Site Üyeliği      Yeni Üyelik   |   Şifremi Unuttum
Dil seçiniz
Dil seçenekleri ile ilgili çalışma devam etmektedir.

Antalya
Tanıtım Portalı

GÖNÜLLÜLERİMİZ

Gönüllülerimiz
Arasına katılın!
Siz de gönüllülerimizden biri olup, ülke tanıtımına katkıda bulunabilirsiniz.
YORUMLARINIZ

Kent Hakkında Yorumlarınızı Bizimle Paylaşın!
Yorumlarınızı sitemizden bizlerle paylaşabilirsiniz.
E-DAVETİYE

E-Davetiye
Gönderin!
Dünyanın her köşesine e-davetiye göndererek şehrinizi tanıtabilirsiniz.
Sitemizi Tavsiye Edin, Paylaşın

Antalya şehri tanıtım portalı

Antalya ile ilgili aradığınız bir çok bilgiyi bu tanıtım portalında bulabilirsiniz. Antalya otelleri, Antalya turizm aktiviteleri, Antalya hakkında güncel haberler,Antalya fotoğrafları, Antalya yemekleri, Antalya şehrindeki kültürel etkinlikleri ve Antalya şehrindeki ilçeler hakkında doğru bilgiye bu tanıtım portalından ulaşabilirsiniz.
 
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Giresun’da ki Gogora Kilisesinin müze,Katolik kilisesinin ise çocuk kütüphanesi olarak kullanıldığını
Rehberlik | Antalya Rehberleri
 

Şehir Hakkında Genel Bilgi

Bir kenti tanıtmaya onun tarihi özellikleri ile başlanabilir. Ya da coğrafi ve idari konumu ilk planda ele alınabilir. Fakat Antalya gibi çok yönlü özelliklere sahip bir kent için tanıtmaya nereden başlanması gerektiğine karar vermek her zaman kolay olmamaktadır. Antalya ve çevresinin, insanı en çok etkileyen özelliği olan doğası ile başlamak uygun olur.Çünkü Antalya ve çevresinin doğal güzellikleri herkesi büyülemektedir. Mavi ve yeşil ile bunların ara tonları egemendir doğaya. Bu renkler birbirleri ile o kadar güzel bir uyum gösterirler ki, azınlıkta kalan diğer renklerin varlığı bile algılanmayabilir.
Antalya kenti, Akdeniz kıyısında kendi adını taşıyan körfezde, denizden 39 m. yükseklikteki "Falez" adı verilen kayalıklar üzerine kuruludur. Deniz kıyısı ile yükseklikleri 3086 m.'ye kadar ulaşan Toros Dağları arasında farklı büyüklükteki ovalar, Antalya ve çevresinin ilk göze çarpan görüntüleridir. Kara ile deniz, kilometrelerce uzanan plajlarla, ya da sarp kayalıklarla birbirine kavuşur. Toros Dağları arasında kendine özgü, uçurumlar ve özellikle kıyıya yakın kesimlerde mağaralar ayrı bir özellik katar bu bölgeye.

