Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Denizli
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Denizli şehri tanıtım portalı

Denizli ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Denizli otelleri, Denizli turizm aktiviteleri, Denizli hakkında güncel haberler,Denizli fotoğrafları, Denizli yemekleri, Denizli şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Denizli şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Ordu Kurşunçal Şelalesi’nin yüksekliğinin 100 m ye ulaştığını
Rehberlik | Denizli Rehberleri
 

YÖRESEL TATLAR

Denizli'de geleneksel yemek türleri ve beslenme alışkanlıkları sürmektedir. Kedi börülcesi çorbası,Mercimek çorbası,Domates çorbası, kuru börülce çorbası, Tarhana çorbası, ovmaç çorbası gibi yöreye özgü çorba türleridir. Et yemeklerinin başlıcaları tas kapaması, kumbar dolması, sirkeli et, nohutlu et, Tandır,kol dolması, ciğer sarma, saçta işkembedir.


Denizli mutfağının temelini sebzeli yemekler oluşturur.Özellikle patlıcan yemek çeşitleri çoktur. Kuru patlıcan dolması, patlıcan gözlemesi gibi vb. Taratorlu börülce salatası, ebe gümeci salatası, filiz salatası Yöreye özgün salata türleridir.


Börek ve tatlı türlerinde Ege Bölgesi özellikleri görülür. Yufka, şipit, bazdırma evlerde yapılan ekmekledir. Yöredeki beslenme alışkanlıklarından biri de yatmadan önce yenen “yat geber ekmeği”dir. Kışın darı, kavurga, ceviz, kestane; yazın türlü meyveler, salatalık, kavun, karpuz yenir.

 

Kahvaltı Kültürü

 

Kahvaltı saati, iş ve okul saatine göre değişmektedir. Şehir merkezinde, evlerde kahvaltı;genelde hafta içi saat 07.00- 08.00 arasında yapılmaktadır. Esnaflar ise iş yerinde saat 08.00 den sonra kahvaltı etmektedir. Köylerde ise kahvaltı tarlaya gitmeden önce sabah 07.00 de, veya tarlada kuşluk vakti saat 10.00 - 10.30 da yapılmaktadır.

 

Kahvaltıyı, memurlar, emekliler, ev hanımları ve öğrenciler evlerde, tarlada çalışan işçiler ve köylülerde tarlada yapmaktadır.

 

Kahvaltı hazırlarken önce; Çay demlenir, yumurta haşlanır, soğanlı, sarımsaklı ve zeytinyağlı domates kavurması hazırlanır, patates kızartılır üzerine sarımsaklı, zeytinyağlı domates sosu dökülür. Tavada patates buğulama yapılır. Yağda; küçük taze patateslerden, kabuklu yıkanmış halde patates hoplatılır.Yanında közde ütülmüş kuru biberle yenir. Ateşte yaş biber ütülür. Haşlanmış yumurtalar doğranır, üzerine kuru soğan ve sıvı yağ, toz biber ekilerek yumurta salatası hazırlanır. Bunun dışımda cevizli bal hazırlanır.Taze kaymak konur. Kahvaltı hafta içi kısa tutulur. Hafta sonlan ise uzun zamana yayılır. Çalışanlardan evde kahvaltı yapamayanlar simit vb. gıdalarla kahvaltıyı iş yerinde geçiştirmektedir.

 

Kahvaltı genellikle her sabah yapılır.

Kahvaltıda içecek olarak çay, ıhlamur bulunur.

Fırın ekmeği, bunun yanında yufka da bulunduğu olur.

Beyaz peynir, tulum peyniri, çakmaklı peynir.

Salamura zeytin, sofralık siyah zeytin.

Süzme çam balı, petek bal; vişne, ayva ve çilek reçel

Kaymak, tuzsuz tereyağı, peynir, sucuk, yumurta.

Tarhana çorbası, şekerle tatlandırılmış sıcak taze süt içine doğranmış yufka, domates soslu patates kızartması, patates buğulama, yumurta salatası, patates hoplatması, domates kavurması, sucuklu yumurta, salçalı, tereyağlı yumurta kavurması, saç böreği, tereyağla yağlanmış sıcak yufka üzerine biber tuzu ve çökelek ekilmiş dürüm, yumurtaya bulanmış fırın ekmeği kızartması, sigara böreği, patates salatası, tereyağı ile kızartılmış tavuk filetosu, domatesli, acılı, sosis kavurması, vb.

 

Acıpayam çevresinde, sıcak yufka üzerine taze tereyağı sürülür, üzerine biber tuzu ve peynir ekilerek dürüm yapılır.

 

Acıpayam yöresinde: soğanlı, acı biberli yumurta salatası; haşlanmış yumurta yufka üzerine doğranır, üzerine kuru soğan ve kuru acı biber doğranır ve istenirse üzerine zeytinyağı dökülür. Acıpayam çevresinde; patates buğulama, patates ve soğanlar sobanın fırınına yoksa soba üzerine nemlendirilerek bakir kapakla kapanır. Piştikten sonra ütülmüş kuru acı biberle birlikte yufkayla dürüm yapılır. Domates kavurması; kabuğu soyulmuş domates, soğan, biber doğranır, içine zeytin yağı dökülerek kavrulur.

