlanmaktadır. Çevresinde görülebilen kalıntılar arasında; Su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlilerden kaldığı düşünülen kale kalıntıları mevcuttur.

Arsuz İskenderun’un 33 km güneyinde Arsuz Çayı ağzında bulunan bir tatil ve Turizm Köyüdür. Seleukos döneminde aynı yerde Rhosus antik kenti bulunuyordu. Civarında halen antik şehir kalıntılarına rastlamak mümkündür. Arsuz ‘un 10 km güneybatısında kalan Konacık Köyünde Sütunlu Liman olarak bilinen Roma döneme ait yerleşim yeri mevcuttur. Sütunlu liman yakınında Roma dönemine ait necropol alanı üzerine kurulmuş Bizans şapeli ziyaret edilebilecek yerler arasındadır.


Hatay Ören Yerleri etiketleri
Hatay Ören Yerleri ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000