Antakya'ya 30 km uzaklıkta bir köydür. Yaklaşık 50 metre genişliğinde ve oldukça uzun bir kumsalı vardır. Siyah kumlar deniz iniçinde de devam eder. Korunaksız olduğundan güney-batı rüzgarlarını fazlasıyla alır. Bu da denizin dalgalı olmasına sebebiyet verir. Çoğu kez sörf için elverişli hale gelir; ama sörf yapan kimse olmadığı için dalgalar boş yere sahili döver durur. Denizin içinde fazla açılmamak kaydıyla dalgalarla boğuşmak da insana ayrı bir keyif verir. Rüzgarın az ya da karadan estiği zamanlarda ise denizin tadına doyum olmaz. Tek sakıncalı yanı, rüzgarlı ve açık deniz olmasından ötürü, Arap ülkelerinden (özellikle Suriye ve Lübnan ki, bunu da çöplerin üzerinde yazan yazılardan anlıyoruz) Akdeniz'e bırakılan çöplerin sahile vurmasıdır. Poşet yığınları suyun içinde rüzgarla oradan oraya taşınır duru. Bazen denizde yüzerken bir anda kendinizi poşet yığınlarının arasında bulabilirsiniz. Ancak Arap ülkelerinin bu rezaleti son zamanlarda oldukça azalmıştır. Deniz, geçmiş yıllara nazaran daha temizdir. Sırtını yamaçlara dayamış olan köy, neredeyse öğle saatlerine kadar gölgedir. Güneş dağların arkasından yükseldiğinde ve tepeleri kaplayan bulutlar dağıldığında ortalığı kavurucu bir sıcak kaplar. Günübirlik gelenler, kahvelerde masa ve kabin kiralayıp konaklayabilirler. Pansiyonlar vardır. Buralarda odalar kiralayıp dilediğiniz kadar kalabilirsiniz. Kamping alanında çadır yeri kiralayıp çadırınızı da kurabilirsiniz.
SAMANDAĞ (DENİZ)
Antakya'ya yine 30 km mesafededir. Çevlik ile aynı sahil bandı üzerindedir.Aynı denizsel özellikleri taşır. Hızır Aleyhisselam'ın türbesi en çok ziyaret edilen yerdir.
ARSUZ ve GÜLCİHAN
Antakya'ya 90 km mesafede, İskenderun Arsuz sahil bandı üzerinde yer alır. Özellikle Gülcihan denizi taşlıktır. Arsuz köyü daha gelişmiştir. Otelleri, barları ve kafeleri ile daha modern bir tatil yöresidir.