 

Fırından alınan sıcak ekmeğin içine tereyağı sürülerek kahvaltıda sunum yapılır. Bunun yanında tahinli pide yaptıranlarda vardır.

 

Çalışanlar, hafta sonlarında daha teferruatlı kahvaltı hazırlayarak sunum yapmaktadırlar.

 

Yaz sezonunda, kahvaltıda domates- salatalık, biber söğüşü daha yaygındır.

 

Günümüzde kahvaltılar evin mutfağında, yaz aylarında balkonlarda yapılmaktadır. Eski yıllarda oturma odasında kahvaltı yapılırdı. Daha önceleri sacda her sabah (lavaşa benzeyen) kalın yufka yapılırdı. Tarhana çorbası ve sıcak şekerli süt içine doğranmış yufka, (sütlü ekmek doğraması), sahanda tereyağlı yumurta, dığanda soğanlı, tereyağlı yumurta kavurması, önceden kavrulmuş ciğer kıymalı soğanlı yumurta kavurması, haşlanmış patates, soğan, salça, biber ve yağla yapılan patates kavurması.

 

Kahvaltıyı aile bireyleri günümüzde de topluca yapmaktadır. Bunun yanında kahvaltı yapamayan öğrenciler ve çalışanlar okulda ve işyerlerinde kuru gıdalarla (simit, pasta vb.) kahvaltıyı geçiştirmektedirler.

 

- Ailelerin bütçesine göre kahvaltı menüsündeki çeşitlilik değişmektedir.

- Kahvaltı sunumları, tek tek servis tabaklarına alınarak kahvaltı yapılmaktadır. Yörede kahvaltıların masada ve yer sofrasında yapılması ailelere göre değişiklik göstermektedir.

 

Acıpayam yöresinde, yat - geber ekmeği olarak tanınan gece kahvaltısı vardır. Yatmadan önce, zeytin, peynir, biber tuzu, patates buğulaması, tereyağlı yufka, sobada pişirilmiş deri peyniri vb. çayla birlikte yapılır.

 

Beş çayı, emekli kişilerin ve ev hanımlarının kendi aralarında yaptıkları çay-pasta ikramlarıdır.

 

İftar sofrasında, zeytin bulunur, bunun dışında yöresel çorbalar yer alır.

 

Kurban Bayramında, kurban kesen kişiler kahvaltıyı; kesilen hayvanın böbreği ile yapar. Bunun dışımdaki aile bireyleri kahvaltıyı evin erkekleri camiden geldikten sonra yaparlar. Ramazan Bayramında; Kahvaltı sofrasına lokma, bişi ve susamlı, haşhaşlı çöreklerde sunulur.

 

Kahvaltıda ana yemekler bulunmaz.

Akrabalar ve arkadaşlar arasında tatil günlerinde kahvaltı daveti yapılır.

Kahvaltı kültürü yemek kültürünün bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu nedenle Acıpayam yöresindeki yemekle ilgili şu sözler söylenmektedir.

 

Karnım aç olsa da, gözün tok olsun, Aç ayı oynamaz, Ekmeği yanında zeytin silkti, Gönülsüz yenen aş, ne karın ağrıtır ne de baş, Aç köpek fırın deler. Yengem beni yarım ekmek yoluna oynattı, Çingene kızına bılla etmişler, billa iki ekmek versene diye istenmiş. Her şey yakışığı ile tarhana aşı kaşığı ile yenilir, Kadın vardır baklava ununu taş eder; kadın vardır çerden çöpten aş eder. Ditdiri yavrum dittiri Arpa unundan katmeri olur dipdiri, Her öğün geçer, akşam öğünü geçmez. Bir yoğurum hamurun varsa ustasına yoğurt. Küçük Haranımın aşı ye kocabaşı ye (Fıkra). Ağrısız başım, gaygısız aşım, Acı acıyı, su sancıyı keser, Buğday olan yerde un olmaz, un olan yerde ekmek alınmaz. Arı bal alacağı çiçeği bilir; Elin ekmeği kanlıdır-kanlı; Silen yer, silemeyen yiyemez. Et ye su iç donsun, Yangın (tatlı) ye, su içme sinsin.

 

Denizli Kebabı

 

Denizli Kebabı yaşını doldurmamış erkek kuzulardan yapılır.

Hazırlık aşamasında öncelikle fırının tav olması gerekir bunun için sakız ağacının gövdesinden ve kollarından kesilen kütükler kullanılır. Kütükler bir artlık iki yanlık ve bir ortalık olarak dört kütüğün fırının sol köşesinde çam odunları ile tutuşturulur.

 

Fırın tavlanırken, bütün kuzu boydan ikiye ayrılır, ikiye ayrılan her boydan ön kol, kürek (kol üstü) kaburga (Eğeği), Fleto (Böbrek Yatağı) olmak üzere dört parça ayrılır. Arka but işlenmez bunu sebebi Denizli Kebabı’nın lezzetinin etin kendi sırtındaki yağ ile pişmesidir ki arka butlar daha az yağlı olduğu için işlenmez but eti lif lif ayrılır.