Toroslar'ın güneyindeki kaynaklardan çıkan çok sayıda irili ufaklı akarsu, ovalara bereket akıtarak Akdeniz' e ulaşır. Tamamı berrak ve temiz olan bu sular, geçtikleri yerlerde ve denize dökülürken eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Antalya doğa bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kıyı şeridinde her türlü tropikal bitki görülebilir. Yer yer dev boyutlara ulaşan kaktüs türleri Antalya'ya ilk gelenlerin hemen dikkatini çeker. Kıyıdan uzaklaşılıp Toroslar'ın eteklerine gelindiğinde, Akdeniz ülkelerine özgü maki bitki örtüsü egemenliği görülür. Her tür meşe ve çam ağaçlarının oluşturduğu sağlıklı ve gür ormanlar makileri izler. Ova bölgelerinde, pamuk ve susam tarlaları, portakal, limon ve muz bahçeleri ayrı bir güzellik oluşturur. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi dört mevsim sadece takvimlerde geçerlidir Antalya'da. Çünkü kış mevsimi yaşanmaz burada. Öyle ki, 1985 Şubatında 60 yılda bir de olsa görülen kar ve dolu yağışı, haber niteliğinde bir olay olmuştur. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. Diğer aylarda yağışlı ve ılık bir iklim egemendir. Yıllık ortalama ısı 18,7 derecedir. Yılda ortalama 309,5 gün yağış olmaz. Isının sıfır derecenin altına düştüğü enderdir. Son 40 yıllık gözlemlere göre en yüksek ısı 44,6 derece olmuştur. Nisbi nem ortalaması % 64 olan Antalya'da deniz suyu ısısı ortalaması, ocak ayında 17,6 derece, nisanda 18,0 derece, ağustosta 27,7 derece ve ekimde 24,5 derecedir.

1980'lerde göç veren konumundayken, 1990'dan başlayarak kent göç almaya başlamış ve 1990-2000 döneminde kentin nüfusu yüzde 55, araç sayısı yüzde 300, bina sayısı ise yüzde 183 oranında artış göstermiştir. 2005 yılında açıklanan verilere göre nüfusu en fazla artan il olan Antalya'da 2 milyonu aşkın insan yaşamaktadır. Ancak, nüfusu artmasına rağmen, Antalya'nın hala Türkiye'ye verdiğini aynı ölçüde aldığı söylenemez. Bunun en önemli iki sebebi, vergi gelirlerinde ciddi bir kaybın olması ve kente ayrılan ödeneğin Antalya'ya tabelada yazılı olan nüfusa göre ödenek ayrılnasıdır.

Türkiye'nin turizm başkenti konumundaki Antalya'ya gelen turist sayısına baktığımızda 1990-2000 döneminde yüzde 400'lük artışlar yakalandığını görüyoruz. 1994-2004'ü kapsayan 10 yıllık süreçte de artışın yüzde 600'e ulaştığı görülüyor. 2004 yılında tam 6.5 milyon turisti ağırlayan kent, ülke ekonomisine 5.5 milyar dolar döviz girdisi sağladı.

Tarımdaki etkinlik yönünden de Antalya'nın dayanılmaz bir ağırlığı bulunmaktadır.İl nüfusunun yaklaşık %45'inin kırsal kesimde yaşadığı ve tarımsal üretimle uğraştığı Antalya'da tarımsal üretim; kalite, verim ve çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahiptir. İlin sahip olduğu ekolojik, topografik ve sosyal-ekonomik koşulların uygunluğu nedeniyle çok sayıda bitkisel ve hayvansal ürün yetiştirilmesine imkan tanıyan polikültür tarım yapılmaktadır. Toroslar'ın güneyindeki kaynaklardan çıkan çok sayıda irili ufaklı akarsu, ovalara bereket akıtarak Akdeniz' e ulaşır. rak ve temiz olan bu sular, geçtikleri yerlerde ve denize dökülürken eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Antalya doğa bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kıyı şeridinde her türlü tropikal bitki görülebilir. Yer yer dev boyutlara ulaşan kaktüs türleri Antalya'ya ilk gelenlerin hemen dikkatini çeker. Kıyıdan uzaklaşılıp Toroslar'ın eteklerine gelindiğinde, Akdeniz ülkelerine özgü maki bitki örtüsü egemenliği görülür. Her tür meşe ve çam ağaçlarının oluşturduğu sağlıklı ve gür ormanlar makileri izler. Ova bölgelerinde, pamuk ve susam tarlaları, portakal, limon ve muz bahçeleri ayrı bir güzellik oluşturur. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi dört mevsim sadece takvimlerde geçerlidir Antalya'da. Çünkü kış mevsimi yaşanmaz burada. Öyle ki, 1985 Şubatında 60 yılda bir de olsa görülen kar ve dolu yağışı, haber niteliğinde bir olay olmuştur. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. Diğer aylarda yağışlı ve ılık bir iklim egemendir. Yıllık ortalama ısı 18,7 derecedir. Yılda ortalama 309,5 gün yağış olmaz. Isının sıfır derecenin altına düştüğü enderdir. Son 40 yıllık gözlemlere göre en yüksek ısı 44,6 derece olmuştur. Nisbi nem ortalaması % 64 olan Antalya'da deniz suyu ısısı ortalaması, ocak ayında 17,6 derece, nisanda 18,0 derece, ağustosta 27,7 derece ve ekimde 24,5 derecedir.