 

Sekiz parçaya ayrılan bütün kuzu paslanmaz demir şişler ile iki tarafından karşılamalı olarak şişlenir. ön kol, kürek (kol üstü) kaburga (Eğeği) parçalarının aralarına bütün kuzunun kuyruğundan parçalar konur, Fleto (Böbrek Yatağı) parçasına ayrıca kuyruk yağı konmaz sırtında bulunan kendi yağı yeterlidir.Bunu dışında hiçbir terbiye yada işleme yapılmaz.

 

Tav olan fırının sağ tarafına 50 cm çapında kalaylı ve elde dövme iki bakır tava yerleştirilir. İlk önce kürek (kol üstü) ardından Fleto (Böbrek Yatağı) daha sonra ön kol, en son olarak da kaburga (Eğeği) fırının sağ köşesinden başlayarak dizilir. Fırının sol tarafında yanan ateşle sağ tarafındaki parça etler arasındaki boşluğa çeneleri fırının iç duvarlarına değecek şekilde dizilmiş kuzu kelleleri dizilir. Bu şekilde Denizli Kebabı kendi kendine pişmeye bırakılır.

 

Fırının sağ tarafında bulunan iki bakır tavanın görevi pişen etlerin kendi yağlarının içine sızmasıdır. Bu sızan yağlarla Denizli Kebabı’nın vazgeçilmezi olan pide ekmeğinin yağlanmasında kullanılır.Denizli Kebabı’nın pişirme süresinin bir zamanı bir saati yoktur. Bütün maharet ustanın deneyimi ve göz kararıdır. Fırına dizilen etler sondan başa doğru kaburga (Eğeği), ön kol, Fleto (Böbrek Yatağı), kürek (kol üstü) aktarılarak pişirilir.

 

Pişen etler kilo ile çift kefeli oturak terazi ile tartılarak servis yapılır. Müşterinin isteğine göre kemikli yada kemiksiz, yağlı yada yağsız olarak servis edilir. Kesinlikle ÇATAL verilmez. El ile yenir. Bunun sebebi ise bu mesleğin en azından beş, altı nesilden beri yapılmaktadır ki ilk ustalar Denizli Kebabı’nı ilk olarak elle servis etmişler ve bu bir usul, adet halini almıştır. Bugünkü ustalar eski ustalarına saygı ve hürmetlerinden hala bu usule göre Denizli Kebabı’nı sunmaktadırlar.

Denizli Kebabı yanında domates ve kuru soğan verilir. Kebapta olduğu gibi domates ve soğan da elle yenir.

 

Kebap Kuyusu

 

Genellikle 1.5m. derinlikte, 85-90 cm. çapındadır. Eski kesme tuğlalardan, sarı toprak harcı ile düz (üst üste)kuyunun orta kısmına doğru içten-dışa bombe verilerek örülür. Baca yüksekliği ne kadar fazla olursa o kadar iyi olur.

Kuyunun üstünde kuzuları asmak için demir çubuklar bulunur. Her kuyu ortalama sekiz kuzu alır.Kuyu kapağı ağaçtan yapılmıştır ve sac ile kaplanmıştır. Kapak sıvanırken harç yapmak için kullanılan toprak kullanılır.

 

Kebabın Yapılışı

 

Kuyu kebabı yapmak için en önemli unsur kuzudur.

Koyun, keçi gibi küçükbaş hayvanlardan da kebap yapılsa da kuzu kadar lezzetli olmaz. Kuyuda yakıt olarak çıra kullanılır. Çıralı çam odunundan başka odunla veya diğer yakıtlarla kebap yapılamaz. Yapılsa bile çırayla yapılanın tadını vermez. Kuyunun dibi tamamen kapanacak şekilde çıra kütükleriyle doldurulur ve tutuşturulur. Ateş korlandıktan sonra kuyunun dibi kadar genişliği olan ve içine biraz su koyulan bakır tava yerleştirilir.

Boynundan kuyruk sokumuna kadar yarılan kuzu arka ayaklarından kancalara,kancalarla da kuyunun üzerindeki demir çubuklara takılır ve kuyuya sallandırılır. Kuyunun kapağı örtülerek çamurla sıvanır. Yaklaşık bir buçuk saat kuyu kapalı kalır.Bu sürenin sonunda kapak açılır ve 15-20 dakika havası alınır. Bu süre içersinde kuzunun yağı kuyu dibindeki tavaya akar, tavadaki yağ (kebap suyu)isteyenlere verilir, yemeklerde özellikle pilav yapımında kullanılır.

Kuzular kuyudan çıkartılır, soğan ve maydanoz ile yapılan piyazı ile birlikte ikram edilir. Kuyu kebabı elle yenilir.

Kuyuya girerken yaklaşık 12-13 kilo gelen kuzu kuyudan çıktığında altı-yedi kilo kadar gelir.


Yöresel Tatlar etiketleri
Yöresel Tatlar ile ilgili fotoğraflar
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000