1980'lerde göç veren konumundayken, 1990'dan başlayarak kent göç almaya başlamış ve 1990-2000 döneminde kentin nüfusu yüzde 55, araç sayısı yüzde 300, bina sayısı ise yüzde 183 oranında artış göstermiştir. 2005 yılında açıklanan verilere göre nüfusu en fazla artan il olan Antalya'da 2 milyonu aşkın insan yaşamaktadır. Ancak, nüfusu artmasına rağmen, Antalya'nın hala Türkiye'ye verdiğini aynı ölçüde aldığı söylenemez. Bunun en önemli iki sebebi, vergi gelirlerinde ciddi bir kaybın olması ve kente ayrılan ödeneğin Antalya'ya tabelada yazılı olan nüfusa göre ödenek ayrılnasıdır.

Türkiye'nin turizm başkenti konumundaki Antalya'ya gelen turist sayısına baktığımızda 1990-2000 döneminde yüzde 400'lük artışlar yakalandığını görüyoruz. 1994-2004'ü kapsayan 10 yıllık süreçte de artışın yüzde 600'e ulaştığı görülüyor. 2004 yılında tam 6.5 milyon turisti ağırlayan kent, ülke ekonomisine 5.5 milyar dolar döviz girdisi sağladı.

Tarımdaki etkinlik yönünden de Antalya'nın dayanılmaz bir ağırlığı bulunmaktadır.İl nüfusunun yaklaşık %45'inin kırsal kesimde yaşadığı ve tarımsal üretimle uğraştığı Antalya'da tarımsal üretim; kalite, verim ve çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahiptir. İlin sahip olduğu ekolojik, topografik ve sosyal-ekonomik koşulların uygunluğu nedeniyle çok sayıda bitkisel ve hayvansal ürün yetiştirilmesine imkan tanıyan polikültür tarım yapılmaktadır.

Bir kenti tanıtmaya onun tarihi özellikleri ile başlanabilir. Ya da coğrafi ve idari konumu ilk planda ele alınabilir. Fakat Antalya gibi çok yönlü özelliklere sahip bir kent için tanıtmaya nereden başlanması gerektiğine karar vermek her zaman kolay olmamaktadır. Antalya ve çevresinin, insanı en çok etkileyen özelliği olan doğası ile başlamak uygun olur.Çünkü Antalya ve çevresinin doğal güzellikleri herkesi büyülemektedir. Mavi ve yeşil ile bunların ara tonları egemendir doğaya. Bu renkler birbirleri ile o kadar güzel bir uyum gösterirler ki, azınlıkta kalan diğer renklerin varlığı bile algılanmayabilir.

Antalya kenti, Akdeniz kıyısında kendi adını taşıyan körfezde, denizden 39 m. yükseklikteki "Falez" adı verilen kayalıklar üzerine kuruludur. Deniz kıyısı ile yükseklikleri 3086 m.'ye kadar ulaşan Toros Dağları arasında farklı büyüklükteki ovalar, Antalya ve çevresinin ilk göze çarpan görüntüleridir. Kara ile deniz, kilometrelerce uzanan plajlarla, ya da sarp kayalıklarla birbirine kavuşur. Toros Dağları arasında kendine özgü, uçurumlar ve özellikle kıyıya yakın kesimlerde mağaralar ayrı bir özellik katar bu bölgeye.

Toroslar'ın güneyindeki kaynaklardan çıkan çok sayıda irili ufaklı akarsu, ovalara bereket akıtarak Akdeniz' e ulaşır. Tamamı berrak ve temiz olan bu sular, geçtikleri yerlerde ve denize dökülürken eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Antalya doğa bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kıyı şeridinde her türlü tropikal bitki görülebilir. Yer yer dev boyutlara ulaşan kaktüs türleri Antalya'ya ilk gelenlerin hemen dikkatini çeker. Kıyıdan uzaklaşılıp Toroslar'ın eteklerine gelindiğinde, Akdeniz ülkelerine özgü maki bitki örtüsü egemenliği görülür. Her tür meşe ve çam ağaçlarının oluşturduğu sağlıklı ve gür ormanlar makileri izler. Ova bölgelerinde, pamuk ve susam tarlaları, portakal, limon ve muz bahçeleri ayrı bir güzellik oluşturur. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi dört mevsim sadece takvimlerde geçerlidir Antalya'da. Çünkü kış mevsimi yaşanmaz burada. Öyle ki, 1985 Şubatında 60 yılda bir de olsa görülen kar ve dolu yağışı, haber niteliğinde bir olay olmuştur. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. Diğer aylarda yağışlı ve ılık bir iklim egemendir. Yıllık ortalama ısı 18,7 derecedir. Yılda ortalama 309,5 gün yağış olmaz. Isının sıfır derecenin altına düştüğü enderdir. Son 40 yıllık gözlemlere göre en yüksek ısı 44,6 derece olmuştur. Nisbi nem ortalaması % 64 olan Antalya'da deniz suyu ısısı ortalaması, ocak ayında 17,6 derece, nisanda 18,0 derece, ağustosta 27,7 derece ve ekimde 24,5 derecedir.

1980'lerde göç veren konumundayken, 1990'dan başlayarak kent göç almaya başlamış ve 1990-2000 döneminde kentin nüfusu yüzde 55, araç sayısı yüzde 300, bina sayısı ise yüzde 183 oranında artış göstermiştir. 2005 yılında açıklanan verilere göre nüfusu en fazla artan il olan Antalya'da 2 milyonu aşkın insan yaşamaktadır. Ancak, nüfusu artmasına rağmen, Antalya'nın hala Türkiye'ye verdiğini aynı ölçüde aldığı söylenemez. Bunun en önemli iki sebebi, vergi gelirlerinde ciddi bir kaybın olması ve kente ayrılan ödeneğin Antalya'ya tabelada yazılı olan nüfusa göre ödenek ayrılnasıdır.

Türkiye'nin turizm başkenti konumundaki Antalya'ya gelen turist sayısına baktığımızda 1990-2000 döneminde yüzde 400'lük artışlar yakalandığını görüyoruz. 1994-2004'ü kapsayan 10 yıllık süreçte de artışın yüzde 600'e ulaştığı görülüyor. 2004 yılında tam 6.5 milyon turisti
ağırlayan kent, ülke ekonomisine 5.5 milyar dolar döviz girdisi sağladı.

Tarımdaki etkinlik yönünden de Antalya'nın dayanılmaz bir ağırlığı bulunmaktadır.İl nüfusunun yaklaşık %45'inin kırsal kesimde yaşadığı ve tarımsal üretimle uğraştığı Antalya'da tarımsal üretim; kalite, verim ve çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahiptir. İlin sahip olduğu ekolojik, topografik ve sosyal-ekonomik koşulların uygunluğu nedeniyle çok sayıda bitkisel ve hayvansal ürün yetiştirilmesine imkan tanıyan polikültür tarım yapılmaktadır.


Şehir Hakkında Genel Bilgi etiketleri
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Lütfen bekleyiniz...
Yorum yapmak için üye olmalısınız veya üst bardan üye girişi yapmalısınız.
Yorumunuz
olarak oturum açmışsınız. Çıkış?

1000